27.06.2012
Sümerbank Pamuklu Mensucat… Manisa da ki sömürü mevzuatının yakın tarihi…
Dün birinci bölümünü yayınladığımız araştırmanın, bugün tamamını siz okuyucularımızla paylaşıyoruz. Amaç bilinmeyenleri halka anlatabilmek, bilinenleri de yeniden anımsatabilmek. Tarih sürecinde yaşanan gelişmelerin sebep-sonuç ilişkilerini irdeleyebilmek. Tarihe bir not düşebilmek. Kusurumuz oluyor ise de affola…
Yıl 1954. Başbakan Adnan Menderes. Yer Manisa. 1200 sevgi dolu ve Ülkesinin malına sahip çıkmaya kararlı Manisalı; dişinden tırnağından arttırdığı tasarruflarını, yastık altındaki parasını-altınını, hayvanını, evini, arabasını, tarlasını, Markını-dolarını kısacası elinde avucunda ne varsa satarak, Manisa Pamuklu Mensucat A.Ş.’ye ortak oldu. Böylece Pamuklu Mensucat dönemin Başbakanı Adnan Menderes’in emriyle "Türk sanayisinin gelişmesine katkı sağlamak" amacıyla kurulmuş, hisseli bir işletme vasfına sahip olmuştu. Kısa zamanda Manisalı tarafından alınan hisselerle, Fabrikanın yarı hissesine Manisalılar sahip olmuştu.
Eskiden bir Sümerbank vardı !
Türk Askerini, yoksulunu giydiren, vatandaşına ilmek ilmek kumaş dokuyan, Manisalı işsize ekmek kapısı açan bir Sümerbank…. Ne oldu da, hiç oldu… Gelin hep birlikte öğrenelim. Hem de ta başından itibaren…Sebep-sonuç ilişkisi ile. Pamuklu Mensucatta yılan hikayesine dönen bu silsileyi konuyu en iyi bilene sordum. Ali Suat Ertosun’u telefonla arayarak Manisa’ya davet ettim. Kırmadı ve geçtiğimiz haftanın son gününde bir araya geldik. Manisa Pamuklu Mensucat bilmecesinin tamamını ben sordum, Ali Suat Ertosun belgeleri ile birlikte bir bir anlattı. Ankara’dan Manisa’ya getirdiği kocaman bir koli arşivini, dava dosyalarını önüme serdi. Tüm dava dosyalarını 4 gün boyunca tek tek inceledim. Öyle ya… Koskoca Pamuklu Mensucat davası bu. Hata kabul etmez. Didik didik etmek lazımdı dava dosyalarını. Öyle de oldu. 4 gün bu araştırma üzerine çalıştım. Ve ortaya çıkan bu araştırmayı, siz okuyucularımızla paylaşıyorum. Bu araştırma da yazılmayan bir çok konu var. O’da devam eden davalar olmasındandır. Birinci bölümünü dün yayınladığımız araştırmanın 2. Bölümünü bugün siz okuyucularla paylaşıyoruz. Mensucat hikayesinin hukuki sürecini gelin Ali Suat Ertosun’un ağzından ve belgeleri ile irdeleyelim.
Özelleştirme. Özellikle batının uyguladığı bir sistem. Güçlü devletlerin, gelişmeye yeni başlamış olan Türkiye gibi çevre ülkelere dayattığı bir buyruk. Türkiye’ye ‘Neyiniz var, neyiniz yok özelleştireceksiniz’ denildi. Türkiye’de ak mı- kara mı diye araştırmadan, ne denildiyse yaptı. İşin özü Türkiye düşmanını masasına çağırdı ve elinde ne var ne yok, düşmana sattı.
Türkiye’nin ekonomisini ayakta tutan, milyonlarca işçiye ekmek kapısı olan ata yadigarı o kadar çok kuruluş özelleştirildi ki, tarihteki özelleştirilen firmaların listesine ve ürettikleri ürünlere bakıldığında Türk’ün malında ne kadar çok ülkenin ve şahsın gözü olduğunu daha iyi anlayabiliyorsunuz. Türk’ün elindeki en değerli üretim silahları bir biri sökülüp alındı. Amaç güçsüzleştirmek, otoritesizleştirmekti. Bu malları satın alan firmalar bu devasa gücün farkına çoktan vararak almaya talip olmuşlardı, ancak mallarımızı yabancıya satan, hatta peşkeş çeken Türkiye hükümetleri satarken bu malların Türkiye için değerini ve kaybettiklerinde yabancıya nasıl el-pençe divan durmak zorunda kalabileceğini hesap edemedi.
Neleri sattık?
TAKSAN, GERKONSAN, SEKA Afyon İşletmesi , SEKA Balıkesir İşletmesi, SEKA Çaycuma İşletmesi, SEKA Kastamonu İşletmesi, SEKA Aksu İşletmesi, SEKA Taşucu Tersane Alanı, SEKA’ya ait 4 taşınmaz, TZD Sakarya İşletmesi, THY USAŞ, TDİ Trabzon Limanı, TDİ Dikili Limanı, TDİ Kuşadası Limanı, Sümer Holding’e Ait Merinos Halı Fabrikası, Sümer Holding’e ait Eryağ, Sümer Holding’e ait Adıyaman İşletmesi, Sümer Holding’e ait 117 adet taşınmaz, KBİ’ye ait 103 arsa, 89 lojman, EBÜAŞ-MEYBUZ, EBÜAŞ’a ait 54 taşınmaz, TEKEL Kaya Tuz, TEKEL’e ait 30 taşınmaz, ESGAZ, Bursagaz, Eti Bakır, Eti Gümüş, Eti Krom, Eti Elektrometalurji A.Ş, Çayeli Bakır İşletmeleri A.Ş, KBİ Samsun İşletmesi, KBİ 65 adet taşınmaz, DİV-HAN A.Ş, Amasya Şeker Fabrikası, Kütahya Şeker Fabrikası, Sümer Holding’e ait TÜMOSAN, Sümer Holding Malatya İşletmesi, Sümer Holding Bakırköy İşletmesi, Sümer Holding Diyarbakır İşletmesi, Sümer Holding Çanakkale Deri İşletmesi, Sümer Holding’e Ait 108 Adet Taşınmaz, Sümer Holding Ortadoğu Teknopark A.Ş, SEKA Karacasu İşletmesi, SEKA Ankara Alım Satım Binası Müdürlüğü, SEKA Ardanuç İşletmesi Varlıkları, TÜGSAŞ, TÜGSAŞ Gemlik Gübre San. TAŞ, TÜGSAŞ-İGSAŞ hisseleri % 100, TÜGSAŞ Urfa Depoları arazisi, TÜGSAŞ’a ait 23 taşınmaz, İGSAŞ Kütahya Gübre Varlıkları , TEKEL Alkolü İçkiler San. A.Ş, TEKEL’e ait 60 adet taşınmaz, TEKEL İnegöl Kibrit Fabrikası T.A.Ş, TEKEL Gemlik Sun.İp.Mües. T.A.Ş, TEKEL Tuzluca Tuzlası, TEKEL Sekili Tuzlası, EBÜAŞ Samsun Soğuk Hava Deposu, EBÜAŞ Manisa Kombinası, ( Et Balık Ürünleri A.Ş.), EBÜAŞ Manisa Arsası ( Et Balık Ürünleri A.Ş.), EBÜAŞ’a ait 101 adet Taşınmaz, TDİ Ankara Feribotu, TDİ Samsun Feribotu, PETKİM 2 adet taşınmaz, TEDAŞ 1 arsa, 1 adet trafo binası, TEDAŞ 1 adet taşınmaz, Ataköy Turizm A:Ş, Ataköy Otelcilik A:Ş, Ataköy Marina Ve Yat İşletmesi, Sümer Holding Beykoz İşletmesi, Sümer Holding İstanbul İmar LTD.ŞTİ, Sümer Holding 2 adet Taşınmaz, TDİ Karadeniz Gemisi, TEKEL Kristal Tuz Rafinerisi, TEKEL Kağızman Tuzlası, TEKEL’e ait 49 adet taşınmaz, TÜPRAŞ 2 adet taşınmaz, TDİ 1 adet Taşınmaz, SEKA 5 adet taşınmaz, Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü (Tasfiye Edildi), SSK Hastaneleri (Tasfiye Edildi), SSK Eczaneleri (Tasfiye Edildi), SEKA Kocaeli Fabrikası ve arsası, Sümer Holding Sarıkamış İşletmesi, Sümer Holding Sivas Dokuma Fabrikası, Sümer Holding Manisa Pamuklu Mensucat A:Ş, Sümer Holding Makine Ve Teçhizat, Sümer Holding 32 Adet Taşınmaz, TÜGSAŞ Samsun Gübre Sanayi A.Ş, Tekel 5 Adet Taşınmaz, Araç Muayene İstasyonları 1. Bölge, DSİ Erciyes Sosyal Tesisi, Bayındırlık Ve İskan Bakanlığı ERCİYES Sosyal Tesisi, Karayolları ERCİYES Sosyal Tesisi, TEKEL Sigara Fabrikaları, Sümer Holding Bergama Pamuk İpliği Fabrikası, TEKEL Sigara Fabrikalarına Ait Taşınmazlar,TEKEL Puro Fabrikaları, TEKEL Alkol İşletmelerine Ait Taşınmazlar, Tercan Ayakkabı İşletmesi, TCDD Mersin Limanı, Adapazarı Şeker Fabrikası, Ereğli Demir Çelik Fabrikası, İskenderun Demir Çelik Fabrikası, Ereğli Limanı, İskenderun Limanı, Yarımca Limanı, Yarımca Porselen Fabrikası, Romanya’daki Silisli Sac Fabrikası, Divriği Demir Madeni, Hekimhan Demir Madeni, Kırıkkale Çelik Çekme Boru Fabrikası, BORÇELİK, TÜPRAŞ, PETKİM, Türk TELEKOM, Kıbrıs Türk Hava Yolları, TÜGSAŞ Toros Gübre Fabrikası, TÜGSAŞ Tekirdağ, Tarsus, Fatsa Depoları, Seydişehir Eti Alüminyum A.Ş, Oymapınar Barajı, ETİ Alüminyum’a ait Madenler, Emekli Sandığı Ankara Emek İşhanı ve Emekli Sandığı İstanbul Hilton Oteli. Bunlar benim bilebildiklerim. İhtimal ki bilmediğim daha bir çok kamu malımız var çatır çatır özelleştirilerek satılan. Ne kaldı geriye? Benim bildiğim bir tek Türkiye’nin yol ağı. Bu liste daha ne kadar uzayıp gidecek, yaşayıp göreceğiz.
