İstanbul seçim sonuçları hayırlı, uğurlu olsun Türkiye’m... İstanbul ‘İmamoğlu’ dedi.
Bu analizi sosyal medya hesaplarımda yapmıştım. Fazla müdahale etmeden, biraz daha genişletip, köşe yazısına dönüştüreyim dedim.
Tanıyan, bilen bilir. İşimi yaparken siyasimi görüşümü kesinlikle; yansıtmam, objektif kalır, yazar ve konuşurum. İktidar ve muhalefete adalet terazisi içinde yaklaşırım.
Ve her defasında da yenilerim. Bu ülkenin iktidarını da, muhalefetini de başarılı, ‘Cumhurunun’ yani halkın menfaatine çalışıyor, uğraşıyor bulmadığımı hatırlatırım.
Ancak şunu da hatırlatmak isterim…
İktidar ve muhalefetin liderlerinden çok, bu liderleri yanlış, kusurlu, kasıtlı yönlendiren, yönlendirmeye çalışan A takımları ilgili derdim daha da büyük.
Bu menfaat tırpancıları, liderleri hem halkın nazarında güç durumlara sokuyor, hem de yapmak istediklerini engelliyor.
İktidar da, muhalefette içlerinde barındırdıkları; birkaç kibir müptelası, para ve makam hırsı ile siyaset yapan, hatta vatan hainleri isimlerinden kurtulmalı. Liderler özüne dönmeli, gündemlerinden seçimi çıkartmalı ve hep birlikte Türkiye’yi ekonomik krizden çıkarıp, yerli, üretime geri dönüp, ithalatı bitirip, yeni fabrikalar kurup yerli üretime yeniden dönmeye ivedi olarak adım atmalı.
Ve…
CHP’li olduğu için değil; genç yaşına rağmen yeni ve başarılı bir siyasi figür olduğu için Ekrem İmamoğlu ile birlikte çalışmalı, O’nun görüş ve yatırım fikirlerinden yararlanmalı.
Türk halkı Ekrem İmamoğlu’nu niye sevdi ve O’na neden güvendi biliyor musunuz… Amacının gerçekten hizmet ve halkın refahını sağlamaya uğraşacağına inandığı için.
Sayın Cumhurbaşkanı,
Sayın Kılıçdaroğlu,
Sayın Devlet Bahçeli,
Sayın Meral Akşener…
Bu önemli 4 isim artık dalaşmayı bırakıp, ‘Cumhur’ için, yani halk için çalışmaya, didinmeye başlamalılar.
Bakın Türkiye’nin; mali, ekonomik, siyasi ve güvenlik açısından durumu hiç te öyle anlatıldığı, basın açıklamalarında ilan edildiği gibi iyi değil.
- Türkiye ve halkı; kendi üretmediği ve sürekli ithal ettiği için, parasını başka ülkelere kaptırdığı, bütçesini tükettiği, seçimler için parasını çarçur ettiği için geçinemiyor…
- Türkiye kendi savunma sanayisini geliştirmediği ve bu konuya gereken ilgiyi ve yatırımı yapmadığı için, Silah satan ülkelere gebe…
- Türkiye yeni fabrikalar açmadığı, var olanları da satıp veya kapattığı, yeni sanayi yatımları yapmadığı için işsizliğe çare bulamıyor, istidam yaratamıyor.
- Türkiye ülkede bir doğum politikası uygulamadığı, hatta çitlere daha çok çocuk yapın önerisinde bulunduğundan; nüfus korkunç derece artıyor, ama karşılığında bu nüfusu doyuracak ve istihdam edecek önlemler ve yatırımlar yapılmıyor.
