Büyükşehir Belediyesi, “Büyükşehir’den Büyük Haraç” haberine tekzip gönderdi. Dikkatinizi çekerim; Mahkeme kararı değil, tekzibi gönderen Büyük Şehir Belediyesi.
Uzatmayayım, yayınlanmayacak. Neden?
Zira tekzipte ifade edilen savunmanın tamamı, ‘haberin yalan, mesnetsiz’ olduğu iddiası üzerine kurulu. Aksine; İddialar da, haber de yalan-mesnetsiz değil. Süreç yayınladığı haberin ve iddiaların arkasındadır. Oysa Büyükşehir’den gelen tekzip yazısında; “haber deki iddiaya ilişkin gerekli araştırmalar yapılıp, sorumlular hakkında gereken idari işlem yapılacaktır” gibi veya benzer, iyi niyetli ifadeler kullanılsaydı tekzip Büyükşehir Belediyesi’nin de olsa yayınlanacaktı. Mahkeme kararı ile tekzip gönderilsin, yayınlarız.
Bağış: gönüllü olarak verilen para veya mülk
Haraç: bir kimseden ya da bir yerden zorbalıkla alınan para.
Bunlar sözlük anlamları ‘Bağış ve Haraç’ın. Kişiler verdikleri parayı veya mülkü gönüllü vermiyorsa; ‘zorlanarak veya zorunlu kılınarak’ veriyorsa, bunun adı ‘bağış değil, haraçtır.’ Haberde iddia edilen konuda aynen böyledir. Haber yalan değil, mesnetsiz değildir.
Süreç’in buradaki amacı; küçük bir kıvılcımla, sadece Büyükşehir Belediyesi’nin değil, tüm belediyelerde arka planda hala çevrilmeye devam edilen, büyük bütçeli allengirli işlerinde ortaya çıkartılıp; Savcılığı, Sayıştay’ı, Valiliği, bakanlıkları hareketlendirip; bu gidişata ‘STOP’ denilmesini sağlamak. ‘Büyükşehir’den Büyük Haraç’ haberi, ‘belediyelerin usulsüzlük arşivlerinde’ devede kulak. Emin olun Mühimsiz. Amaç daha mühimlileri ortaya çıkarmak, sonlandırmak. Allengirli işleri çevirenleri de belediyelerden uzaklaştırmak.
Daha ne iddialar, ne dosyalar var da elimizde; Büyükşehir Belediyesi tarafından ifade edildiği gibi, Süreç’e “mesnetsiz, yalan, siyasi haber” iftirası atılmasın diye, delillerden emin olmadığımız sürece yayınlamıyoruz.
Kimse yanlış anlamasın. Akıl öğretmek ve yol göstermek haddim değil ama.. Aslına bakarsanız ben Sayın Cengiz Ergün’ün yerinde olsaydım etrafımdaki yiyici takımının aklına uyup, Süreç aleyhine bu açıklamaları yapmak yerine; bu tür haberlerin devamının gelmesini sağlayacak adımlar atıp, tüm belediyelerde dönen dolapları bu haberi kullanarak ortalığa dökerdim. Ancak ele geçen bu fırsatı, kamuoyu lehine kullanmak yerine, olay ‘siyasete’ bağlandı. Yazık ki siyaseti iyi bildiğini söyleyenler, aslında ‘Alzheimer olmuş ki’, belediyeler bu yiyici takımlarla yönetiliyor. Başkanlarda onların yediği haltları temizlemek zorunda kalıyor.
***
Yine ben; Büyükşehir Belediye Başkanı Cengiz Ergün ve İlçe Belediye başkanlarının tamamının yerinde ve ‘tuzum kuru olsaydı’… Süreç Gazetesi tarafından Kamuoyunun bilgisine sunulan bu haberi; mana ederek, hatta koz olarak kullanarak, ‘ok yaydan çıktı, bu iddiadan sonra kamuoyu şeffaflık bekler’ deyip radikal bir hamle yapardım. Büyükşehir Belediyesi’nin tüm hesap ve işlerini, belediye şirketlerinin hesaplarını, MASKİ’nin tüm işlerini, daire başkanlıklarının, müdürlüklerin bütçe ve harcamalarını, ihale dosyalarını…vs. Tek tek yeniden incelemeye alırdım. İlçe Belediyelerinde ise; şirketlerin tüm işleri, ihale dosyalarını, başkan yardımcılıklarının, müdürlüklerin harcamaları…vs . Hepsini didik didik ederdim. Yapılan ve yapılacak ihaleleri sil baştan kontrol ettirirdim. Şüphelenilen konuları veya işleri Büyükşehir meclisine getirirdim. Belediyelerde yapılan ve yapılacak tüm işlerde Usulsüzlük var mı, yok mu tespit ettirir, sonra da çıkar basının önüne gönül rahatlığı ile ifşa ederdim… Hatta bu konuları basının önüne, temcit pilavı gibi koyar koyar kaldırırdım. Sonrada sorumlularla ilgili gereken resmi süreci başlatır, o belediyeyi bu tür ‘memur ve çalışan ahlakından uzak, şahsiyetsizlerden’ kurtarırdım. Bide üstüne yemek üstü tatlı misali, siyasetini yapar, halkın gönlünü de fethederdim. Dürüst başkana, hilesiz, hurdasız, halkın hakkını-hukukunu savunan bir başkana; hangi vatandaş oy vermez ki? Sevmez ki?