Türkiye’nin dijital güvenliği de yabancının elinde
Özelleştirmede işin en korkunç tarafı ise; Türkiye'nin dijital güvenliği yabancıların kontrolü altında. Bu kontrolün İsrail'de olduğuna dair bir kaç belge okudum. Akıllara zarar…Türk’ün Türk’ten başka dostu yoktur deriz, ama kamu malları dahil Türkiye’nin tüm haberleşme ve dijital güvenliğini de yabancıların eline niye teslim ederiz anlaşılır değil. Ben Manisa bilgisayarımda veya telefonumda ne yapıyorsa, elin gavuru hepsinin çeteresini kendi server’ında arşivleyebiliyor. Aklı olan bir hükümet bunu nasıl kabul edebilir ki? Soruyoruz cevap yok…
HANGİ KURUM KİME SATILDI?
Atatürk döneminden itibaren güçlüklerle yaratılan karlı kamu kuruluşların kimlere satıldığını da araştırdım. İşte o yürek sızlatan tablo. Türk Telekom Araplar'a, Telsim İngilizler'e, Kuşadası Limanı İsrailliler'e, İzmir Limanı Hong Konglulara, Araç muayene işi Almanlar'a, Başak Sigorta Fransızlar'a, Adabank Kuveytliler'e, Avea Lübnanlılar'a, Petkim Azeriler'e, Tekel'in içkisi Amerikalılar'a, Tekel'in sigarası ABD ve İngilizler'e, Finansbank Yunanlılar'a, Oyakbank Hollandalılar'a, Denizbank Belçikalılar'a, Türkiye Finans Kuveytliler'e, TEB Fransızlar'a, Cbank İsrailliler'e, MNG Bank Yunanlılar'a, Dışbank Hollandalılar'a, Şekerbank Kazaklar'a, Yapı Kredi'nin yarısı İtalyanlar'a, Turkcell'in yarısı Finliler ve Ruslar'a, Beymen'in yarısı ABD'lilere, Enerjisan'ın yarısı Avusturyalılar'a, Garanti'nin yarısı Amerikalılar'a, Eczacıbaşı İlaç Çekler'e, İzocam Fransızlar'a, Demir Döküm Almanlar'a, Döktaş Fransızlar'a, POAŞ Avusturyalılar'a satıldı.
Bankalar da satıldı
Türkiye’de bankacılık sektöründe, son olarak OYAK Bank’ın satılmasıyla, yabancı payı P′ye tırmandı. Diğer ülkelerde bankacılık sektöründeki yabancı payı ise; Almanya’da %5, İtalya’da %8, İspanya’da % 10,Hollanda’da % 11, Danimarka’da % 17, Fransa’da % 19, Yunanistan’da ise % 20. Bankacılık sektörünün yanı sıra sigortacılık sektöründeki 10 büyük şirketin 7’sinde yabancılar hakim. Türkiye’ye son 5 yılda 10 Bin 527 yabancı şirket geldi. Türkiye borsasının p-80 kadar payı da yabancılar elinde.
Bankaların akıbeti ise şöyle;Türk Ekonomi Bankası, Fransız BNP Paribas ile ortak oldu, Dışbank, Fortis’e satıldı, sonra TEB ile birleşti. Denizbank, Dexia’ya satıldı, Finansbank, Yunan Milli Bankası NBG’ye satıldı, Garanti Bankası’nın yüzde 25,5 payı GE’ye satıldı, Yapı Kredi Bankası, Koç-UniCredito’ya satıldı, C Bank, İsrail bankası Hapoalim’e satıldı, Şekerbank, Kazakistan bankası Turan’a satıldı, Tekfenbank, Yunan bankası EFG’ye satıldı MNG Bank, Lübnanlı Hariri ailesine satıldı, Adabank, Kuveyt Bankası The İnternational Investor’a satıldı, Ordu ve Yardımlaşma Kurumu’nun Bankası Hollandalı INC’ye satıldı. Atatürk’ün Konya’da açtığı “uçak fabrikası”nın “gazoz fabrikasına” çevrilmesi gibi pek çok işletme de önce başka sektörlere kaydırılıyor, sonra da kapatılıyor… Tıpkı TZD Manisa Kükürt İşletmesi faaliyetlerine son verilmesi gibi.
Milli değerler bir bir satılıyor
Yavaş yavaş değil hızla satılan bu Milli değerlerin sonu hüsran ve işsizlikle bitiyor. Ancak satılmalar bitmiyor, devam ediyor. Kısacası Türkiye Cumhuriyeti kurulduğunda ve sonrasında kurulan tüm milli değerler ve işletilen fabrikalar bir bir satılıyor veya yabancıya peşkeş çekiliyor.
Satılanlardan biride Manisa Pamuklu Mensucat A.Ş.
Satılarak listesi uzayıp giden bu fabrikalardan biri de Manisa’nın göz bebeği, 1954 yılında Başbakan Adnan Menderes'in Manisa’da ilk yatırımı olan ve açılışını kendisinin yaptığı Manisa Pamuklu Mensucat A.Ş. idi. Manisa Pamuklu Mensucat A.Ş. devlet yatırımlarına halkı da ortak etme anlayışıyla, müteşebbislerin sermayeleriyle kurdurduğu üç Sümerbank fabrikasından biriydi.
Zamanın birinde bir Manisa Pamuklu Mensucat A.Ş. varmış !
Yıl 1954. Başbakan Adnan Menderes. Yer Manisa. 1200 sevgi dolu ve ülkesinin malına sahip çıkmaya kararlı Manisalı; dişinden tırnağından arttırdığı tasarruflarını, yastık altındaki parasını-altınını, hayvanını, evini, arabasını, tarlasını, Markını-dolarını kısacası elinde avucunda ne varsa satarak, Manisa Pamuklu Mensucat A.Ş.’ye ortak oldu. Böylece Pamuklu Başbakan Mensucat Adnan Menderes’in emriyle "Türk sanayisinin gelişmesine katkı sağlamak" amacıyla kurulmuş, hisseli bir işletme vasfına sahip olmuştu. Kısa zamanda Manisalı tarafından alınan hisselerle, fabrikanın yarı hissesine Manisalılar sahip olmuştu.