- Türkiye’nin en büyük derdi ise; siyasetçiler, bürokratlarda dahil olmak üzere herkesin derdi çalışmadan, üretmeden makam sahibi olmak, kibir ve kolay yoldan para kazanma hırsı, ticari ahlaksızlık. Toplumun ayarlarını bozan bu durum, başta halkın seçerek meclise gönderdiği temsilcilerinde, milletvekillerinde var. Siyasi partiler bir an önce meclisteki karakteri ve mayası bozuk bu vekillerden arınmalı. Seçilmiş olsalar da mayası bozuk bu milletvekilleri istifa ettirilmeli, yerlerine seçimlerde kendilerinden daha az oy almış ancak karakteri düzgün, ahlaklı adaylardan milletvekili yapılmalı. Buna halkın hiç itirazı olmaz emin olunuz. Para ve iyi yaşam için seçildiği şehrin halkına ihanet ve nankörlük eden hiçbir milletvekili, halkın sahiplenmesine layık değildir. O’nun layık olduğu yer aslına bakarsanız kodestir…
Hiç umurum ve tasam değil….
İstediğiniz yorumu yapabilirsiniz, buda hiç umurum değil.
Sadece şu bilinsin.
Her; politikacının, bürokratın ve yerel yöneticilerin
Konu 1: İmamoğlu 31 Mart’ta hak ettiği sonucu; milletin iradesi ve okkalı dersi ile yeniden aldı. Demek ki milletin iradesi ile inatlaşılmaycak... Seçmeni dinlememek, seçmenin tercihini hiçe saymanın, EYT’liyi hiçe saymanın dersidir bu.
Konu 2: Sayın Binali Yıldırım’ın bu gece seçim sonuçlarını açıklarken izlediği yolu, mütevazılığını ve nezaketini çok beğendim. Muhteşem bir konuşma dili idi. Bir aday kaybedişini ve rakibini ancak bu kadar doğru cümlelerle tebrik eder ve ancak bu kadar saygılı olabilirdi. Binali Yıldırım, iyi bir insan ve politikacı. Bu akşamki nezaketli konuşması, bu fikri tescilledi. Binali Yıldırım’ı demokrasiye inandığı için tebrik ve takdir ediyorum.
Konu 3: Bu seçimde Sayın Binali Yıldırım ile Ekrem İmamoğlu’nun yarışmasına müsaade edilseydi, Sayın Erdoğan Partili Cumhurbaşkanı da olsa; bir belediye başkan adayı ile yarışmasaydı, Siyasi rakip değil de, bir Cumhurbaşkanı gibi davransaydı, bu seçimin sonucu farklı olurdu. Hem 31 Mart’ta, hem de 23 Haziran’a kadar İmamoğlu’nun rakibi; Binali Yıldırım değil, Sayın Cumhurbaşkanı idi... Bu yanlıştı. İmamoğlu, rakibi ile değil Sayın Cumhurbaşkanı ile yarıştı. Halk buna tepki gösterdi. Bu sonuçlar tepki oylarının sonuçlarıdır. İmamoğlu, resmen Cumhurbaşkanını yendi. Sayın Cumhurbaşkanını bu fikre yönlendirenlere hesabı sorulmalı.
Konu 4: 31 Mart’ta sandıktan çıkan sonuca ve milli iradeye saygı duyulmamasının, “dersidir 23 Haziran” sonucu. Sayın Cumhurbaşkanı, kendisini yanlış yönlendiren danışmanlarını veya Türk seçmeninin kimyasını bilmeyen akıl vericileri dinlemeseydi de, demokratik olgunluk gösterip sonuçları kabul etseydi; Ak Parti bugünkü kan ve prestij kaybını yaşamayacaktı.
Konu 5:sırf seçim kazanmak için Türkiye’nin asıl gündemi olan ekonomi ve geçim derdinin, işsizliğin bir tarafa itilmesinin bedelidir bu sonuçlar. Ekonomik kriz, çarşı-pazar, geçim derdi yeniden ele alınmalıdır. İthalatlar sonlandırılıp, üretime dönülmelidir. Tarım ve çiftçi lafta değil, icraatlarla desteklenmelidir. Bu ülke kendi kendine yetmelidir. Yeni fabrikalar kurulmalı, sanayisi geliştirilmeli, istihdamı arttırılmalı, işsizliğe çare bulunmalıdır.
Konu 6: 777 bin küsür oy farkı, büyük prestij kaybıdır. Güç zehirlenmesi ve kibir, bir de Sayın Cumhurbaşkanı’nının yanındakiler, bu seçim dersini aldırdı Ak Parti’ye...
