- Artan nüfusun ve gelişen sanayinin gereği olan temel altyapının sağlıklı ve çağdaş standartlarda tamamlandığı,
- İnsanlarımızın, çağdaş konut gereksinimlerinin karşılandığı, doğal afetlere karşı güvenli, sağlıklı konutlarda yaşadığı,
- İnşaat sektörü ve sanayide çağdaş teknolojilerin geliştirilip kullanıldığı, uluslararası platformlarda rekabet edebilen, tüm bunların yanısıra,
- Her yönüyle çevreyle barışık, demokratik, eğitimli, şeffaf ve mutlu bir
- İşsizlik sorunun olmadığı
- Trafik sorunun olmadığı
- Çamur ve köstebek çukurlarının olmadığı,
- Isınma sorunun doğal gazla çözüldüğü
- Halk için, hakla iç içe, halkın menfaatine yaşam sunan refah bir Manisa vizyonu hayal ediyorum.
Yooo niye hayallerimizi süslesin ki?
Uygulanırlığı neden olmasın?
Olur tabiiiiii…..
Nasıl mı?
Naçizhane….
Vatandaş nasıl bir kent yapılanması hayal ediyor? Şu anki yerel yönetim süreçlerinde nasıl bir dönüşüm oluşması gerektiğini düşünüyor? Vatandaşın arzu ettiği gelişim ve dönüşüm nasıl oluşabilir? Özellikle yerel yönetimlerin üst kademelerinde doğru ve verimli karar süreçlerinin oluşması nasıl yapılanmalıdır?
Yerel Yönetimin aldığı her karar, uyguladığı her İcraat doğrumudur?
Değilse Kent halkı tepkisine neden koyamaz?
Yoksa kent halkının düşüncesini ve memnuniyetsizliğini kimsenin kale aldığı mı yok?
Bu soruların yanıtlarının aranması ve verilmesi gerekiyor.
Kent, topluluk olarak yaşayan insanların, ortak yaşamlarından doğan ve onların yaşam biçimleri ile şekillenen mekanlarsa eğer, bu mekanların vatandaşın kullanım lehine açılması şart. O Zaman caddelerimiz ve sokaklarımızı işgal eden otomobiller ne oluyor? Bu tecavüz niye? Ve ne hakla?
Mekan olmanın ötesinde, tarihi, sosyal, kültürel, siyasi ve teknolojik öğeleri de bünyesinde barındırmak durumundadır kent. Çünkü, çok karmaşık yapıya sahip olan insanın, çok yönlü beklentilerinden doğan, kendisi gibi karmaşık eseridir Şehir yaşamı. Bu karmaşıklıktan bir düzen yaratmak da hiç kolay değildir. Bu nedenle günümüzde hizmetlerde yetersizlik, verimsizlik ve koordinasyon eksikliğinden doğan sorunlar, biz gazetecilerin sıkça dile getirdiği konulardır. Hepimiz kaliteli,düzenli bir şehirleşme ve beraberinde getireceği nitelikli hizmetlere erişmeyi arzu ediyoruz. Bunun için sürekli şikayetlerimizi, isteklerimizi dile getiriyoruz. Geçmişte sivil toplumun özellikle bu tür istek ve şikayetleri vatandaş adına hükümet ve karar mercilerine yüksek sesle dile getirmek gibi bir misyonu vardı. Şu anda ise bu yaklaşım tek başına hiç birşey ifade etmiyor. Yeni bir meslek icat edilince, eski camlar bardak oldu tabii. Mesleğin adı da Yalakacılık… Yalnız bu mesleği icat edenler öyle para falan almıyorlar, karşıdakinden. Nasıl iştir anlamadım. Öööööylesine fahri olarak icra ediliveriyor bu meslek. Yarın bizzati bu konuya parmak basacağım. Kaçırmayın bence…
Neyse nerde kalmıştık…
Hııım…
Siyasetçileri, hükümeti ya da kamu kuruluşlarını bir konunun içine çekmek için, artık çözüm önerilerini somut projeler olarak sunabilmemiz ve bu projelerin gerçekleşmesi için her birimiz kendine görev çıkartıp, sonuçlara odaklanmış işbirliklerine girerek, çözümlerin bir parçası olmamız gerekiyor. Bende şu an bir gazeteci olarak üzerime düşeni yapıyorum. Çalar saat görevini üstlendim.
Uyan Manisa;
Sayın Belediye Başkanım, Bürokratlarımız, Daire Müdürlerimiz, Siyaset adamlarımız, Sivil toplum örgütleri, oda başkanları, fabrikatörler esnaf, işçiler…Uyanın…
Saatiniz alarmını verdi. Uyanın. Kent çoktan uyandı. Sizde uyanınki bu kentin gelişiminde tırnak ucu kadar bir desteğiniz olsun. Bazılarınız yönetimiyle, bazılarınız iş gücüyle, bazılarınız politikayla, bazılarınız ise parasıyla. Kim hangisi için kılını kıpırdatırsa, o ‘nun bu şehir ve kendisi için hedeflediğinin kerevetini görür. Kentleşme ancak bir bütünlükle olur., Hemen hemen tüm sektörler; eğitimden - sağlığa, inşaattan - ulaşıma bu sürecin içinde yer almaktadır. Yaşamımızın her noktasında, kent hizmetlerinin büyük önemi ve etkisi var. Güvenlik, sağlık, ulaşım, inşaat, altyapı hizmetleri gibi bizi her an etkileyen bu olguların etkinliği ve verimliliği tartışılmalı, insanımıza daha geniş olanaklar ve sorunsuz bir hizmet sunumu götürmenin yolları, bu bakış açısıyla aranmalıdır. Çuvaldızı kendimize batıralım bi. Acısını hissetmeden ahkam kesmek, Deveyle susuz çölü geçmeden, susuzluk hissinin ne menem bir şey olduğunu anlatmaya benzer. Hissetmek, yaşamanın yarısıdır…
Yarın “Yalakacılık Mesleği”ni İcra edenler ve düştükleri komik durumlar…
Not: “Haaa sonunda bizim dilimizden anlayan ve konuşan biri çıktı” diyenler. Ele alınmasını istediğiniz konu ve sıkıntılarınızı bana yazın. Sizin yanınızdayım.