Ne amaçla kurulmuştu ?
Manisa Pamuklu Mensucat Anonim Şirketi, Ülke sanayisinin temellerini atan ve âdeta sanayi mektebi vazifesi gören, demir-çelik, iplik-dokuma, deri-kundura, selüloz-kağıt ve çimento fabrikalarını kuran Sümer Holding Anonim Şirketine(Sümerbank) bağlı olarak, 1954 yılında “Devlet-Halk” ortaklığı şeklinde kurulmuştu. Uzun yıllar giyecek giysisi ve ayakkabısı olmayan, giysilerine yama üstüne yama yapan, çocuklarını okula nalınlarla gönderen ve lâstik ayakkabılar çıktığında bayram eden bir toplum için bu tür fabrikaların ne kadar önemli olduğu izah edilemez bile. 1960 yılında iplik ve dokuma üretimine başlayan ve 1600 işçisi olan tesis, ekonomik ve sosyal hayata getirdiği yenilikler yanında; özellikle, kentli nüfusun ve kent kültürünün oluşumunda da önemli roller oynadı.
26 yıl dokuma ve konfeksiyon üretti
Başlangıçta iyi üretim yapan ve ürettiğini kolayca satabilen Manisa Pamuklu Mensucat A.Ş. yıllarca büyük bölümü Silahlı Kuvvetler'e ve diğer resmi kuruluşlara satılmak üzere dokuma ve konfeksiyon üretti. Öyle ki Türkiye piyasasının dokuma ve konfeksiyon sektörünü elinde tutabilmeyi başarmıştı. Ancak bu yıllarda da hisse sahibi vatandaşlara tek kuruş kar payı veremiyordu. Buna rağmen hisse sahipleri yine iyi niyetli davranıp yeter ki fabrika ayakta kalabilsin, kapanmasın, işsiz gençlerin buldukları bu iş kapısı yok olmasın diye, alamadıklarını kar paylarını önemsemediler. Hep paralarını alabilecekleri gün gelecek umuduyla beklediler, beklediler. Hissedarlar tam 20 yıl kar paylarını beklediler. Aradan 58 yıl geçti, şimdiki hissedarlar hala bekliyorlar…
Mensucat’ın çöküşü 80’li yıllarda başladı
1980’li yıllara gelindiğinde fabrikanın teknolojisini yenilemesi gerekti. Fakat Mensucat bu yeniliği kaldıracak ekonomik güce sahip değildi. Mensucat’ın çöküşü işte 80’li yıllarda başladı. Teknolojisini yenileyemeyen Manisa Pamuklu Mensucat her geçen yıl zarar etmeye başladı. 20 yıl boyunca hissedarına kar payı dağıtamadığı gibi, üretimde yavaşlamıştı. Kuruluşunda “Devlet-Halk” işbirliğine örnek gösterilen ve gerçek şahıs hissesi yüksek olan Manisa Pamuklu Mensucat Anonim Şirketi, kötü yönetimler ve bazı siyasî nedenlerle devamlı zarar ettiğinden ve ortaklarına kâr dağıtamadığından, gerçekleştirilen sermaye artırımları sonucu kamu hissesi % 99.99’a yükselirken, halk hissesi 1/10.000’e kadar gerilemiş; sonunda kimi siyasetçiler her zaman yaptıkları gibi yine en kolayını yaparak, geçmişi kötülemişler ve çareyi özelleştirmekte bulmuşlardı. Bu anlayışın sonucu olarak, sosyal devletin en önemli çekirdeklerinden olan Sümerbank İşletmeleri, 1987 yılında özelleştirme kapsamına alınarak, tahrip edilmeye başlandı.
2004’de üretim durdu
Yıl 2004. Manisa’yı Sosyal Güvenlik ile tanıştıran, kamu-vatandaş ortaklığına ilk adımı atan, Manisa’nın en büyük sanayisi Pamuklu Mensucat'ın makineleri 2004 yılında durdu. Haftalarca üretim yapılmadı. Ardında beklenen son gerçekleşti. Manisa’nın ekonomisi olan ve Manisalı için maddiyatının yanında manevi bir değerde taşıyan Mensucat fabrikasının kapılarına kilit vuruldu. 50 yıllık koca bir sanayi devi, Manisalının gönlünün sultanı Pamuklu Mensucat artık gözden çıkarılmıştı. Artık makineler çalışmıyor, dikiş sesleri gelmiyor, fabrikasının her mesai saati değişiminde öten borusu ötmüyor, işçiler fabrikanın önüne üşüşmüyordu. Pamuklu Mensucat artık kapanmıştı. Hissedarlar, çalışanlar çok üzgündü. Zira çalışanlar işlerinden olmuşlardı, hissedarlarda da kar paylarını alamamak endişesi hakimdi. Zaten öylede oldu. Bu silsile 58 yıldır devam ediyor.
Pamuklu Mensucat Gelinlik kız misali Özelleştirme taliplerini beklemeye başladı
Kapanan Pamuklu Mensucat’ın bundan sonraki dönemi ile ilgili uzun metrajlı bir film çekilir. Kavgalar, husumetler, yolsuzluklar, davalar, evrakta sahtecilik, görevi kötüye kullanma… En önemlisi de siyasetin ve menfaatçilerin kirli elinin uzantıları. Evet artık Pamuklu Mensucat Gelinlik kız misali özelleştirme taliplerini bekliyordu.
ÖİB MPM’ı değerinin tam 10'da 1'i fiyatına OGG’ye sattı
2005 yılında başlayan olaylar silsilesi; Manisa’nın ve Pamuklu Mensucat’ın şehrin orta göbeğine her gün bombaların düşmesine sebep oluyordu. Mensucat, ortaklar, davalar ve OGG her gün yerel ve yaygın medyanın gündemine malzeme oluyordu. Zira hissedarlarının minicik yatırımları ile 50 yıl Türkiye’ye ilmek ilmek kumaş dokuyan Mensucat’ı, Özelleştirme İdaresi Başkanlığı (ÖİB) değerinin tam 10'da 1'i fiyatına Manisa Belediye Başkanı Bülent Kar'ın başkanlığında kurulan Manisa Ortak Girişim Grubu (MOGG) adı altındaki 47 Manisalı işadamına sattı.
Başta Manisa’nın Malı Manisa’da kalacaktı
2004'te kapatılan Manisa Pamuklu Mensucat, Özelleştirme İdaresi (ÖİB) tarafından 13 Haziran 2005'te, Manisa Ortak Girişim Grubu'na (Manisa OGG) 3 milyon 750 bin dolara (4. 5 milyon YTL) satıldı. Zira ‘Manisalının Malı Manisa’da kalsın’ sloganı ile yola çıkarak kurulan Manisa Ortak Girişim Grubu A.Ş (OGG A.Ş ) 47 işadamı ile Manisa’ya iyi şeyler yapacağız. Manisa’yı biz kalkındıracağız, Manisa’ya yatırım yapacağız diyorlardı o tarihte. O dönem Manisa Milletvekili olan Bülent Arınç’ın önderliğinde ve dönemin AKP’li Belediye Başkanı Bülent Kar’ın koordinatörlüğünde kurulan OGG sonraki yıllarda çok konuşulacak davaların bir numaralı kişileri olacaktı. OGG'nin, yüzde 5'i Manisa Ticaret ve Sanayi Odası, Ticaret Borsası, İl Özel İdare, Esnaf ve Sanatkârlar Birliği ile belediyeye, yüzde 95'i de 47 kişiye aitti. Manisa OGG, fabrika arsasının 55 bin metrekaresini, aldıktan kısa bir süre sonra 13 milyon 750 bin dolara ( l8 5 Milyon YTL) TESCO- KİPA'ya sattı ve Pamuklu Mensucat'ın özelleştirme öncesi küçük hissedarları olan 5 bin kişiye toplam 300 dolar düştüğünü açıkladı. Ama başta Manisalının olması planlanan bu mal, OGG tarafından son bir çark ile Hollandalı şirket Redevco’ya satıldı.
