Oooh ne rahat ettik, ne rahat…
Dolmuş kullanan biriyim. Tıpkı toplumun yüzde 80’i gibi.
Hani altımızda; kalan yüzde 20 gibi özel araç yok ya…O bakımdan… Ne de olmasa gazeteci milletiz. Maaşa tabiyiz… Tıpkı bahsettiğimiz o yüzden 80 gibi…
Allah inandırsın Sabah akşam ve gün içerisinde turşu misali 45 dakika dolmuşlarda Çin işkencesi görüyorduk… Tam 45 dakika, o küçücük kutu içerisin de şehir içerisinde bir yerden bir yere gitmeye çalışmak tam bir sinir harbi.
Dur-kalk. Bekle. Kavgası-hır-gürü, kokusu cabası…
Hele şu dolmuş şoförlerinin 15 kişilik dolmuşlara, 20-25 kişiyi çuvala basarcasına sığdırmaya çalışmaları yok mu yaaa… Bütün müşterileri çileden çıkarıyordu…
Bi tane daha… Dur şunu da alayım. Aha şuracıkta bi boşluk kaldı, oraya da bi tane müşteri sığdırayım. Kısa günün karı. Anaaa, baksana kadıncağız yol da kalmış. Yazıktır. Dur onu da alayım… Adamcağaz yaşlı. Yampiri, yumpuri zor yürüyor yolda. Kıyamam. Dur onu da alayım. Kadın hamile Onu da, Kucağında çocuk var onu da, elinde poşetler var onu da, sırtında yükü var onu da, geç kaldı onu da, gece geç saat oldu onu da, fırça yemesin onu da, işi görülsün onu da, sıcaktan pişti, ıslandı, karlandı, buzlandı, çamurlandı….Onu da, onu da, onu da… Bi bakıyorsun 25 kelle, 50 bacak, 10 larca poşet ve her vücuttan gelen farklı 10 larca ağır koku…
Ne diyebilirsin ki…Herkesin bir sıkıntısı, bir hayat koşuşturmacası var…Dizini kırıp oturacaksın koltuğunda veya bacaklarını sokuşturabildiğin o alanda dikleneceksin ayakta, sesini çıkarmayacaksın insanlık adına…”Nasıl olsa 45 dakika…Ne olcek ki canımıza çekek artık… Ölmeyiz ya…” diye avunup, gideceğin yere gideceksin. El mahkum…
Ne zamana kadar ….
Emniyet Müdürlüğünün 13 Ocak Perşembe günü bir değerlendirme toplantısı yaptığı ve elini masaya vurduğu güne kadar…
‘Hiçbir dolmuş, koltuk fazlası yolcu almayacak. Durak-harici yolcu-indirip bindirmeyecek. Yolda beklemelerin önüne geçilecek. Engellilerin dolmuşları rahatlıkları kullanmaları sağlanacak. Park ve yolcu indirme-bindirme yerlerine park yapılmasına asla izin verilmeyecek. Aksi takdirde Cezalar affedilmeden kesilecek.“
Bu kararın alındığı günün akşamı eve gitmek üzere dolmuşa bindim… Ne göreyim…Her akşam fasulye turşusu misali kullandığım dolmuşta, o görüntüden eser yok. Şaşırdım…Yani gündüz öğle saatlerinde karar açıklanıyor. Akşamına uygulama da …
Dolmuş şoförü kapıyı açmadan şöylecene bir arkaya, dolmuşun içine bakıyor. Kaç kişilik yer var, şöyleee bir gözüyle tarıyor. 4 müşteriye mi ihtiyacı var…. Kapıyı açıyor…Bekleyen yolculardan 4’ünü alıyor dolmuşa… Arkasından da “Kusura bakmayın. 4 kişilik yerim var. Alamayacağım. Arkadakini bekleyin” deyip. Kapıyı kapatıyor… Yorum, tartışma, didişme yok. Yolcuyu alıyor ve kapıyı kapatıyor…
İşte bu…
Zor muydu bunu yapmak… Bu kadar basit tide eee ne diye yıllardır bu karar alınmadı? Bu otorite niye kullanılmadı da bugüne kadar?
Hem vatandaş dolmuşlar da Çin işkencesi gördü. Hem de evine ekmek götürme telaşı ile mücadele veren Dolmuş şoförleri haksız uygulamalara maruz kaldı. Bir bakıyorsunuz bir dolmuşta 20 kişi var. Bi başka dolmuşta ise ya bir kişi, ya da hiç müşteri yok. Açıkgöz olan, hızlı davranan kapıyor yolcuyu… Gariban şoför elini kolunu sallaya salaya, sıfır kazançla, bir de harcadığı mazotta cabası durağına bom boş geri dönüyor.
Hak mıydı?
Geç kalındı geç… Ama olsun. Zarardan geçte olsa dönüldü ya…
Şimdi artık her dolmuş şoförü aynı oranda kazanabilecek. Adalet geldi adalet…Hem müşteriye… Hem şoför esnafına…
***
İhbarımdır Sayın Müdürüm;
Kararlarınızın çoğuna halen uyulmuyor…
- Hala dolmuş duraklarına özel araçlar park ediyor Müdürüm. Özellikle mağazaların yükleme, indirme araçları o koca karasörleri ile, koca durağı abluka altına alıyor Müdürüm, bilesin.
- Firmaların reklam personeli araçları durakları işgal ediyor bilesin….
- Duraklardaki bu işgaliyelerden dolayı müşteri dolmuş şoförleri tarafından durakta fark edilemiyor bilesin…
- Bu işgaliyelerden dolayı dolmuşlar duraklara yanaşamıyor, hatta fark ettiği yolcu olursa akan trafiğin ortasında durup yolcuyu almak zorunda kalıyor, trafiği aksatıyor bilesin…
- Engelli vatandaşlarımız hala dolmuşlara binemiyor. Dolmuşlardan yararlanamıyor. Mağdur oluyor.
- Belediyenin o çöp konteynırları bazı duraklarda, durakların asli işlevini öldürüyor bilesin…
- Bazı araç kullanmaktan bi haber bazı sürücülerimiz, trafiği arap saçına döndürmekte ısrarla diretiyor. bilesin…
- Ve hala ‘ehliyet mi araç kullanır, yoksa sürücü mü ?’ mantığını çözememiş trafik canavarlarının trafiğine çıkmasına göz yumuluyor bilesin…