“Tabi tuzum kuru ise…”
Eeee. İş bilenin, kılıç kuşanın….
Bakın CHP Manisa Milletvekili Mazlum Nurlu Süreç’in haberinden sonra ne yaptı? Hemen TBMM’ye bir soru önergesi sundu. Manisa yerelinde gelişen bir olayı kullanarak, Manisa ile alakalı olmamasına rağmen, Cumhurbaşkanı’nın oğlunun vakfı TÜRGEV’e yapılan bağışları, soru önergesinin içine sokuşturarak, olayı genele döndürdü. Yani siyaset yaptı.
Siyaset böyle bir şey işte….
***
Başka bir konu…
Süreç Gazetesi’nde veya şahsımın her türlü sosyal medya hesaplarında yayınlanan her konu veya haber, aynı zamanda ‘BİR SUÇ DUYURUSUDUR’. MANİSA CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI’NA, BU KONUYU BURADAN BİLDİRMEK İSTERİM.
***
Tanıyan bilir. Sayın Cengiz Ergün’ü çok severim. Cengiz Ergün’ün kendisi de bunu bilir. Biz Süreç’te; Cengiz Ergün’ün cümlesiyle söylüyorum, “yerel bir gazete tarafından siyaset yapmak amacıyla…” bu tür sansasyonel haberler yapmıyoruz. Hiç bir gazetenin veya yayın kuruluşunun yapamadığını özgürce, cesaretle kamuoyu adına yapmaya çalışıyoruz. Süreç gücünü; belediyelerden gelecek reklam veya ilan gelirlerinden almıyor. Süreç gücünü; halktan ve özgürlüğünden alıyor.
Argosunu siz bilirsiniz de, ben bir hanımefendiye yakışacak edayla söyleyeyim. “Büyükşehir’den Büyük Haraç” haberinden sonra; “Süreç Gazetesi MHP’ye vuruyor, Cengiz Ergün’e vuruyor” diyenler, uygun yerlerine hemen kına yakmasın haaa… Zira bu gazetenin hedefinde saplantı halinde MHP ve Cengiz Ergün yok. Bu gazetenin hedefinde hangi partiden olursa olsun; kurumları inek gibi sağanlar, yiyiciler, şeytan fikirliler, başkanları allem edip kullem edip avucunun içinde, 360 derece döndüren ‘sağ kolların’ yediği nanelerin gün yüzüne çıkartılması var. Bu gazete; ne AK Parti’nin, ne MHP’nin, ne CHP’nin, ne de başka bir siyasi görüşün tetikçisi.
Biraz daha sabır. Bekleyin hele… Eldeki onlarca usulsüzlük dosyasının delil toplama aşaması bitsin hele. Tüm belediyelerin biraz silkelenme, kendine zamanı gelmiştir. Değirmenin ‘Menfaat Mahallesi’ne’ akan suyunu kurutup, ‘Halk Mahallesi’ne’ döndürme zamanı da gelmiştir.
Büyükşehir Belediyesi hakkında Süreç’in yaptığı bu habere; sevinenler, kına yakanlar, kendilerinin yediği haltları gazeteden okuyunca, bu sefer ne diyecekler? Şimdi ‘AK Parti Gazetesi’ yaftası vurulan Süreç’e, O zaman da ‘MHP Gazetesi’ veya ‘CHP Gazetesi’ denilecek . Bu iş hep böyledir dostum. Kaçmanın, sıyırılmanı tek yoludur ‘siyasete bağlamak.’
***
Süreç siyaset yapmıyor kardeşim. Süreç’in siyaset yapacağı ve para kazanacağı zaman olacak elbet. Seçimden 4 ay önce, siyaset yapmaya başlayacak Süreç. Hangi aday ile anlaşılırsa, O’nun haberlerine ağırlık verilecek. Ki zaten her yayın kuruluşu da, bu işi böyle yapar.
Şimdi Süreç’in hedefinde ne var? Açıklayayım.. AK Partili veya MHP’li tüm belediyelere; vatandaşın verdiği vergiler, paralar nereye, nasıl kullanılıyor? İller Bankası’ndan alınan bütçe nerelere gidiyor? Nerelere kaçıyor? Kimler kaçırıyor? Kaçırılmasına neden müsaade ediliyor? Hangi müteahhitler, firmalar, şirketler veya reklam şirketleri belediyeleri nasıl köşeye sıkıştırıyor? Bundan birkaç yıl önce sadece ‘minicik bir dükkanı’ olan girişimciler, bugün MOSB’da fabrika kuracak kadar, nasıl birden bire büyüyüverdiler? Belediyelerde memur, başkan yardımcısı veya daire başkanı olanlar; birden bire nasıl bu kadar palazlandılar? İhaleler birilerine peş keş çekilirken, ileride bu yenilen naneler kokmayacağı veya usulsüzlüklerin ortaya çıkmayacağı ‘eminliği’ nereden kaynaklanıyor? Veya usulsüzlüklerin üstünü örtenler kimler, onlara neler vaat ediliyor?