OGG Kuruluşunda kimler vardı?
Manisa Ticaret Ve sanayi Odası, Ahmet Tarık Almış, Mahmut Şentürk, İsmail Akdede, Dündar Çiloğu, Tahsin Çambel, Közer Tekstil konfeksiyon gıda ve Tarım Ürünleri İth. İhr.San. ve Tic. A.Ş, Ömer Durmaz, Adnan Özgürler, Tayfun Hassümer, Kenan Yaralı, Semih Vardarer, Nizamettin Etyemez, Halis Teker, Güner Kayın, Oğuz Sümer, Özer Yerkazanoğlu, Bekir İçier, Mehmet Çözel, Mustafa Özer, Mehmet Gürleyen, Ayhan Okur, Hüseyin Ertekin, Ünal Pehlivan, Erdal dursun, Selçuk Sezen, İmer Turizm, Cemal İzci, Muzaffer Çakmak, Sadık Özkasap, Ali Rıza Dane, Yaşar Necati Taylan, Ali Zorcesur, BESOT (Manisa Belediyesi Sos. Tes. ve Enerji Tic. San. A.Ş), Bekir Kılınç, İrfan Eryüksel, Alkan Kaya, Hüseyin Eryüksel, Arif Koşar, Manisa Ticaret Borsası, Şeref Dikyar, Hüseyin Akdede, Cemal Hasvatan, Hakkı Bayraktar, Öner Yeşilkaya, Ergun Türek, Erdinç Yumrukaya, Şenol Saraçoğlu, Ertürk Pamuk ve Üzüm İşletmeleri İth. İhr. Tic. Ve san. Ltd. Şti. Süleyman Yeşildağ, Sait Cemal Türek, Önder Savcı, Manisa Valiliği İl Özel İdare Müdürlüğü.
Kimler OGG’den hisselerini, kimlere devretti?
Günümüze geldiğimizde Ortak Girişim grubu ile başlangıçta yola çıkan OGG ortakları konunun spekülasyonlara açık olması nedeniyle oldukça yıprandılar. Bu işte gelecek olmadığını ve yıpranmanın gereksiz olduğunu fark eden OGG ortaklarından 16’sı hisselerini başka şirketlere devretti. Bunlardan bazıları hisselerini gerçekten başka şirketlere, bazıları da kendine ait şirketlerden birinin üzerine devretti.
Bakın şöyle; Semih Vardarer kendine ait 6.000 adet hissesini Özvardar Cam Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti’ne, Alkan Kaya 6.000 adet hissesini Alden Pazarlama Gıda ve Temizlik Mad. Tic. Ltd. Şti’ye, Halis Teker 6.000 adet hissesini Hayati Özer Gıda Kimya San. Tic. Ltd. Şti’ye, Ergun türek 6.000 adet hissesini Karaağaçlı Pamuk Tekstil Zirai Gübre Akaryakıt Tarım Ürün. İmalat Paz. San. Ve Tic. Ltd. Şti’ye, Şeref Dikyar 6.000 adet hissesini Emre Çözel’e, Tayfun Hasümer 6.000 adet hissesini Mehmet Akdede’ye, Cemal Sait Türek 6.000 adet hissesini Ünsoy Tarım Ürünleri San. Ve Tic. Ltd. Şti’ye, Ali Zorcesur 6.000 adet hissesini Aktarım İnşaat Turizm San. Ve Tic. Ltd. Şti’ye, Ali Rıza Dane 3.000 adet hissesini Hüseyin ve İbrahim Kaplan Dino Gıda San. Tic. Ltd. Şti’ye, Manisa Ticaret Borsası 6.000 adet hissesini Münir Birsel Günbay’a, Erdinç Yumrukaya 5.900 adet hissesini Erdinç Likit Petrol Gazı Ev Gereç, Teks. Mob. İnş. Gıda İth. İhr. A.Ş’ye, Cemal Hasvatan 3.000 adet hissesini Şefik Dikyar’a, Mustafa Özer 5.000 adet hissesini Özer Konfeksiyon Müteahhitlik Manif. Tur. San. Tic. Ltd. Şti.’ne, Arif Koşar 5.900 adet hissesini Aktarım İnşaat Turizm San. Ve tic. Ltd. Şti’ne, Kenan Yaralı 6.000 adet hissesini Yaralı Demir Çelik ve Sanayi Mak. Tic. LTD. Şti’ne, ve Hakkı Bayraktar ise 6.000 adet hissesini Sekiz Eylül Sağlık hizmetleri San. Tic. A.Ş’ye devretti.
Pamuklu Mensucat’ın satılma hikayesini önce bir özet geçelim
Sermayenin yüzde 99.99’u Sümer Holding’e (Sümerbank), 10 binde biri de küçük hissedara ait olan Manisa Pamuklu Mensucat A.Ş. 8 Eylül 2003’te Özelleştirme Yüksek Kurulu’nca (ÖYK) özelleştirme kapsamına alındı. Fabrika akabinde 2004’de kapatıldı. 2004'te kapatılan Manisa Pamuklu Mensucat, Özelleştirme İdaresi (ÖİB) tarafından 13 Haziran 2005'te, Manisa Ortak Girişim Grubu'na (Manisa OGG) 3 milyon 750 bin dolara (4 5 milyon YTL) satıldı. OGG'nin, yüzde 5'i Manisa Ticaret ve Sanayi Odası, Ticaret Borsası, İl Özel İdare, Esnaf ve Sanatkârlar Birliği ile belediyeye, yüzde 95'i de 47 kişiye aitti. Manisa OGG, fabrika arsasının 55 bin metrekaresini, aldıktan kısa bir süre sonra 13 milyon 750 bin dolara ( 18. 5 Milyon YTL) TESCO- KİPA'ya sattı ve Pamuklu Mensucat'ın özelleştirme öncesi küçük hissedarları olan 5 bin kişiye toplam 300 dolar düştüğünü açıkladı. Küçük hissedardan Taner Yönder dava açtı. Yönder, aynı zamanda Danıştay'a başvurarak ÖİB kararının iptalini istedi. Danıştay 13'üncü Daire, 'yürütmenin durdurulması' talebini reddetti. Danıştay Dava Daireler Genel Kurulu, 4 Mayıs 2006 tarihli kararında, ÖİB'nin arsanın metrekare değerini 30 dolar olarak tespit ettiğini, satılan 55 bin metrekarede bu fiyatın 250 dolar olduğunu, ihalenin açıklık ilkelerine uymadığını belirterek, dosyayı 13'üncü Daire'ye geri gönderdi. 29 Haziran 2006'da Manisa 2'nci Asliye Hukuk Mahkemesi'nin resen oluşturduğu bilirkişi heyeti, belediyenin arsa metrekare değerinin 370 YTL olarak bildirdiği ve toplam tesis değerinin 47. 7 milyon YTL olduğunu rapor etti. Başka bir deyişle ÖİB 48 milyon YTL’lik tesisi, Manisalı iş adamlarına 4.5 milyon YTL’ye, 10’da 1 fiyata satmış oldu. Ardından TESCO-KİPA, arsayla ilgili tartışmalar yüzünden 55 dönümlük kısmı için yaptığı satın alma anlaşmasından vazgeçti. Davanın düşmesinden sonra devreye giren CHP Milletvekili Hasan Ören dosyaları, 10 Kasım 2006'da Başbakan Erdoğan ve TBMM Başkanlığı'na sundu. Başbakanlık Teftiş Kurulu (BTK) konuyu inceledi ve 16 Mart 2007 tarihli raporunda usulsüzlük iddialarını yerinde gördü. 6 Nisan 2007'de Başbakanlık'tan ÖİB'ye, Pamuklu Mensucat hisselerinin geri alınması talimatı verildi ve OGG hakkında vergi incelemesi başlatılması istendi. ÖİB, Başbakanlık'tan gelen talimatı bekletirken 13 Nisan 2007'de Manisa OGG, 92 bin 241 metrekare arsayı 46. 5 milyon YTL'ye, 5 Şubat 2007'de Hollandalı Redevco Beş Emlak Geliştirme İnşaat'a sattı. ÖİB, bu satıştan 17 gün sonra, 1 Mayıs 2007'de mahkemeye başvurdu.
