Adana’dan çıkmış koca bir yürek O. Zaten hep sevmişimdir yaptığı müziğin türünü, sesinin rengini, şarkılarını. Anadolu Rock Müziğinin en verimli üreticisi ve gelecek nesillere taşıyıcısı O. Moğollar, 3 Hürel, Barış Manço, Erkin Koray, Selda Bağcan, Zülfü Livaneli, Cem Karaca’nın başlattığı Anadolu Rock Müziği mirasının, en sebatkar ve üretken sanatçılarından biri…
Haluk Levent…
İşin müzik üretimi ve sahnesinde hep vardı… Hele bestelediği ve söylediği şarkılar beyinlere kazındı.
Basit örnek Elfida…
‘Elfida’ adlı şarkısı bile, bir sosyal sorumluluk projesinden doğdu. Haluk Levent’in ‘Elfida’ adlı şarkısının; küçücük bir kızın hayatını kurtarma çabası ve O’nun ölümünden sonra yaşadığı duygulardan dolayı doğduğunu bilen, kaçınız var acaba? Haluk Levent'in bu şarkıyı yazma ve besteleme hikayesi çok özel ve anlamlı.
Bütün mal varlığını kaybetmiş ve iflas etmiş olmasına rağmen; kanser hastası 16 çocuğun bakımını üstlenen ve Türkan Saylan’ı kendine örnek alan Haluk Levent, bu çocuklar arasında bulunan 9 yaşındaki Elazığlı Beyza Nur’un (Elfida'nın) vefatıyla çok yıkıldı. Beyza Nur’u yaşatmak için çok mücadele verdi, ama olmadı. Doktoru Küçük Beyza Nur için, ‘artık kızımızı gözden çıkarmamız lazım' demişti… Küçük Beyza Kansere yenildi. Haluk Levent bu acı kayıptan sonra, ‘Elfida’yı Beyza Nur için yazdı ve besteledi. Elfida'nın anlamı ‘gözden çıkartılan kadın’ demek. Ve şarkının adına, Beyza Nur’u betimlediği için ‘Elfida’ dedi.
“Elfida
Bir belalı başımsın
Elfida
Beni fark etme sakın
Omzumda iz bırakma
Yüküm dünyaya yakın
Elfida
Hep aklımda kalacaksın”
***
“Omzumda iz bırakma, yüküm dünyaya yakın.”
Kaybetmenin verdiği acının tasviri, bu cümleyle ancak bu kadar güzel yapılabilirdi.
Haluk Levent’in Elfida Şarkısı. Hem dinleyin hem okuyun. Ne demek istediğimi daha iyi anlayacaksınız. https://www.youtube.com/watch?v=7NMcTtJxc3M
Haluk Levent yazdığı şarkıyı Elfida'ya (Beyza Nur’a) dinletmeyi çok istedi. Ancak o da olmadı. Haluk Levent Beyzanur'u kaybettikten sonra ailesine, ‘sizlerden bir kız çocuğu bekliyorum’ dedi. Aile Beyza’nın ölümünden sonra doğan kızlarına ‘Elfida’ adını koydular.
İflas etmiş, sıfırı tüketmiş olmasına rağmen Haluk Levent; sosyal sorumluluk projelerine, iyilik ve yardım çalışmalarına hiç ara vermedi. Dişinden, tırnağından kesti; yaralara merhem oldu, yardım çalışmalarına devam etti.
Hani derler ya hep; “Adam gibi adam…”
16 Kanser hastası çocuğun hayata tutunması için verdiği mücadele ve benzer iyilik hareketi örnekleri nedeniyle Haluk Levent’e ‘Adam gibi, adam’ betimlemesi yapıyorum. Zira bu adam Türkiye’de o kadar güzel işler yapıyor ki; Magazin basını cıbıldak cıbıldak sanatçı avına, frikik yakalamanın peşine düşüyor da, yüreği pırıl pırıl bu güzel insanın, koca bir AHBAP ordusu ile yaptıklarının peşine her nedense düşmüyor. Yazmıyor, çizmiyor, her akşam televizyonlara çıkartıp anlattırtmıyor. Zira bu tarafta reyting yok, öteki tarafta var.
