Kendine yontan imparatorlar …
Kimler geldi aklınıza Manisa da?
Benim aklıma, hiç çıkmayan en az 7 tanesi… Hala emiyorlar vampir misali Manisa’yı….Lokur lukur…
Zamanla hepücüğü birer birer deşifre edilecek… Kuşkunuz olmasın. Yaşarsam…
Bugünküsü Beyaz eşyanın imparatoru…
Yakışıklı, karizmatik patronu ile ün salmış. Bi de ‘City’si olan (Türkçesi ‘şehri’) Vestel
Düşündüm azıcık…
Bir patron kurduğu bir üretim alanına niye ‘CİTY’ der?
Çok düşünmeye gerek yok… Bi gıdım aklı olan, verir bu sorunun cevabını. Zaten benim de ancak o kadar var ya… Koskoca Zorlu’yu dilime doladığıma göre, ancak bi gıdım aklım olabilir değil mi?
VESTEL CİTY
Aaaa ciddi bi şiy…
‘City’ ‘Şehir’ ‘Vestel Şehri’
Ne olabiler ki bu şehirdeeee
(Yahu kusura bakmayın. Şu Cazibe’nin tatlı konuşması pek bi takıldı dilime. Af edersiniz…)
Eeee tabi ki Vestel Markasının, beyaz eşya sektöründe üretebileceği her ürünün imalatı…
Eeee ne var ki bunda? Ne güzel işte. Manisa’da bir dev… Yeni ürünler, yeni fabrikalar, Manisa’ya rant. İşsize iş. Ekmeksize aş. Manisa’da ekonomik hareket. Al –ver… Ekonomiye can ver…
Hesap böyleydi…
Amaaa. Gelin görün ki O hesap, bu hesap değil…
‘VESTEL CİTY’
Duvarları kalınca örülmüş bir belene kampı. Bir İsrail kopyacısı. Bir Hitler klasiği.
***
“Denize düşen yılana sarılır” Ne kadar da koyulması gereken yere ve duruma yakışan bir Atasözümüzdür…
Adam işsiz. Adam aç. Adamın evine götürecek ekmeği yok. Naapsın ?
Naapsın ? Vestel’in kapısına kamp kursun. Çadır açsın. İlk yarattığı fırsatta bir form doldursun. Şansı yaver gider de kabul edilirse, VESTEL DE İŞE GİRSİN…
Ama aklı varsa benim kadar bi gıdım, doğum ve yaşadığı yer bölümüne Manisa yazmasın…. Zira Vestel işe; yerlisinden çok, bu şehre göçle geleni tercih edecektir de ondan… Niye mi? 3 ay sonra sepetlenmek istendiğin de, gidecek yeri olmadığından İmparatorun şartlarına boyun eğmesi daha muhtemeldir de ondan…
Manisalı ise iyi-kötü; evi-yurdu-barkı vardır ya… Yönetime diklenme şansı daha fazladır ya, Ondan… Eeee durduk yerde başa bela… “Salla gitsin. Manisalı işçi almayın. Dışardan göçle gelenleri alın. Onların eli-kolu mahkum olur bizim Nazi kampımıza” emri verilmiştir bir kere.
Aslında bu da bir Al-ver…Ekonomiye Can ver sirkülasyonu…
Al işçiyi. 3 ay çalıştır. Veya en fazla 6 ay. Hukuki hakları doğmadan sepetle…Yenisini al…Nasıl olsa “kapıda iş bekleyen binlerce işsiz var. Gider biri, gelir biri” bu sayın Zorlu’nun açıklamasıdır haaa. Yoksa ben niye böyle bir cümle sarf edeyim. Ne haddime, ayol…
Sonra VESTEL’İN CİTY’sinin hukuki haklarını arayan, düzenleyen, organize eden, engin tecrübesi ile yöneten o ünlü Avukatlar, danışmanlar kadar aklımız ermez bu işlere… Altı üstü bir gazeteciyiz… Neme lazım…
Dedik ya bu da bir sirkülasyon hesabı… Bir yılda VESTEL’in CİTY’sine giren ve çıkan işçi sayısı, herhal bu şehrin nüfusunun dörtte biri kadar vardır. Hesabına ulaşamadım ama. Konuştuğum 100 den fazla işçi, bana bu hesabı veriverdi de… O hesapla yazıyorum. Bu da VESTEL CİTY işçi devirme ekonomisi. Bakkal-çakkal ve marketlerde bulunmaz, satılmaz… Sadece VESTEL’İN CİTY’ sinde bulunur. İtina ile talep ediniz.
***
Ahmet Nazif Zorlu Vestel’in web sitesinde şöyle bir laf etmiş. Kafam bu cümlelere bi takıldı ki sormayın…
“… Ama, her zaman ve her şart altında çalışanlarına, birlikte iş yaptığı herkese karşı adil ve sorumlu, her zaman daha iyisini başarmak için çalışkan ve disiplinli, içinde yaşadığı topluma ve tüm insanlığa karşı dürüst ve saygılı, ülkemize karşı da sorumluluğunun bilincinde kalacağımızı…”
“Adil olmak, sorumlu olmak, saygılı olmak” Bu üç önemli durum, Vestel’in yönetim şekli ile pek örtüşmüyor be Sayın Zorlu… Yoksa siz City’nizin yönetim şeklinden bi haber misiniz? Ya da alengirli olsun diye mi bu lafları ettiniz? Dünyaya açtınız? Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu Mirim ?
***
Koca bir Vestel İmparatorluğunun patronusunuz… Emrinizde çalışan 10 binlerce insan var. Sizin tercihinizi biz şehir olarak pek çözemedik…
Tercihiniz acaba; çalıştırdığınız On binlerin hayır duasını alarak mı bu imparatorluğu yönetmek ?
Yoksa bu on binin en az yarısının ahını alarak mı ?
Haaa birde
Bu CİTY’nizden Manisa ne zaman rantlanacak? O’nu da pek bi merak ediyoruz cümbür-cemaat?
Yoksa toprağını, suyunu, havasını, işçisini kullandığınız bizim şehrimiz, Sizin CİTY’nize taşeronluk yapmaya devam mı edecek uzun yıllarca ?
Hani acaba; Vestel minnet borçlu olduğu, eğlence-dinlence alanlarından yoksun bu şehre bir sosyal tesis kurmaz mı? Çocukları çok sever İmparator… Acaba Onlar için, sosyal aktivitelerini yapabilecekleri bir eğlence kompleksi ? İçinde sineması, tiyatrosu, oyun alanları, havuzu, Aquaparkı, restoranı, sergi salonları…vs.’nı içinde barındıran bir kompleks ? Haaa? Yapmaz mı acaba? Allah’ı var Manisaspor’a çok destek verdi. Ama şehrin kendisine ? Göremedik…
Bi de… Bu sorularımıza tenezzür edipte cevap verirseniz?
Yoksa sorularımızı cevaplamaya damı tenezzür etmez siniz?
Ya da şöyle yapalım…Helikopterinize bi gün kocaman yazılarla bir döviz asın. Üzerine de şunu yazın.
“Teşekkür ederim Manisa. Seni epey bir sömürdüm. Şimdi başka CİTY’ler peşindeyim. Byeee”
Çok mu uzun oldu ? Hay Allah… Sığmaz dimi bu yazı, dövize?
O zaman kısaltalım…
“Seninle işim bitti Manisa. Byeee”
Nasıl oldu mu?








