Bayramın İlk günü Türkiye’nin dört bir yanını saran bir tehlike ile irkildik. Kuş Gribi….Aylar Önce bu meret bir hortlamıştı. Önlemleri alındı, bastırıldı, engel olundu zannettik, meğer uyuyan bir volkan misali, maskesini takmış. Türkiye’nin Dört bir yanında ölümler, hastalanmalar ard arda gelmeye başladı. Şimdi yeniden hortladı ki sormayın.
Görüntülü ve yazılı basın organlarında önlem, korunma yolları ve gıdaların nasıl tüketileceği konusunda duyurular yapılıyor. Ama vatandaş Kümes hayvanları ürünlerinin tüketilmesinden uzaklaştırılmıyor. Anonslar da;”Kümes hayvanları ürünlerini yemeyin” denilmiyor. Bu ne duyarsızlıktır. Bu ne işbilirsizliktir. Bu ne alakasızlıktır. Hemen hemen her gün Türkiye’nin bir ilinde kuş gribi vakası nedeniyle vatandaşlar hastalanıyor veya sayılı da olsa ölüyor. Ve Devlet engel koymuyor. “Yemeyin” demiyor. Ama ben diyorum. Çok iyi bir araştırmaya dayanarak; ben caaaanım kentimin vatandaşlarına;”Kümes hayvanları ürünlerini tüketmeyin, denetimden geçmemiş kırmızı et ürünlerini almayın ve Gripli insanlarla temaslardan kaçının, Özellikle çocuklarınızı fast food ürünlerinden uzak tutun.” Diyorum. Canım memleketimin sağlık kuruluşları varken ve onları karşıma almak pahasına neden bu kadar kesin konuşuyorum dersiniz.
İşte sebebi….Kuş gribi salgınının endişe yaratmasının tarihsel bir nedeni var arkadaşlar. Zamanlaması tam olarak bilinememekle birlikte dünya çapında grip salgınları yaklaşık 10-40 yıl gibi düzensiz aralıklarla ortaya çıkan ve her seferinde çok sayıda insanın hayatını kaybetmesine, sosyal karmaşaya ve ekonomik kayıplara neden olan bir tablo çizmektedir. Geçtiğimiz yüzyılda dünya çapında üç büyük salgın yaşanmış ve bunların içinde en büyüğü olan 1918-1919 yıllarındaki dünya çapındaki salgında yaklaşık 40 milyona yakın insan hayatını kaybetmiş ve bu salgın insanlık tarihinin en ölümcül hastalık hikayesini oluşturmuştur. Araştırmalarıma göre; Kuş gribi hayvanlarda da son derece bulaşıcı ve hızla ilerleyerek ölüme neden olan bir hastalık dostlar. Tavuklar ve ördekler en yoğun şekilde etkilenen türler olup ölüm oranı %50. Salgın ortaya çıktığında alınan önlemler hayvanların kesilerek imhası, karantinaya alınması, dezenfeksiyonu, hayvanların hareketlerinin kısıtlanması ve çiftliklerdeki sıkı biyo güvenlik tedbirlerinin alınmasını ve yeniden enfeksiyonun gelişiminin önlenmesini içeriyor en fazla. Tavuk, kanatlı hayvan ve her türlü kanatlı hayvan ürünlerini üreten, satan firma ve kişiler Şimdi bana cephe alacak. Ama Doğru neyse ben ordayım. Vatandaşlarımız dikkatli ve duyarlı olsunlar. En uygun koşullarda bile bu tarz bir salgının sınırlandırılması iki yada üç yıla uzamaktadır. Aldığınız yumurtada, tavuk ve ürünlerinde bu risk yoktur demeyin. Kaynatmayla, yıkamayla, fırçalamayla, çok pişirmekle bu hastalıktan uzak kalınamaz. Her ne kadar bu sektörden ticaret yapanların nasipleri kısıtlansa da, Toplumun