Ben O’na bir de ‘Zamane Derviş’i diyorum…
Kendi zamanında; Mevlânâ Celaleddîn Rumî, Yunus Emre, Şeyh Edebali, Geyikli Baba, Abdal Musa, Abdal Murad ve Emir Sultan neyse, nasıl bir lokomotiflerse… Bu zamanın Dervişi de, Haluk Levent bana göre…
Çok mu abarttım… Çok mu yüksekten uçtum? Şimdi bir çoğunuz, “Hadi canım sende… Dervişlik kim? Haluk Levent Kim?” diyeceksiniz…
Esvaplarına bakmayın dostlar. Yıl 2018.
Haluk Levent’in 2018 yılında; çuvaldan, şile bezinden, yamalı kumaşlardan yapılmış derviş entarileri ve sarığı ile sokaklar da gezmesini beklemiyorsunuz herhalde.
Yaptığı işlere bakın, yaptığı işlere.
Bırakın O,
O’na çok yakışan kot pantolonu ve tişörtü ile gezsin. Ambalaja değil, içindekine bakın…
***
Cumhurbaşkanlığı sistemi, 2017 anayasa referandumu süreci.
Bir kesim ‘evet, diğer kesim ‘hayır’ diyecekti. Fakat, ‘Hayır’ diyen insanlar, tereddütsüz ‘Vatan Haini’ sayılıyordu. Hatta devlet memurları cümle içinde ‘hayır’ kelimesini bile kullanmaya kokuyorlardı. ‘Hayırseverler’in ismi bile ‘iyilikseverler’ olarak anılır olmuştu. Bir korku ve baskı toplumu oluşmuştu. Sosyal Medyayı çok aktif ve profesyonel bir şekilde kullanan Zamane Dervişi Haluk Levent espri olarak çıktı dedi ki; “ “Hayır seçeneğini niye koyuyorsunuz? İnsanları neden vatan haini yapıyorsunuz? Sadece ‘evet’ deyin ve herkes gidip oyunu versin.”
Hakkında denildi ki; “Siz PKK ile FETÖ ile aynı çizgidesiniz. Onlar ‘Hayır’ diyor, siz de ‘Hayır’ diyorsunuz.”
Ve vatan haini yaftası yapıştırıldı bizim zamane Dervişi’ne…
Koltuklarını kaptırmamak için makam odalarına Recep Tayyip Erdoğan posteri ve Türk Bayrağı asan ‘Fetöcü’’ Müdür ve memurlar koltuklarında çakılırken, Dedelerini ve amcalarını şehit vermiş Haluk Levent sırf ‘hayır’ diyor diye Vatan haini ilan edildi.
Çok içerliyordu Zamane Dervişi bu duruma.
Ve İzmir Marşı çıktı ortaya… İzmir Marşı’nın Söz yazarı yok. Çünkü anonim. Yazarın ismi bilinmiyor. İmece usulü yazıldı. 1876 ile 1950 arasında yaşamış İzzeddin Hümayi Bey’in bestesi olan İzmir Marşı’nı teknolojinin son enstrümanları ile yeniden yorumladı Haluk Levent.
Haluk Levent İzmir Marşı’nı ilk defa 17 Mart 2017 akşamı Kurtuluş Savaşı’nda cephede yer alan dedesine ve kardeşlerine ithaf ederek yayınladıktan sonra, Türkiye sanki başka bir zaman dilimine geçti. Kızılca kıyamet koptu. Herkesin telefonunda, arabasında, evinde, işinde, cafelerde, sokaklarda çalınmaya başlandı. Her toplantıda, her buluşmada yeniden, yeniden söylendi.
