Dünkü Köşe yazımda ne demiştim? Bugünkü konum Yüzyılın yeni mesleği “Yalakacılık” demiştim. Neymiş efendim konumuz; Ya la ka cı lık…
YALAKA, (sözlük anlamı) : Kendisine çıkar ve yarar sağlayacak olanlara aşırı bir saygı ve hayranlık göstererek yaranmak isteyen kimse, şaklaban. (Türk dil kurumu sözlüğü)
Namı diğer, Dalkavuk
Tarihte bir meslekti yalakalık. Adı da Dalkavukluk idi. Aslında hálá devam eden çok da revaçta olan bir meslek. Ama artık kimse ben yalakayım demiyor, mesleğin adı konulmamış. Korsan bir meslek gibi. Osmanlı en iyisini yapmış, dalkavukları kayıt altına almış. Üstelik onları bir de tarifeye bağlamış. Her dalkavuğun tarifesi belliymiş. Şimdiki yalakalar kayıt dışı, tarifesi yok getirisi çok. Hepimizden çok kazanıyorlar. O eski Dalkavukların günahına girmeyelim. Çünkü onlar şimdikilerin yanında eminim çok masum kalırdı. Bunlar, onların çok gelişmişi; buhar makinası ile yüksek teknoloji ürünü arasındaki fark gibi bir fark var aralarında.
Yalakalık İnce bir İştir. Her soysuza nasip olmaz.”
Eveeet, yalakalık ince bir iştir. Zeka ister, beceri ister, mahkeme duvarı gibi bir surat, haysiyetsiz insan ister. Bunlar yaptıkları işe ‘‘İnce Politika’’ derler. Başarının bir ölçüsü ‘‘Her Devrin Adamı’’ olabilmektir. Bu işi yıllarca başarı ile sürdürenleri gördüm.
Efendiiiim;
Ne yalakalıklar gördük son yıllarda... 1999 genel seçimleri öncesinde milletvekili aday adayı Kıvanç Özel, uçak kiralayıp DYP lideri Tansu Çiller’in yalısına havadan dikeni ayıklanmış gül ve kır çiçekleri atmıştı. Sonra da, ‘Gülleri yalakalık için atmadım, atraksiyon yaptım’ demişti. Necmettin Erbakan’ın abdest alırken ibriğini tutanlar, Recai Kutan namaz kılarken ayakkabılarının başında nöbet bekleyenler, Başbakan Tayyip Erdoğan’ın doğum günü için ‘Duygularım kabardı patlayacağım, kabıma sığmıyorum çatlayacağım’ dizeleri döktürenler... oooo daha sayayım mı. Durun Biraz Manisa dan örnek vermezsem çatlarım. Hani o elleri göbeklerinin üstünde bağlanmış, omuzlar düşük, Politikacıları, Bürokratların hemen yanlarında boy gösteren yalakalar var ya. Onlar dan bizde çoook…Hele bir yalaka var ki sormayın.
İsim vermeden değineyim. Üzerine alınan alınsın. Benim için hava hoş.Gerçi böyle ağır bir yakıştırmayı üzerine alınmak isteyenin çıkacağını zannetmiyorum. Zira bu, bile bile lades demektir. Yarası olan gocunsun. Ne diyeyim başka. Bilmem anlatabildim mi?
Bu zatı muhterem;yıllardır Manisa dan gelip geçen tüm Politikacı, Bürokrat ve bööööyük kodomanlara bu mesleği layıkı ile icra ede ede bitiremedi. O’nu her yerde görmek mümkündür. İşin en garip tarafı, Şimdilerde kendisine yalakalık edenler, arkasını dönünce küfrün biri bin para… Bu zatı muhterem yalaka erbabı arkadaşımız, Etrafındakilerin, kendisini çok sevdiği için ona methiyeler yağdırılıyor zannediyor. Oysa Zatı muhteremleri kendisinden güçlü zatlara yıllarca nasıl yağdanlık yapmışsa, şimdi ondan daha güçsüzler aynı yağdanlığı ona uyguluyorlar . Eeeee ne doğrarsan çorbana o gelir kaşığına.
