Adı Kamile… Soy ismi var da, yok…
Ziyaretime geldi. Sağ olsun çok dolu adı Kamile. Döküldü bir bir.
“Geçen hafta ortasında üzerinize afiyet çok hastalandım. Eklem ağrılarımdan ne yatabiliyor. Ne oturabiliyor. Nede ayakta durabiliyorum. Doktora gittim sabahın köründe. Tam bir saatte fiş aldım. 3 Saat doktorun poliklinik kapısında bekledim. Sonunda bana sıra geldi. Tam aman iyi hali ahvalimi anlatacağım, doktor bana iyi bir tetkik yapıp, tedavi uygulayacak dedim. Şok oldum. İşgüzar doktor, şikayetimi bir cümleyle dinledi, oturdu masasına başladı reçete yazmaya. Ne muayene, ne tahlil, ne röntgen, ne tomografi…. Hiç. Tam ben;” hiç olmazsa bir tahlil ve röntgen” diyecek oldum. Doktor bey ağzıma tıkadı lafımı;”biz her geleni tahlil ve röntgene gönderecek olsak işimiz var.” Dedi. Reçetemi elime tutuşturdu. Çaresiz çıktım poliklinikten. Kredi kartımdan para çekerek Özel doktora gittim. Hastalığım neymiş meğer…Kemik iltehaplanması ve yüksek tansiyon. Peki doktorun banana yazdığı ilaç neydi dersiniz. Parafleks ağrı kesici. Buyrun buradan yakın…”
Eveeet Dostlar Adı Kamile arkadaşımız bunları anlattı ve bu işe de bir el atmamı istedi benden. Peki artalım bakalım….
Sevgili hekim arkadaşlar.
( İstisnalar hariç. Kentimiz de bir çok uzman ve işinin ehli hekim arkadaşlarımız var zira. Onların hakkını saklı tutmak şartı ile…)
10 yılı aşkın bir süre doktorluk öğreneceğim diye kafa patlatıyorsunuz. Alâ…Bütün vatandaşlara “her ne koşulda olursa olsun yardım edeceğim” diye Hipokrat yemini ediyorsunuz. Bu arada antiparantez, Bu andın açılımı da; " Hayata saygı duymak ve zarar vermemek." tir. Tıp ta yemin denilince ilk akla gelen Hipokrat Andı değilmi dir? Hipokrat ( M. Ö. 460 - 370 ) yaklaşık 2500 yıl önce tıbbın özellik arzeden bir sanat olduğu fikrini benimseyerek, bu sanatı yapacak olanları belli bir yemin etrafında birleştirmek ve sanatın kutsallığını ifade edebilmek amacı ile böyle bir metni gelecek kuşak hekimlere miras bırakmıştır. Konuyla bütünleştirmek adına işte Hipokrat Andının bir bölümünü alıyorum. Zira uzun; “Hekim Apollon Aesculapions, hygia panacea ve bütün Tanrı ve Tanrıçalar adına. And içerim, Gücüm yettiği kadar tedavimi hiç bir vakit kötülük için değil yardım için kullanacağım. Benden ağı ( zehir ) isteyene onu vermiyeceğim gibi, böyle bir hareket tarzını bile tavsiye etmiyeceğim. Hayatımı, sanatımı tertemiz bir şekilde kullanacağım. Bıçağımı mesanesinde taş olan muzdariplerde bile kullanmıyacağım. Bunun için yerimi ehline terkedeceğim. Hangi eve girersem gireyim, hastaya yardım için gireceğim. Kasıtlı olan bütün kötülüklerden kaçınacağım. İster hür ister köle olsun erkek ve kadınların vücudunu kötüye kullanmaktan mazarattan sakınacağım. “ işte böyle….
Peki soruyorum şimdi. Bu andı tam anlamıyla uygulayan kaç doktorumuz var. Hekimlik eğer 2 metre uzakta duran hastaya muayene etmeden, tetkik uygulamadan, araştırma yapıp birkaç kalem ilaç yazmaksa, bu işi bende yaparım vesselam. Nasıl olsa Belli başlı hastalıklara iyi geldiğini düşündüğüm 50 ye yakın ilaç ismi biliyorum. Yazar çizerim. OOOhhhhh ne alâ…Bir diplomam eksik işte. İşte o da olsa ben bu şehirde hekimlik yapabilirimi dersiniz? Eeee Doktor beyler veya hanımlar vijdanları sızlamadan 2 metre uzaktan ilaç yazmak hakkını görebiliyorlarsa kendilerinde ve buna hastane yönetimleri göz yumuyorsa, Bende tıptan
bi haber biri olarak ilaç yazabilirim herhalde. Kendinize gelin hekim arkadaşlar. Doktorculuk oynamıyorsunuz. İnsan hayatlarının emanetçilerisiniz sizler. Öyle; “günde 200 hastaya poliklinik verilirse böyle olur” söylemine de sığınmayınız. Bu bir gerekçe değil, insan hayatıyla oynamanın. İşin Prosödür tarafını sağlık Bakanlığı çözsün. Sizde hekimler olarak yapmanız gerekeni, gerektiği şekilde yapın efendim. Neymiş efendim yapmanız gereken. İçtiğiniz andı yaşamanız ve hastalarınıza yaşatmanız. Neymiş efendim? Hipokrat yeminin özü; “ Hayata saygı duymak ve zarar vermemek." Peki Adı Kamile Hanımefendi’nin eklem iltehaplanmasının hesabını kim soracak. Hanım efendi şimdilik;”Susuyorum. Bir kişiden daha aynı şikayeti duyarsam konuşacağım. Bu seferde Doktor ismi vereceğim. “ diyor. Ve ekliyor;”Ama ben o doktorun saat 4 ‘de sonra muayenesine gitmiş olsaydım, hastalığımı gerçek teşhisi koyulacaktı. Gitmeyince bunları yaşadım.” EEEEE PARAYI VEREN DÜDÜĞÜ ÇALAR Adı Kamile Hanım!....