OGG ortağı Patronların vaadi büyüktü
Bu arada OGG ortağı patronlar yapılacak olan özelleştirmenin halkın ve yetkililerin tepkisini çekmemesi için oldukça büyük vaatlerde bulundular. Özelleştirmenin hızlanması ve kısa zamanda bire üç alabilmek için Pamuklu Mensucat’ın arazilerine iş merkezleri, sosyal tesisler kuracakları, 500 kişiye istihdam yaratacakları ve 30 milyon dolarlık yatırım yapacakları yönünde propagandalar yaptılar. Tabi sonunda atı alan Üsküdar’ı geçti. Özelleştirme gerçekleşti.
OGG’ye 3 Milyon 751 Bin Dolara Satılmıştı
Sümerbank'ın 1954 yılında 5 bin ortakla kurduğu Pamuklu Mensucat A.Ş., Özelleştirme İdaresi tarafından 13 Haziran 2005 tarihinde Manisa Ortak Girişim Grubu'na 3 milyon 751 bin dolara satıldı. Pamuklu Mensucat; O dönemde TBMM Başkanı olan Bülent Arınç'ın da aralarında olduğu bölge milletvekillerinin, ‘Manisalıların malı Manisa'da kalsın’ diyerek destek verdiği 47 kişi ile Manisa Belediyesi, altı ticaret ve esnaf odasından oluşan 53 ortaklı, Ortak Girişim Grubu'na verildi.
Arsanın 55 dönümünü apar topar 18,5 milyon YTL’ye TESCO-KİPA’ya satıldı
Satıştan kısa bir süre sonra Manisa OGG, 90 dönümlük fabrika arsasının 55 dönümünü, 18,5 milyon YTL’ye alışveriş merkezi yapılmak üzere TESCO-KİPA’ya sattı. O dönemde ve hala bugünlerde bu satış için çok şey yazıldı, çok şey söylendi. ‘Büyük Vurgun’ denildi, ‘yağlı satış’ denildi, ‘3’aldılar, 5’e sattılar’ denildi. Bir kamu tesisinin arsaları dahil tamamı 4,5 milyon YTL’ye özel şahıslara satılıyor; alınan arsanın sadece bir kısmı, bu kez 18,5 milyon YTL’ye başka bir şirkete, TESCO-KİPA’ya satıldı !
Pamuklu Mensucat Meselesini yerel basında sürekli Ahmet Çınar yazabildi
Elbette bu seyir yerel ve ulusal basın tarafından merakla takip edilecek. Edildi de. Google’a Manisa Pamuklu Mensucat diye yazdığınızda, binlerce haber ve kaynak karşınıza çıkıyor. Ve hepsinde satışların çok büyük bir vurgun olduğuna değiniliyor. Manisa’da ise Pamuklu Mensucat Meselesi temcit pilavı misali yazabilen bir tek sevgili dostum Ahmet Çınar’dı. Birde naçizhane bendeniz. Zira ne yönden yazarsanız yazın, ucu Manisa da ki patronlara dokunan böyle önemli bir olayı yazabilmek her baba yiğidin harcı değildir. Bu konuda sevgili Ahmet Çınar’ın hakkı ödenemez. İşinden olmak pahasına Sevgili Ahmet bıkmadan, usanmadan irdeledi bu konuyu. Yerel gazetelerde yazdı, engellendi. Olmadı, İnternet sitelerinde yazdı. Ve hala http://haber.sol.org.tr’de yazıyor. Kalemi güçlüdür, Ahmet Çınar’ın. Kimsede kıramadı Çınar’ın kalemini. O zamanın para birimi ile, oturdukları yerden sadece bir satış ile trilyonları kaldırdıkları yazılıp çizilen bu 47 patron, sonralarında ise zarar ettiklerini dahi açıklamışlardı.
Ahmet Çınar’ın 22 Temmuz 2010 tarihinde kaleme aldığı ‘Hüngürt’ adlı köşe yazısı Manisa’da olay yaratmıştı. İşte Ahmet Çınar’ın O yazısı. Buyrun…
“Hüngürt
Ahmet Çınar
Nerede, niçin ağlayacaklarını çok iyi biliyorlar. Gözyaşı sömürüsü en iyi becerdikleri şey. Hangi konuda, hangi kürsüde, hangi cümleler eşliğinde ağlanacağının, gözyaşı akıtılacağının kitabını yazabilecek duruma gelmişler. Üstelik de ağladığı konuyla konuştuğu konunun birbiriyle hiç ilgisi yok. Halkın “yumuşak karnını” fark etmişler, insanların “hassas noktasını” keşfetmişler, gözyaşına duyulan saygıyı hissetmişler, gözlerden akan yaşlardan insanların etkilendiğini öğrenmişler…
Alabildiğine sömürüyorlar bunu. Mide bulandırıcı. Birisi kürsüden konuşunca, diğeri oturduğu koltuktan ağlıyor; bir başka gün diğeri konuşuyor, beriki ağlıyor.
Sırayla… Ağlaşıyorlar.
***
Neye ağlıyorlar peki bunlar? Bu “hüngürt” muhabbeti de nerden çıktı! Bence kendilerine ağlıyorlar. Biri ülke genelinde bir çıkmaz sokağa girdiği için ona ağlıyor; diğeri kendi seçim bölgesinde sıfırı tüketmek üzere, ona ağlıyor.
***
Kasımpaşalı olanı geçelim…Manisalı olanın ise, seçim bölgesindeki “prensleri” zor durumda. İhaleye fesat karıştırmaktan yargılanıyorlar. Manisa’nın tarihine kara harflerle yazılmış Sümerbank Pamuklu Mensucat özelleştirmesine yeni bir aşamaya gelindi. Manisalının TBMM Başkanlığı döneminde patlak veren olayı bilmeyen yok. Sümerbank Pamuklu Mensucat Fabrikası’nın özelleştirilmesi olayı. Devir, AKP’nin devr-i iktidarıdır.Belediye reisliği koltuğunda AKP’li Bülent Kar oturmaktadır.
Yıl 2005.
Manisa’da bir grup müteşebbis iş adamı, bir gün oturup “Manisa Ortak Girişim Grubu” adıyla bir şirket kurarlar. Amaçları Manisa Pamuklu Mensucat’ı satın almaktır.
Her biri 150 bin TL yatırıp paralarını denkleştirirler. Başlarına da AKP’li Bülent Kar geçer. Malum, belediye başkanlarının en önemli görevlerinden biri de şehrin zenginleriyle bir araya gelip şirket kurup şirket yönetmektir!!! Geçelim…
Bu Ortak Girişim Grubu, Pamuklu Mensucat’ı 3,5 MİLYON DOLAR bastırıp alırlar.
Alırlarken de, Manisa halkına türlü çeşitli sözler verirler: Her şey Manisa için… O araziye yatırım yapacağız… Gençlere iş, yoksula aş olacak… Şehre bet bereket gelecek… Manisa’nın önü açılacak… Bu işin hakikaten kârlı bir iş olduğu bir hafta sonra anlaşılır!
Manisa Ortak Girişim Grubu 3,5 MİLYON DOLARA satın aldığı fabrikanın bir bölümünü, Hollandalı Redevco şirketine 13 MİLYON AVROYA satar.Bir haftada anlaşılır ki bu kârlı işin Manisa’ya doğrudan bir kârı yoktur; sadece Ortak Girişim Grubu ortaklarına vardır. Kızılca kıyamet de ondan sonra kopar zaten. Kamu vicdanı yaralanmıştır.Tüm bu sürecin hâmisi, koruyup kollayıcısı da dönemin TBMM başkanıdır.Sümerbank’ı üçe alıp on üçe satmaya çalışan müteşebbis işadamlarının içinde, “Arınç’ın prensleri” diye bilinen işadamları da vardır. Davalar açılır. Hukuki süreç başlar.
Yedi ayrı mahkemede yedi dava açılır. Tapu iptal davasından tutun da görevi kötüye kullanma davasına kadar, resmi evrakta sahtecilikten özelleştirmenin iptaline kadar türlü çeşitli davalar görülmeye başlanır. Bugünlere gelinir.