Günümüz Siyasi arenasında bunlardan çoook var. Bazıları farkında, bazılarının ise işine geldiği için “farkında değilim” oyununda. Şimdiye kadar bundan rahatsızlık duyduğunu söyleyen ilk siyasi Mesut Yılmaz’dı. Son dönemde de Tayyip Erdoğan. Siyasilerin şikayeti, o dönemde ne kadar yoğun yalakalık olduğuna işaret eder. Mesut Yılmaz, ‘Türkiye yönetimine halk dalkavukları, popülizm hakim oldu. Bugünkü sistem bunu çözemez. Ankara’yı yeniden yapılandırmamız gerekiyor. Bunun için de öncelikle Bakanlar Kurulu’nu yarıya indirmeyi öneriyorum’ demişti. Tayyip Erdoğan ise ‘Çevremde dalkavuklar var’ konuşması yapmıştı.
son dönem Dalkavukluğuna bir örnek ister misiniz? Yerele fazla inemiyorum. Eeee ne de olmasa şehrimiz küçük. Herkes birbirinin ciğerini biliyor. Üç kuruşluk kazancımı da tazminat davaları için çarçur etmekte istemiyorum doğrusu…
Efendiiiiim!
Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener Sivas’ı ziyaret edecek. Ziyaret planlanandan biraz daha geç saate sarkıyor, hava kararıyor. Bunun üzerine vali, Abdüllatif Şener’e kendilerini göstermek için bir kamyon buluyor ve farları üzerlerine tutmasını istiyor. Fazla söze ne hacet?
Dalkavukluk bazen o kadar ileri bir hal alır ki, dalkavukluk yaptığı adam gibi düşünmeye çalışır. Onun bir adım sonra ne isteyeceğini tahmin etmeye çalışır.Yalakaların Çok masumları da profesyonelleri de var. Ama şu bir gerçeki bu tipler çok zeki oluyorlar vesselam! Profesyoneller genellikle kurnaz ve zeki. Çünkü yöneticiyi etkileyecek kişinin zekaya ihtiyacı var. Kendini aşırı pazarlayan kişi de yağcıdır. Sıradan biri, bazen zengin birine yalakalık etmek için zengin kişiye değil, onu çağrıştıran şeylere bile yalakalık yapabilir. Meselá zengin kişinin arabasını görünce kendine çeki düzen verenler vardır.
Yalakalığın temelinde ekonomik çıkarlar yatıyor. Bir ülke ekonomik olarak güçsüzse, yalakalar en çok orada çoğalır. Zenginlere tabi olma, hoş görünme, makam mevki sahibi olanlara yalakalık o oranda artıyor. Patrona dayalı sistemlerde yalakalık hep vardır. Makamların, mevkilerin, idari alanların olduğu yerler yalakaların en çok üredikleri yerler.
"Dalkavukluk, bedava sigaradan tutun da, külfetsiz bir mevkie, zahmetsiz bir servete kadar, türlü seviyede, beleşten menfaatlere bel bağlayan insanların mesleğidir. Eğer cebiniz dolu, ikbaliniz yerindeyse bu meslek erbabının alasını , çeşidini tanırsınız!
Benim size tanıttığım dalkavuk dış çizgilerinde böyle bir düşkün ruhun akislerini taşıyan insanlardan bir örnektir. Onun her yerde ve her zaman başı yerde, iki büklüm görünüşü, aşağılık ruhunun dışa vuruşudur.
Dalkavuk, elde ettiği servete, mevki ve ikbale rağmen, ne acınılacak, ne sayılacak, ne hoş görülecek insandır. Dalkavuk sadece gülünecek bir yaratıktır."
Nasıl bağlayalım dersiniz? "Dalkavuklar ölmez, Yağdanlıklar tükenmez!"