Konu 7: Seçim aslında 6 Mayıs’ta başlayan politik manevralar , tutarsızlıklar, hatalar nedeniyle kaybedildi. 15 Temmuz'da darbeciler tarafından vurularak şehit olan Sayın Erdoğan’ın reklam danışmanı, Erol Olçok sağlığında hiç böyle hatalar yapmamış, Ak Parti’yi ve Recep Tayyip Erdoğan’ı zirveye taşımıştır. Allah rahmet eylesin. Ancak sayın Erdoğan’ın şu andaki 36 önemli isimden oluşan başdanışman ve iletişim uzmanları kadrosu; hatalarla dolu işler yapıyorlar. Sayın Erdoğan’ı saldırgan bir tutuma itiyorlar. Yani 36 başdanışman, bir rahmetli şehit Erol Olçak kadar olamadı.
Milletle inatlaşmak, saldırgan siyaset neyin nesi? Sayın Cumhurbaşkanı kendisini yanlış yönlendirenleri ve yanlış bilgi verenleri, basın danışmanlarını, başdanışmanlarını, metin yazarlarını, iletişim uzamanlarını bir an önce değiştirmeli. Onlara hak ettikleri bedelleri ödetmeli.
Konu 8: Terör Örgütünün elebaşısı Abdullah Öcalan’dan medet umulmamalıydı...Terörist Öcalan’ın elçiliğine soyunulmamalıydı.
Konu 9: Devlet Bahçeli’nin Cumhur İttifakı sırasındaki birbirini tutmayan tavırları süzgeçten geçirilip, gizlenenler alenileştirilmelidir. Devlet Bahçeli tecrübeli bir Devlet adamıdır. Bahçeli bu ittifakı, isteyerek devam ettirmiyor. Ama itiraf edemiyor. Aslında Cumhur İttifakı, ‘topal ördektir.’
Konu 10: Her ne kadar CHP ve MHP istemese de; Türkiye erken seçime gebedir. Zira Ak Parti Ekrem İmamoğlu İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde henüz rüştünü ispat edemeden, başarılı olmaya fırsat bulamadan; erken seçimle kaybettiği siyasi gücü yeniden geri almaya yeltenecektir.
Konu 11: Cumhur İttifakı’nın milli irade saygısı varsa, halkın verdiği mesaja saygısı varsa; 777 bin küsür oy farkı görmezden gelinemez. Yani 800 bin oy farkı tepki oyudur. 3. Bir seçim daha yapılırsa, bu tepki oyları 3’e katlanır.
Konu 12: MHP ve Ak Parti’nin Öcalan ile ilgili tavrı, parti içi hesaplaşmaları başlatacaktır. Oy için seçimlerden önce dillendirilen ‘BEKA’ söyleminden bu kadar kolay çark edilmesi yanlıştı. Seçmenin düşüncesi şuydu. “Bunlar seçim kazanmak için terörist Abdullah Öcalan’dan bile medet umdular. Bunların derdi sadece iktidarda kalmak.” 800 binlik yenilgide bunun da önemi var. Terör ve Kandil; yeniden ciddiyetle ele alınmalıdır.
Konu 13: Ekrem İmamoğlu artık Türk Milleti’nin kalbine, gönlüne girmiştir. İmamoğlu sevgisi; yüz kızartıcı bir suç işlemediği veya vatan hainliği yapmadığı sürece, Milletin kalbinden artık çıkmaz...
Konu 14: Ak Parti ve MHP FABRİKA AYARLARINA geri dönmelidir. Ak Parti kendi içindeki güç savaşlarına son vermelidir. Bakanlarını ve A Takımını yeniden gözden geçirip, revizeye gitmelidir.
Konu 15: kurulacak yeni parti ile dalga geçilmekten vazgeçilmelidir.
Konu 16: Bu millet ferasetini göstermiştir. önümüzdeki Cumhurbaşkanlığı seçiminde; kendisi de isterse Ekrem İmamoğlu, Türkiye’nin Cumhurbaşkanıdır, nokta...