***
Gelelim bugüne. Görülen davalardan biri de Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde açılan bir davaydı.
Dosya numarası: 2010 / 211
Suç: İhaleye fesat karıştırmak
Suç tarihi: 20 Nisan 2005
Sanıklar: Bülent Kar, Arif Koşar, Erdinç Yumrukaya, Hüseyin Akdede, Hakkı Bayraktar, Muzaffer Çakmak, Cemal İzci. Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesi bu davayı kabul etti. Ancak bu dava görülmeye başlanmadan, ilginç bir gelişme oldu. Ankara Cumhuriyet Savcısı Türker Tok bir iddianame hazırladı. Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2009 / 376 sayılı dosyasında yargılanan sanıklarla birlikte, Manisa Ortak Girişim Grubu yöneticilerinin de yargılanması gerektiğine karar verildi.
Yani…
Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2010 / 211 sayılı dosyası, Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2009 / 376 dosyasıyla birleştirildi. Vaktiyle Manisa Ortak Girişim Grubu yöneticisi olan 7 sanığın, TCK’nin 235. maddesi gereğince 5 yıldan 12 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor. Biliyorsunuz TCK’nin 235. maddesi, ihaleye fesat karıştırma suçu.Duruşmalar önümüzdeki günlerde başlayacak.
***
Şimdi kime ağlıyor bu Manisalı? 12 Eylül paşasının astığı Erdal Eren’e mi? Yoksa ihaleye fesattan yargılanan prenslerine mi? Sizce?”
Ya, İşte böyle…
Dönelim Ali Suat Ertosun ve arşiv kolilerinden çıkararak benimle paylaştığı dosyalarda sakladığı belgelere…
Pamuklu Mensucatta yılan hikayesine dönen bu silsileyi konuyu en iyi bilene sordum. O dönemde Ali Suat Ertosun Yargıtay Üyesi idi. Ertosun’un 2008 yılında seçildiği HSYK üyeliği görevi, 5 Mayıs 2012’de sona erdi. Ertosun şu an da yine Yargıtay üyeliğini yürütüyor. Ertosun davanın takibine HSYK üyesi olarak başlamıştı, şimdi Yargıtay üyesi olarak devam ediyor. Satışın iptali için ilk düğmeye basan ve o dönemde Milletvekili olan Hasan Ören’di. Ören’in müracaatlarını rastlantı sonucu öğrenen ve sonradan da davalara dahil olan Dönemin Hakimler Savcılar Yüksek Kurulu Üyesi (HSYK) Ali Suat Ertosun, aynı zamanda bir Pamuklu Mensucat Hissedarı ve mağdurlarındandı. Ali Suat Ertosun’u telefonla arayarak Manisa’ya davet ettim. Kırmadı ve geçtiğimiz haftanın son gününde bir araya geldik. Manisa Pamuklu Mensucat bilmecesinin tamamını ben sordum, Ali Suat Ertosun belgeleri ile birlikte bir bir anlattı. Mensucat hikayesinin hukuki sürecini gelin Ali Suat Ertosun’un ağzından ve belgeleri ile irdeleyelim.
Özelleştirme İdaresi Başkanlığı imar durumu belgesini saklamış
Sorum üzerine; Manisa Pamuklu Mensucat AŞ’de bulunan % 99.99 oranındaki kamu hissesinin satışı için 1998 ve 2004 yıllarında iki kez ihale yapıldığını, ancak yeterli teklif verilmediğinden, ihalelerin iptal edildiğini söylüyor Ali Suat Ertosun ve şöyle devam ediyor açıklamalarına...”Daha sonra şirketin üretim birimleri kapatılarak, kapsam içi personelin iş akitleri feshedilip, tazminat ve diğer hakları ödenmiş; asıl değerini oluşturan ve sanayi alanında bulunan 144.198 m2’lik arsası, imar plânı değiştirilerek, 92.228 m2’lik “Özel Koşullu Ticaret Alanı” ve 48.110 m2’lik “Park-Yeşil Alan” hâline getirilmiş, ancak imar plânı değişikliği, İhale İlânı ve İhale Şartları Belgesinde belirtilmemişti. Ayrıca İş Yatırım Menkul Değerler Anonim Şirketi tarafından hazırlanan Ocak 2005 tarihli Manisa Pamuklu Mensucat Anonim Şirketi Tanıtım Dokümanı’nın 71. sayfasındaki 8.1.5. numaralı “Arazi Kullanımı” başlıklı paragrafa göre, Manisa Pamuklu Mensucat AŞ’ye ait arsa, Özelleştirme Yüksek Kurulunca “Özel Koşullu Ticaret Alanı” ve “Park ve Yeşil Alan” olarak onaylanmış iken, bu durum Başbakanlık Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca saklanarak, anılan belgelerde “Üretim, Lojman ve Sosyal Tesisler Alanı” olarak gösterilmiştir.”
Ertosun’a göre belgede tahrifat yapılmış
Ertosun belgede tahrifat yapıldığını iddia ederek hukuk diliyle hikayeyi şöyle anlatıyor;“Sözü geçen paragraf önce “Manisa Pamuklu’nun arsaları toplam 144.198 m2 alana sahiptir. Bu alanın 142.993 m2’si üretim, lojman ve sosyal tesisler alanı olarak kullanılmaktadır. Geri kalan 1.205 m2’lik kısım boş arsa olarak gözükmektedir.” şeklinde yazılmış iken, daha sonra tahrif edilerek “Manisa Pamuklu’nun arsaları toplam 144.198 m2 alana sahiptir. Bu alanın 142.993 m2’si (ancak 906 ada, 13 parsel: 142.993 m2’lik sanayi alanı iken 31.01.2005 tarih, 2005/06 sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu Kararı ile yaklaşık 92.228 m2 ‘Özel Koşullu Ticaret Alanı’ ve yaklaşık 48.110 m2 ‘Park ve Yeşil Alan’a değişikliği onaylanmıştır. Aradaki alan farkı yola terk edilmiştir) üretim, lojman ve sosyal tesisler alanı olarak kullanılmaktadır. Geriye kalan 1.205 m2’lik kısım boş arsa olarak gözükmektedir.” şekline getirilmiştir. Parantez içine alınan kısım küçük punto ile yazılmış olup, sonradan ilâve edildiği açıkça anlaşılmaktadır. Nitekim bu durum Tanıtım Dokümanı’nın 71 ve 72 sayfalarındaki 8.1.6. numaralı “İmar Durumu” başlıklı paragrafında da imar durumu değişikliğinden bahsedilmeksizin “906 Ada 13 Parsel: İmar plânında sanayi ve depolama alanı olarak görülmektedir. Ancak imar uygulaması yapılmamıştır.” şeklinde belirtilmiştir. Gizli olan ve katılımcılara verilmeyen aynı tarihli Değerleme Raporu’nun 102. sayfasındaki 7.3.2.2.1.5. başlıklı “Arazi Kullanımı” başlıklı paragrafta “Manisa Pamuklu’nun arsaları toplam 144.198 m2 alana sahiptir. Bu alanın 142.993 m2’si (ancak 906 ada, 13 parsel: 142.993 m2’lik sanayi alanı iken 31.01.2005 tarih, 2005/06 sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu Kararı ile yaklaşık 92.228 m2 ‘Özel Koşullu Ticaret Alanı’ ve yaklaşık 48.110 m2 ‘Park ve Yeşil Alan’a değişikliği onaylanmıştır. Aradaki alan farkı yola terk edilmiştir) üretim, lojman ve sosyal tesisler alanı olarak kullanılmaktadır. Geriye kalan 1.205 m2’lik kısım boş arsa olarak gözükmektedir.” ve 103. sayfasındaki 7.3.2.2.1.6. başlıklı “İmar Durumu” başlıklı paragrafta da “906 Ada 13 Parsel: İmar plânında sanayi ve depolama alanı olarak görülmektedir. Ancak imar uygulaması yapılmamıştır. Ancak 906 ada, 13 parsel: 142.993 m2’lik sanayi alanı iken 31.01.2005 tarih, 2005/06 sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu Kararı ile yaklaşık 92.228 m2 “Özel Koşullu Ticaret Alanı” ve yaklaşık 48.110 m2 “Park ve Yeşil Alan”a değişikliği onaylanmıştır. Aradaki alan farkı yola terk edilmiştir.” denilmiş, Sözü geçen paragraflarda küçük punto ile yazılan cümleler de sonradan tahrifat yapılarak eklenmiştir. Özelleştirme Yüksek Kurulunun, imar değişikliği kararını 31.1.2005 tarihinde verdiği dikkate alınır; Devletin rutin çalışması, kararın Başbakanlıktan Özelleştirme İdaresi Başkanlığına gelişi ve oradan da danışman İş Yatırım Menkul Değerler AŞ’ye gönderiliş süresi de gözetilirse; bunun, Ocak 2005 tarihli “Tanıtım Dokümanı” ile “Değerleme Raporu”na, sorumluluktan kurtulmak için sonradan ilâve edildiği anlaşılmaktadır.”savunmasını yaptı.
