DYP İl Başkan aday dayı Rıfat Emin Uygur dün bir basın toplantısı düzenleyerek aday adaylığını yeniden Manisa kamuoyuna duyurdu. Hayırlı olsunumuzu yineliyoruz.
Sayın Uygur Dünkü toplantıda aylardır süren suskunluğunu bozdu ve eteğindeki tüm taşları döktü. Döktü ki sormayın. Hele hele Belediye Başkanı Bülent Kar ve Belediye Meclis üyeleri hakkında söyledikleri yenilir, yutulur cinsten değildi doğrusu. Ama Sayın Uygur’un heyecanını ve kararlığını takdir etmemekte haksızlık olur hani. Umarım Sayın Uygur Seçilip te İl Başkanlığı koltuğuna oturduğunda da bu kararlılığının sibobunu çekmez. Hani genel de hep böyle olur ya. Seçim öncesi ve sırasında önce bol keseden atılır. Sonra birden bire unutuluverir verilen sözler. Eminim Sayın Uygur bu sınıfa giren politikacılardan olmayacaktır!... Hıııııım.
Yoksa!....Zaman gösterecek…
İşte size Uygur’un eteğindeki taşlardan sadece bir kaçı.
- “O Bülent karı’da oradan indirmek boynumun borcu olacaktır. Bu Manisa’nın belediyesini de alacağım, İlçelerdeki, beldelerdeki belediyeleri de alacağım.Bu misyonu sahiplendim. Bu misyonu kimse elimden alamaz.”
- “Halkı kandırarak iktidar olan partiye sesleniyorum. Sizin günleriniz azaldı. Sizin artık bu insanlara çektirdiğiniz zülüm yeter, bu insanları bu güne kadar kandırdınız. O da yeter .Bu ülkeyi pazarlamaya başladınız o da yeter. “
- “Yazıklar olsun sizlere. Manisa’nın kalbi satılır mı.” Sayın Başkan ve Belediye meclis üyelerine sesleniyorum. Çocuklarınıza bırakacağınız kara lekedir bu satışa evet demeniz. Manisa’nın kalbi satılamaz. Belediyecilik sağı sola satmakla yapılmaz, Hizmet satmakla yapılmaz”
- “Ben iki dönem için il başkanlığına adayım. Neden mi ikinci dönem . Biz bu davanın emrindeyiz kimsenin adamı değiliz. Biz DYP misyonun sahibi olan, DYP nin adamıyız.”
- “Parti Büyüklerimiz bize yol göstermeli, önümüzü tıkamamalı açmalıdır.”
- “Önümüzdeki yapılacak genel ve yerel seçimler de hakim huzurunda ön seçimleri gerçekleştireceğiz. Demokrasi ne diyor seçil de gel. Sandıktan çık ta gel diyor. Bundan sonra gökten zembille inmek yok.”
- “Manisa kontenjanlardan bıktı -usandı. Gerekirse ilçe başkanları ile genel merkeze baskı yaparız “ya bizim dediğimiz olur, yada buyurun siz yönetin der” anahtarı teslim ederiz.”
- “Hizmet oturmakla, oturduğun yerde yönetmekle olmaz.Koşturacaksınız.”
- “Halkı kandırarak iktidar olan partiye sesleniyorum. Sizin günleriniz azaldı. Sizin artık bu insanlara çektirdiğiniz zülüm yeter, bu insanları bu güne kadar kandırdınız. O da yeter .Bu ülkeyi pazarlamaya başladınız o da yeter. Atalarınızın size bıraktığı yerleri siz nasıl para ile satarsınız?”
- “Sayın Belediye başkanımıza da sesleniyorum;” yazıklar olsun sizlere. Manisa’nın kalbi satılır mı.” Belediye meclis üyelerine sesleniyorum. Çocuklarınıza bırakacağınız kara lekedir bu satışa evet demeniz. Manisa’nın kalbi satılamaz.”
- “Belediyecilik sağı sola satmakla yapılmaz, Hizmet satmakla yapılmaz. Bunlara dur deme zamanı sandıktadır. Bunlara dur diyecek olan misyonda DYP’dir. Önce genel secim kazanılacak, ardından mahalli secimler kazanılacaktır.Bu ülke acemilere bırakılmış. Acemilerin işi yoktur bu ülkede .” dedi..
- “Zaman içinde Askeri darbelerle misyonumuzun önü kesildi.”
- “Mevcut iktidardan dolayı bu gün Türkiye zülüm görüyordur. Zülüm gören bu halkı bu milleti ancak DYP misyonu kurtaracaktır.”
Eğer bu bir seçim yatırımı ise; ne yalan söyleyeyim Uygur hedefi 12 den vurmanın yolunu bulmuş. Ancak madalyonun diğer yüzüne bakarsak; Sayın Başkan Bülent Kar ve ekibi acaba tüm bu suçlamaları hak ediyor mu? Sayın Uygur’un üslubu siyasi hitap literatüründe bir yere oturuyor mu? Bu hitap ve eleştiri türü Türk siyaset anlayışına yakıştı mı?
Bir parantezim olacak. Sayın Uygur’un; “Lugatımızda kavga yok, Hoş görü var. Küsmek yok, barış var.” Cümlesi ile yukarda ki üslubu arasında bir tezatlık mevcut mu?.
Bunlarda kamuoyunun merak ettikleri. Elçiye zeval olmaz. Ben bir elçiyim. Ve tarafsız bir gazeteciyim. Görevim olanları, olduğu gibi aktarmaktır. Yorum kamuoyunun?
Kamuoyunun merak ettiği bu soruları cevaplamak ta Sayın Uygur’a düşer. Sayın Başkan Bülent Kar ise; Cevap hakkını kullanmak ister mi?
Bütün bunları zamanla bekleyip, göreceğiz.








