Bir helikoptere binip de kenti kuşbaşı yukardan aşağı izlemek imkanı bulabilseniz… Allaaah…
Ampullü ve turuncusuyla AK Parti, altı oku ve Kırmızı- beyazıyla CHP, üç hilali ve kırmızı-beyazıyla MHP, Sarı fon üzerindeki yeşil ağacı ile BDP, güvercinleri ile DSP, ÖDP, DTP… bilumum parti bayrakları…
Her tarafta bir renk, her tarafta bir cümbüş…
Bayraklardan, posterlerden, afişlerden geçilmiyor… Bir şeyin veya binanın altından geçerken mutla ki bir siyasi parti bayrağının ucu, kafanızı değiyor… Bir binanın balkonundan, diğerininkine…Çatısından, diğerine, bir direkten diğerine. Sokaklara, caddelere, işyerlerine, araçlara…vs. Hepsini anladık…
Ama dün gördüğüm manzara gülmekten kopardı beni… Karın kaslarım yırtılacak zannettim gülmekten…
Bakın şimdi olay şu…
Önde bir Doç, arka da bir minibüs…Doçun arkasında birkaç tane koyun… Koyunların boynuzlarında küçük AK Parti Bayrakları… Doçun arka klasöründen, arkadaki minibüsün sileceklerine, tamponuna ve üstündeki bagaj demirlerine bağlanmış kocaman, kocaman AK Parti bayrakları…
Önde Doç…
Arkada Minibüs …
İki araç ortasında çamaşır ipi misali gerilmiş propaganda bayrakları…
Mimar Sinan Bulvarından Migros yönüne ilerliyoruz….
Ayşe Teyze’nin çamaşır asma bahçesi sanki….
Kırmızı yanıyor… Öndeki Doç duruyor. Arkadaki Minibüste… Bayraklar tekerlerin altında…
Trafik alt-üst.
Ortalık seçim ekonomisi. Ortalık reklam cümbüşü.