OGG imar durumunu ve değişikliğini biliyormuş
Ertosun Pamuklu Mensucat’ın ihale aşamasında imar durumunun saklanmasını ve diğer ihale katılımcılarının bilmediği imar plânı değişikliğini Manisa Ortak Girişim Grubu’nun bildiğini iddia ederek;”Çünkü değişiklik Manisa Belediyesi’nin bilgisi dahilinde yapılmış olup; Manisa Belediye Başkanı Bülent Kar, Manisa Ortak Girişim Sağlık, Eğitim, Turizm, İnşaat, Otomotiv Sanayi ve Ticaret AŞ ile Manisa Pamuklu Mensucat AŞ’nin Yönetim Kurulu Başkanı; Manisa Belediyesi’nin seçilmiş ve atanmış bir kısım üye ve yöneticileri veya bu kişilerin akrabaları da anılan şirketlerin ortaklarıdır. Bu durum, satıcı Özelleştirme İdaresi Başkanlığı görevlileri yanında, satın alan ve olayın başından itibaren işin içinde olan Manisa Ortak Girişim AŞ ortakları ve temsilcilerinin de suçlu olduklarını göstermektedir.” ifadelerini kullandı.
OGG peşin ödem yaptığı için % 10 indirim uygulandı
Manisa Pamuklu Mensucat’ın % 99.99 oranındaki kamu hissesi, 20 Nisan 2005 tarihinde yapılan ihale sonucu 3.751.000 ABD Doları bedelle Manisa Ortak Girişim Grubuna satıldı. Bu satış, Özelleştirme Yüksek Kurulu’nda 13 Haziran 2005 tarihinde onaylandı. Bu onaydan sonra Manisa Ortak Girişim Sağlık, Eğitim, Turizm, İnşaat, Otomotiv Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi altında şirketleşen Manisa Ortak Girişim Grubu, özelleşen kamu hissesine peşin ödeme yapması nedeniyle % 10 indirim uygulanarak, 3.375.900 ABD Doları(TCMB döviz satış kuruna göre 1 $=1.338.-YTL esas alınırsa 4.516.954.- YTL) ödeyerek devraldı.
Emlâk vergisi beyannamesinde, Mensucat’ın metre kare fiyatı 370.- YTL olarak gösterildi
Pamuklu Mensucat ihale ve satış dosyasını incelediğimde bir başka şaşırtan gerçek daha ortaya çıktı. Pamuklu Mensucat’ın bulunduğu Manisa Merkez 2. Anafartalar Mahallesi, İzmir-Bursa Sürat Yolunda, asgarî metrekare birim değeri o dönemde 370.- YTL idi. Manisa Belediyesi emlâk vergisinde, Devlet’te resmî işlemlerde arsanın metre karesinin asgarî 370.- YTL olduğunu kabul etmişti. Ancak satış sonucu Pamuklu Mensucat’ın metre karesi, ihale bedeli olan 3.751.000 dolara göre, 26 dolara(26 X 1.338.- = 34.78 YTL); peşin ödenen 3.375.900 dolara göre ise; 23 dolara(23 X 1.338.- = 30.77 YTL) gelmiş oldu. Sonuç olarak; Manisa Pamuklu Mensucat AŞ, Manisa Belediyesi’ne verdiği emlâk vergisi beyannamesinde, taşınmazın metre kare fiyatını 370.- YTL olarak göstermişti.
Devlete ödenecek 15.000.000 YTL’lik vergi ortaklara ödenecekti
Araştırmayı iyice derinleştirmek gerekiyordu. Dosyaları inceledikçe şaşırtan bilgilere ulaştım. Pamuklu Mensucat’ın 2005 yılı cari yıl zararı vardı. Bu nedenle devlete ödenecek yaklaşık 15.000.000 YTL’lik vergi şirkete kalacak, dolayısıyla ortaklara ödenecekti. Konuyu profesyonel ağızdan birazda hukuk diliyle, Ali Suat Ertosun’dan dinliyoruz.
“Manisa 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/400 Esas sayılı dosyasında, Manisa Pamuklu Mensucat AŞ arsası ile üzerinde bulunan bina ve tesislerin 2005 yılı rayiç değerinin 47.739.894.- YTL olduğu belirtilmiş; Başbakanlık Teftiş Kurulunca yapılan inceleme sonunda düzenlenen “Rapor”da, bilirkişilerce bu değer, 2007 yılında 500.- YTL/m2’lik rayice göre 46.120.755.- YTL; 2006 ve 2005 yılları değerleme oranlarının indirgenmesiyle de 2005 yılı için 38.965.056.- YTL olarak belirlenmişti. Manisa Pamuklu Mensucat AŞ’nin 2005 yılında verdiği Kurumlar Vergisi Beyannamesinde, 656.357.44 YTL tutarında gelecek yıla devreden cari yıl zararı ve ayrıca toplam 46.230.144.18 YTL tutarında geçmiş yıl zararları bulunduğundan, Şirketten kâr edene kadar hiç vergi alınmayacaktı. Devlete ödenecek yaklaşık 15.000.000 YTL’lik vergi Şirkete kalacak, dolayısıyla ortaklara ödenecekti. İhale İlânı ve Şartları Belgesinde geçmiş yıllar zararı da belirtilmediğinden, açıklık ve rekabet ilkeleri bir kez daha ihlâl edilmişti. Manisa Pamuklu Mensucat AŞ, hisse devri sonrasında 55.100.000.- YTL sermaye azaltışına giderek, Gelir İdaresinden alınan mukteza ile de bu zarar mahsubuna imkân hazırlamıştı. Böylece Manisa Pamuklu Mensucat AŞ, gerçekte faal olmadığı hâlde, faaliyetine devam ediyormuş gibi işlem yapmış; herhangi bir zarar devralmadığı, dolayısıyla geçmiş yıllar zararını indirim yapma hakkına sahip olmamasına karşın, vergi vermemek için yanıltıcı işlem ve belgeler düzenlemişti. Kaldı ki önceki Kurumlar Vergisi Kanunu ve 21.6.2006 tarihinde yürürlüğe giren 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 9/a-2. maddesi uyarınca, Manisa Pamuklu Mensucat AŞ, faaliyetine devam eden bir işletme olmadığından, zarar mahsubu yapamaz.”
Faaliyette olmayan bir kurumdan maaşa bağlanmışlardı
Ali Suat Ertosun’un anlattıklarına göre; % 99.99 oranında Manisa Ortak Girişim AŞ’nin ortağı olduğu Manisa Pamuklu Mensucat AŞ ile Manisa Belediyesi iç içe geçmişti. Manisa Belediyesi’nin seçilmiş ve atanmış yöneticileri, Manisa Pamuklu Mensucat AŞ’de, Manisa Ortak Girişim AŞ’yi temsilen görev almışlardı. Seçilmişlerden; Belediye Başkanı Bülent Kar, Yönetim Kurulu Başkanı; Belediye Meclisi Üyesi Muzaffer Çakmak, Yönetim Kurulu Üyesi; Belediye Başkan Yardımcısı Nejat Arusan, Denetim Kurulu Üyesi ve atanmışlardan Kemal Sevinç, Teknik Danışman olarak görevlendirilmişlerdi. Bu kişilere Yönetim kurulu kararı ile maaş bağlanmıştı. Maaş bedellerini yazmıyorum bile…
MPM makine ve eşyaları 900.000.- YTL bedelle satılmıştı
Yine Ertosun’un arşivinde tuttuğu belgelere göre; Şirketin devri gerçekleştikten sonra fabrika yıkılarak, tesiste bulunan makine ve eşya 900.000.- YTL bedelle satılmıştı. 20 Aralık 2005 tarihinde ise arsasının 55.000 m2’lik kısmı 13.750.000 ABD doları (18.700.000.- YTL) bedelle TESCO KİPA kitle pazarlama Ticaret Ve Gıda Aş’ye satışı vaat edilmişti. Bu durumda Pamuklu Mensucat’ın metrekaresi 250 dolara (250 x 1.348.- = 337.- YTL) gelmekte idi.