Haluk Levent’in ağzından İzmir Marşı: https://www.youtube.com/watch?v=7jxuiDKBxg4
İzmir Marşını 29 Ekim 2016’da birde Volkan Konak binlerce kişinin katıldığı konserinde okudu. https://www.youtube.com/watch?v=XKdgastMC9M
Volkan Konak ve Haluk Levent’ten sonra bir çok sanatçı aynı girişimde bulundu, ancak hiç biri bu iki toplum bilincine sahip ve vatansever sanatçı kadar sevilmedi, dinlenmedi, söylenmedi. Zira düşündüğünüz ile yaşadığınız aynı değilse, toplumda, hayranlarınızda sizi kusar. Kabullenmez. Dinlemez, değer vermez. Hem Volkan Konak, hem Haluk Levent’in vatanperverliği ne tartışılır, ne de dedikodusu yapılır. Çünkü Onların söyledikleri, yaptıkları aynı. ‘reklam Kokan Hareketler’e tevessül etmeyecek kadar adam gibi adam, iki yüz akı sanatçı.
***
Peki… AHBAP’ı duydunuz mu? Bildiniz mi? Bir yerlerde rastladınız mı, AHBAP’ın yaptıklarına…
Aranızdaki 100 kişiden belki 50’si biliyor, 50’si bilmiyordur. Amacım 100 kişinin, 100’ünün bilmesini sağlamak. Bu ‘iyi İş’e destek olmak.
Geçtiğimiz referandumda Yağmur Araz adlı takipçisinin oy pusulasının yanına "Haluk Levent parti kursun, oy verelim" yazması, bu iyilik hareketini hızlandırdı aslında.
AHBAP çok kısa anlatımıyla ‘Dev bir iyilik hareketi.’ Cesur ve koca yürekli bir iyilik yumağının, yuvarlandıkça büyüyen iyilik, yardım hareketi
Her şey, ‘Zamane Derviş’i Haluk Levent’e Geçtiğimiz referandumda bir takipçisinin oy pusulasının yanına "Haluk Levent parti kursun, oy verelim" yazması ile başladı. Ve ortaya AHBAP (Anadolu Halk ve Barış Platformu) çıktı. Şu an neredeyse 81 ilde aktif olarak çalışmalarını yürüten bir sivil toplum kuruluşu. Öyle güzel, öyle anlamlı, öyle iyi, öyle insanın yüreğine dokunan güzel şeyler yapıyorlar ki... İnsan okudukça, gözlemledikçe, öğrendikçe hayretlere düşüyor.
Ahbap Web sitesinde kendi hareketini şöyle anlatıyor. “Ahbap, Anadolu kültür hazinesinin birleştirici ve dönüştürücü birikimini, çağdaş bilgi ve teknolojinin olanaklarıyla geliştirerek geleceğe taşımak üzerine kurulu, dayanışmaya, paylaşıma ve sevgi üzerinden aidiyete dayalı değer sistemleri ile çalışan, bir işbirliği hareketidir.
Her birey, bedeli toplum tarafından ödenmekte olan sosyal, kültürel, hayati ihtiyaçlardan eşit olarak faydalanmalıdır. Ahbap, bu ihtiyaçlara acil erişim zaruretinde olan kişiler için, toplumsal dinamikleri ve dayanışma değerlerini harekete geçirerek, kısa/orta/uzun vadeli çalışmalar yapmaktadır.
Sürdürülebilir Dayanışma:
Ahbap yaşam hakkı tanımı çerçevesinde, sürdürülebilir dayanışma modelleri üzerinde çalışma grupları kurup, projeler geliştirecektir.”
“Ne Güzel Adamasın Sen be Haluk Levent”
Bu cümleyi herkese demem. Ama hak edenden de esirgemem.
Eğer şöhret olmuş bir sanatçı kendinden başka hayatlara da dokunuyorsa, o her türlü övgüyü hak eder.