genelinin menfeatine Her türlü kanatlı hayvan ürünlerini en az 3 yıl evinize sokmayın arkadaşlar. Kimse bu kadar uzun süre bu ürünleri yemedi diye ölmez. Biraz nefse hakim olmak lazım. Yemeyin dostlar. Yemeyin. Tavuk, kanatlı hayvan ve her türlü ürünlerini tüketmeyin. Ve Gripli insanlarla yakın temaslarda bulunmayın. Neden diyeceksiniz. Kuş gribi her ne kadar insan dan insana geçmese de araştırmalarıma göre; virüs iki mekanizma ile kolaylıkla ve hızla insandan insana geçme yeteneği kazanabiliyor. Bunlardan birincisi insanlarda gelişen kuş gribi enfeksiyonu sırasında; halihazırda insanlarda dolaşan insan gribi virüsleri ile aynı anda enfeksiyon olması durumunda, her iki grip virüsü genetik etkileşim geçirip daha önce insanlar arasında geçme yeteneği kazanmış olan insan grip virüsünden rahatlıkla insandan insana geçiş özelliğini alabilir. İkinci mekanizma ise insanda enfeksiyona neden olan kuş gribi mutasyona uğrayıp yine insandan insana bulaşma yeteneğini kazanabilir. Uzmanlar virüsün bu yeteneği kazanabilmesi için sadece ufak bir değişiklik geçirmesinin yeterli olacağına inanıyor..Hiç kimse dünya çapında bir salgının gelişmesi için gerekli olan 3 faktörden sonuncusunun gerçekleşip gerçekleşmeyeceğini veya ne zaman gerçekleşebileceğini önceden tahmin edemez. Ancak gerçekleşme ihtimali kümes hayvanlarındaki salgının yaygınlığının artmasıyla, salgının kontrol edilmesinin zorluğuyla, insana bulaşma ve insanda enfeksiyona neden olma ihtimalinin oluşmasıyla birlikte artmaktadır.
Bu demek oluyor ki İnsan Gribine yakalanmış bir vatandaş, aynı zamanda Kuş gribine yakalanma riskini de üzerinde taşıyabiliyor. Böyle bir yok ediciye neden davetiye çıkaralım. Yemeyin arkadaşlar. Yemeyin.sağlık kuruluşlarımız uyanıncaya kadar yemeyin.
Birde küçük bir Taşlamam olacak.
Bizim esnafımız bir tuhaf olmuş vesselam.
Bu tür olağan üstü durumlarda keseyi doldurmanın yolunu iyi buluyor esnafımız. Daha kuş gribi vakaları görülmeden önce 1.500 milyon liradan satılan hamsi, birden bire 3,500 ila 6 milyonlu rakamlara fırladı. Hele büyük şehirlerde balık ve çeşitlerinin kilosu 10 milyondan aşağı düşmüyor. Diğer balık cinsleri de yine bu rakamlarda seyrediyor.
Bu ne açık gözlülüktür. Bu ne fırsatçılıktır. Bu ne fahiş fiyat uygulamasıdır arkadaşlar. Her zaman küçük esnafın yanında olan bir haberciyim. Ama bu sefer olmayacağım. Zira ortada yapılan bir yanlış var. Vatandaş Kuş Gribi tehlikesinden dolayı Tavuk ve kanatlı hayvan ürünlerini alamadığı gibi, Büyük Baş hayvanlara bulaşmıştır korkusuyla Kırmızı ette alamıyor. Bunu fırsat bilen bizim işgüzar balıkçı esnafı da; “fırsat bu fırsat. Ne götürürsek kardır. Fırlatalım rakamları yukarı. Vatandaşın eli mahkum. Nasıl olsa alacak. Başka çaresi yok.” Mantığı ile cukka doldurmanın peşinde. Türk esnafına hiç yakışmadı. Bu resmen fırsatçılıktır. Vazgeçin. Haydan gelen, huya gider unutmayın. Vazgeçin……