Redevco’ya satılabilmesi için ön hazırlık yapılmıştı
Ertosun Redevco’ya satış için ön hazırlığın yapıldığını iddia ederek;”Manisa Pamuklu Mensucat AŞ arsasından; önce TESCO KİPA AŞ’ye yapılan satış vaadi sözleşmesinin 1. maddesine göre; 12 metre genişliğinde geçirilmesi istenen yol, istenildiği gibi Halil Erdoğan Caddesi’ni (Akhisar Caddesi) Bursa-İzmir sürat yoluna bağlayacak şekilde 338.51 metre olarak planlandı. Ve bu plan Manisa Belediye Meclisinin 6 Mart 2006 tarih ve 70 sayılı kararı ile 12 X 338.51 = 4.062.14 m2 olarak geçirilmişti. Daha sonra satış vaadi sözleşmesi iptal edilmişti. Bu kez yeni alıcı Redevco’ya hazırlık olmak üzere 4 Aralık 2006 tarih ve 476 sayılı kararla iptal edilerek; resmî verilere göre metrekaresi asgarî 370.- YTL olmasına rağmen, 50.- YTL’den Manisa Belediye Başkanı Bülent Kar’ın Yönetim Kurulu Başkanı olduğu Manisa Pamuklu Mensucat AŞ’ye satılmıştı. Bu satıştan 1.502.991.80 YTL (370.- X 4.062.14 = 1.502.991.80) yerine, 203.107.- YTL(50.- X 4.062.14 = 203.107.-) gelir elde edildiğinden, 1.299.884.80 YTL Belediye zararına sebebiyet verildi. Böylece iş, “Yaz-Boz Tahtası”na dönüştürülmüştü! Yapılan bu işlem; İmar Kanunu, Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun ve ilgili mevzuata açıkça aykırılık oluşturmuştu.”dedi.
Küçük hissedarlardan Taner Yönder dava açtı
Yukarıda anlattığım bütün bu konular nedeniyle Özelleştirme Yüksek Kurulunun 13 Haziran 2005 tarih ve 2005/67 sayılı kararının iptali için, Manisa Pamuklu Mensucat AŞ küçük hissedarlarından Taner Yönder tarafından bir dava açıldı. Yönder, aynı zamanda Danıştay'a başvurarak ÖİB kararının iptalini istedi. Danıştay 13'üncü Daire, 'yürütmenin durdurulması' talebini reddetti. Danıştay Dava Daireler Genel Kurulu, 4 Mayıs 2006 tarihli kararında, ÖİB'nin arsanın metrekare değerini 30 dolar olarak tespit ettiğini, satılan 55 bin metrekarede bu fiyatın 250 dolar olduğunu, ihalenin açıklık ilkelerine uymadığını belirterek, dosyayı 13'üncü Daire'ye geri gönderdi. 29 Haziran 2006'da Manisa 2'nci Asliye Hukuk Mahkemesi'nin resen oluşturduğu bilirkişi heyeti, belediyenin arsa metrekare değerinin 370 YTL olarak bildirdiği ve toplam tesis değerinin 47. 7 milyon YTL olduğunu rapor etti.
Taner Yönder sonradan davadan vazgeçti
8 Eylül 2006'da Tamer Yönder, kazanacağına kesin gözüyle bakılan davadan her nedense feragat etti. Yerel ve yaygın basında Yönder'in 1. 7 trilyon lira karşılığı uzlaştığı yazıldı. TESCO-KİPA, arsayla ilgili tartışmalar yüzünden 55 dönümlük kısmı için yaptığı satın alma anlaşmasından vazgeçti. Cumhuriyet Gazetesi yazarı Hikmet Çetinkaya O dönemde Pamuklu Mensucat meselesini çok irdelemişti. Hikmet Çetinkaya “2 Milyon YTL Ödendi mi? ...” adlı köşe yazısında Taner Yönder’in davadan neden feragat ettiği ile ilgili şunları yazmıştı. “Manisa'da 2 milyon YTL isteyen Taner Yönder, neden feragat etti?.. Manisa'da yolsuzluk ve rüşvet savları, Taner Yönder'in 2 milyon YTL alıp almadığı söylentileri... 3 trilyon 900 milyar (3 milyon 900 bin YTL) liraya özelleştirmeden alınan Pamuklu Mensucat'ın değeri, yargı kararına göre 48 trilyon (48 milyon) lira... Ortak Girişim Grubu, fabrikanın 92 bin metrekare arsasının 55 bin metrekaresini 18.5 trilyona (18 milyon 500 bin YTL) satmış KİPA - TESCO 'ya. TESCO ise Yahudi kökenli bir İngiliz şirketi... Hayırlı olsun!..”
Hasan Ören devreye girdi ve dosyaları Başbakan Erdoğan ve TBMM Başkanlığı'na sundu
Davanın düşmesinden sonra devreye giren CHP Milletvekili Hasan Ören dosyaları 10 Kasım 2006'da Başbakan Erdoğan ve TBMM Başkanlığı'na sundu. Başbakanlık Teftiş Kurulu (BTK) konuyu inceledi ve 16 Mart 2007 tarihli raporunda usulsüzlük iddialarını yerinde gördü. 6 Nisan 2007'de Başbakanlık'tan ÖİB'ye, Pamuklu Mensucat hisselerinin geri alınması talimatı verildi. OGG hakkında vergi incelemesi başlatılması istendi. ÖİB, Başbakanlık'tan gelen talimatı bekletirken 13 Nisan 2007'de Manisa OGG, 92 bin 241 metrekare arsayı 46 5 milyon YTL'ye, 5 Şubat 2007'de ticaret sicil kaydı yapılan Hollandalı Redevco Beş Emlak Geliştirme İnşaat'a sattı. ÖİB, bu satıştan 17 gün sonra, 1 Mayıs 2007'de mahkemeye başvurdu.
Satışın iptali için süreç başlatıldı
Davaların seyri sırasında, Manisa Pamuklu Mensucat AŞ’deki kamu hissesinin değerinin çok altında satıldığı, bu işlemlerden bazı kişilerin çıkar sağladığı ve devletin zarara uğratıldığı iddiaları, Hasan Ören’in başvurusu üzerine dava dosyası Başbakanlık Başmüfettişi Sinan Erol ve Maliye Bakanlığı Baş hesap Uzmanı Mehmet Demiroğlu tarafından incelendi ve düzenlenen “rapor”, Başbakanlık Makamınca 5 Nisan 2007 tarihinde onaylandı. Özelleştirme Yüksek kararının iptal edilmesi yönünde yeni bir müzekkere hazırlanarak, Taner Yönder’in davasından feragat etmesi nedeniyle uygulanamayan Danıştay İdarî Dava Daireleri Kurulunun 04 Mayıs 2006 tarihli itirazıyla hisselerin doğrudan geri alınması yönünde hukuki işlemlerin derhal başlatılması istendi. Manisa Ortak Girişim Grubu ile İdare arasındaki borç ve alacak mahsuplaşmasına ilişkin tespitin mahkeme yoluyla yaptırılması da istendi. Ve “Hisselerin doğrudan geri alınmasıyla ilgili hukukî sürecin derhal başlatılması için” Başbakanlık Özelleştirme İdaresi Başkanlığına 6 Nisan 2007 tarihinde talimat gönderildi.
ÖİB Başbakan’ın iptal isteğini ciddiye almadı
Ancak, Başbakanlık Özelleştirme İdaresi Başkanlığı, bağlı olduğu Başbakanlık makamının onayına rağmen, bu konuda herhangi bir girişimde bulunmadı. Aradan geçen süre