Haluk Levent bu yazıyı ve bu övgüleri niye hak etti?
Çünkü kazanıyor, paylaşıyor, endişeleniyor, tasalanıyor ve kendi sektörünün gücü ile yardıma ihtiyacı olan insanlara el veriyor, destek oluyor.
Pek, Haluk Levent Lokomotifliğindeki AHBAP kimlere nasl el verdi?
Bir bakalım…
AHBAP
58 şehirde, 6 bin Ahbap gönüllüsüyle;
- 36 kez sokak Ahbaplarının yardımına koştu
- 101 öğrenciye burs verdi
- 41 Medikal araç temin etti ve teslim etti
- 976 aileye ahbap oldu, evlerinin her türlü ihtiyaçlarını giderdi
- 89 kez Kan ve Kök Hücre Kampanyası düzenledi
- 119 Eğitim faaliyeti gerçekleştirdi
- Ayvalık ve Tire ormanları için Binlerce Fidan Dikti
- Anaokulu açtı
- İlaç tedarik etti
- 100 binin üzerinde kayıtlı gönüllü üye ve sponsor edindi
- Tüm Şehirlerde kurulan Ahbap gönüllüleri ordusu ile, ihtiyacı olan her bireyin yardımına koşuyorlar. Karınca kararınca destek oluyorlar.
Haaa diyeceksiniz ki bu işleri Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlükleri, Belediyeler zaten yapıyor.
Doğrudur. Yapıyorlar. Ancak Onların bu işlere ayırdıkları belirli bir bütçeleri var.
Ahbap Öylemi…
Ahbap bir gönüllüler ordusu. Hiçbir kazançları olmamasına rağmen kapı kapı gezip ihtiyaçlılara el veriyorlar.
Ve tüm destekleri gerçekleştirebilmek için
- Kapı kapı gezip hayırsever veya sponsor buluyorlar
- Kapı kapı gezip ayni yardım topluyorlar
- Be Kapı Kapı gezip buldukları veya topladıkları bu yardımları ihtiyaç sahibi insanlara teslim ediyorlar.
Tüm bunları yaparken ne tek kuruş kazançları ne de menfaatleri oluyor. Aksine yol masraflarını dahi kendi ceplerinden ödüyorlar.
Eee peki hal böyle olunca, bu gönüllü iyilik hareketine destek olunmaz mı? El verilmez mi?
‘Bana Dokunmayan yılan bin yaşasın’ demeyin dostlar. Hastalıkta, çaresizlikte, muhtaçlıkta bir gün herkesin, hatta sizin bile başınıza gelebilir. Bugün sizin el verdiğiniz bir insanın sevabı, yarın sizin muhtaçlığınız için devereye girebilir.
‘Düşmez, kalkmaz bir Allah…’
Gerisi amelleri ile yaşam sürecek. Allah’ın rızası kazanmış bir Kulun ise sırtı yere gelmez. Bu görüşü sık sık hatırlamakta fayda var.
Ben bu gönüllü iyilik hareketine güvendim. Sizi bilmem.
Hadi ver Elini Ahbap….
Ahbap gönüllüsü gençlerin kısa sürede yarattığı değişime sizler de ortak olabilir, düzenli ya da tek seferlik bağışlarınızla gençlerin bu yoldaki azimlerine destek olabilirsiniz. Ahbap yardımlarını, projelerini sürdürülebilir kılmak için AHBAP Derneği’ne ait hesap numaralarımız:
Türkiye İş Bankası
Hesap Adı: AHBAP Derneği
TL Hesabı: 1021-1380059 IBANN: TR120006400000110211380059
USD Hesabı: 1021-2150262 IBANN: TR320006400000210212150262
EUR Hesabı: 1021-2150277 IBANN: TR120006400000210212150277
Artık bu linki tıklayarak “DERNX aracılığıyla” Ahbap Dernek Hesabına kredi kartınızdan da bağışta bulunabilirsiniz.