Bu sorular böyle uzaaar gider. Gerek yok daha çok soru sormaya. Herkes sorulabilecek soruları biliyor zaten. Gördüğünüz üzere burada amaç ‘başkanlar ve onları al aşağı etmek’ değil. Onların etrafındaki dalkavukları al aşağı etmek.
***
Asıl üzerinde durulması gereken konu şu. Belediye başkanlarının zaten daha fazla paraya pula, mala-mülke ihtiyacı yok. Varlıkları zaten onlara yeter. Belediye Başkanlarını, böyle müşkül durumlara sokanlar var. Kimler bunlar? Başkanların yanlarındaki, yörelerindeki, makamlarının en yakınındaki; yiyiciler, kurumları Muzika ineği gibi sağanlar, dalkavuklar, yancılar, yalancılar, banka hesaplarını doldurup ta, abat olanlar. Büyükşehir Belediye Başkanı Cengiz Ergün’de dahil, MHP’li ve AK Partili tüm ilçe belediye başkanları önce bu yiyici, soyucu takımını belediyelerden temizlemeli.
Bana isim sormayın. İsimleri bende saklı kalsın. Başkanlar zaten bu yiyici ve soyucu takımının kimler olduğunu çok iyi biliyor. Başkanlara en büyük zararı her devirde bu tipler vermiştir zaten. Devran hiç değişmedi. Başkanların tüm ağırlığını, asaletini ve dürüstlüğünü, yerle yeksan eden bu tiplere, niye ‘eyvallah’ denilir? Anlamak pek mümkün değil.
Üç nedeni olabilir.
1-Ya; bu yiyici ve soyucu takımının başkanlarla ilgili ellerinde, al aşağı edici skandal dosyalar vardır.
2- Ya da; başkanlar gerçekten çok iyi niyetli ve gözleri kör. Yiyici- soyucu takımını ya fark etmiyor, ya da düzen öyle profesyonel senaryolaştırıldı ki; başkanlar bağlantıları çözemiyor.
3- Başkanlarda bu haltların yenilmesinden rahatsız değil, hatta destekçi.
Bir kere belediye başkanları belediyelerde kökleşmiş ilişkiler kuran ve yiyici-soyucu takımında olan tüm personeli tazminatlarını verip, uzaklaştırmalı. Belediyeler; emeklilik yaşı gelmiş veya çoktan geçmiş, ‘yiyici takımı mensubu’, ‘ sağ kol’ statüsünü taşıyanları da tekaüte ayırsın artık. Yeter gari demi, sağıp- soydukları. Cukkaladıkları ile yedi sülaleleri kral gibi yaşar.
***
Yiyici takımı, size sesleniyorum. Çok celallenmeyin. ‘yerken, soyarken, sağarken iyiydi de, birisi çıktı şimdi ifşa edecek… O’mu kötü? Çok köpürmeyin bence. Zira ayranınız kara, ‘minzi’ olursunuz. Yeter gari yediğiniz, sağdığınız. Çekilin artık kenara da, başkanlar temiz bir sayfa açsın belediyelerde. Düşün, şu başkanların yakasından.
Emeklilik yaşı gelen ve geçenler; ‘Şöyle yavaştan yavaştan emekli olun’ derim ben. Dosyalar ortalıklara dökülmeden. Yiyici takımının gençleri ve orta yaşlıları ise; tatile gitsinler. Ne bileyim başka bir iş kursunlar kendilerine. Örnekleri yok değil. Belediyelerden ayrılıp, kendilerine yeni işler kuran ve abat olan, konusunda tecrübeli abilerinden, dostlarından akıl alsınlar mesela. Şehir değiştirsinler. Veya evlerinde oturup dizlerinde battaniye, sallanan koltukta keyif yapsınlar mesela. Nasıl olsa cukkaladıkları paralarla, hiç çalışmadan 7 sülaleri ile daha 80 yıl yaşarlar.
Yeter ki şu başkanları rahat bırakın da, dürüstçe işlerini yapsınlar… Sizin yüzünüzden basına malzeme olmaktan kurtulsun şu başkanlar.
Benden söylemesi.
----------------------
Manisa’nın her konuyu özgürce ve cesaretle yazabilecek bir gazetesi, yayın kuruluşu yoktu. Artık var. Belgesi, delili varsa, doğru ise, iftira değil ise bildiğiniz ve elinizde olan tüm haberleri; gönderin, anlatın, bildirin yayınlayalım. Ancak ucuz kahramanlık peşin de değiliz. İspatsız, belgesiz, delilsiz hiçbir iddia, haberleştirilmeyecektir.








