O’nun insani yönünü ilk defa bir ziyareti sırasında; küçücük, sevimli bir çocuğun peşinden koştururken fark etmiştim. Seviyor seviyor, öpüyor, kokluyordu. Kendi evladı gibi. O kadar içten, o kadar samimi ki, metrelerce uzaktan hissediyorsunuz sevgisinin ve şefkatinin gerçekliğini.
Sonra takip ettim.
Kendisiyle ilgili her haberde, her ziyarette, her faaliyette; aynı babacanlık, aynı şefkat…
Naif, mütevazı…
Nezaket zirvede.
Bilgi ve donanım ise şaşkınlık verici. Daha Manisa’da görev yapmaya başlayalı 6 ay, 5 gün geçmesine rağmen her konuya hakim. Turizm, eğitim, ekonomi, tarım, sanayileşme, yatırımlar… vs.
***
Ne sabırlı, ne sabırlı… Sıkılmadan sonuna kadar dinliyor ve sakin sakin cevaplar veriyor, üşenmeden bilgilendiriyor, birden bire parlamıyor, böbürlenmiyor. Bilgisi ve mevzuata hakimliği ile hayranlık uyandırıyor.
Manisa Valisi Mustafa Hakan Güvençer’den bahsediyorum.
Şimdi diyeceksiniz ki, “e validir. Elbette bilecek. Bir İlin mülkü amiri bilmeyecekte, kim bilecek? Boş yere mi atadılar O’nu Manisa’ya Vali olarak?”
Doğru dersiniz. Elbette öyle olacak, bilecek. Ama zihninizi bir yoklayın. Bu şehir her konuyu bilip te, daha bir çocuğun başını okşamamış valilerde gördü. Saatlerce Özel kalem odasında bekleyip, vali ile görüşemeden kilometrelerce yolu geri dönen köylüyü de gördü. Daha şehri ve insanın kimyasını bile öğrenemeden; ya görevden alınan, ya da merkeze çekilen valileri de gördü. Çok uzatmayayım…
Bu vali başka…
Bu Vali’de başka bir tılsım var.
Sevgi, hoşgörü, şefkat, sahiplenmeyle harmanlanmış; bilgi ve donanımla desteklenmiş başka bir hal var Sayın Valide.
O halin ismine; “Manisalılaşmak” denilebilir pekala. Hem de ilk günden. Eşi Fatma Dilek, dahası 2 oğlu da öyle… Hanımefendi Fatma Dilek Güvençer’in mütevazılığı ve bilgisi her girdiği ortamda dikkat çekiyor.
***
Bir kere sabah saat 08.00’de valilik makamında Sayın Vali. Duydum, kulağıma söylediler. Bazı memurlar kendi aralarında, “Yine Vali Bey bizden önce mesaisine başlamış. Nasıl bir enerji ve çalışma şevkidir bu?” diye kendi aralarında konuşuyorlarmış. Bazıları da, “Vali Beyden sonra işe gelmekten utanıyorum” diyormuş. Akşam ise gece yarılarına kadar yine valilik makamında çalışmalarına devam ediyor Sayın Vali Mustafa Hakan Güvençer. Memurların çoğu yine yok…
Bu nedir?
İşte bu şehri sahiplenmedir. Bu şehri kendi memleketi bilmektir. Bu şehir ve halkı için tasalanmaktır. Bu şehir ve halkı için üretip, zamana yaymadan uygulamaya koyabilme çabasıdır.
Şehri karış karış gezdi. Demirci’sinden, Saruhanlı’sına kadar… Tüm ilçeleri. Belediye başkanlarından, kaymakamlardan, STK’lardan, esnaftan, halktan bizzat kendisi aldı merak ettiği bilgileri. Öyle 4-5 tane koruma, bir gazeteci ordusu ile gezmedi haaa. Bir kendisi, bir şoförü, birde yakın koruması ile gezdi Manisa’yı ilçe ilçe, mahalle mahalle. Bazen tebdili, bazen de Manisa Valisi olarak çıktı vatandaşın karşısına. Amaç gerçeği, olduğu gibi öğrenebilmek.
***
Dezavantajlı kişi ve grupların, şehit ve gazi ailelerinin sosyal entegrasyonu O’nun için çok ama çok önemli. O’nun bir başka önemli gördüğü konu ise eğitim. Eğitim kurumlarına yapılması gereken yatırımlar, okullaşma, nitelikli öğretmen ve yönetici kadrosu, bu şehirden yeni bilim insanlarının çıkartılabilmesi hedefi… Kentin geleceği ile ilgili yeni atılımların, ancak bu kentten yetişecek yeni dimağlarla mümkün olabileceğini bilen, bir mülkü amir Sayın Vali. Bunun için MCBÜ ile protokoller, projeler yapıyor.
Sonra Turizm…
Sipil’i, tarihi eserleri, Mesiri, lalesi, yılkı atları, üzümü, zeytini, florası ile kendi saklı ekonomisine sahip Manisa’nın, bu önemli değerlerini turizm yatırımlarına dönüştürmeye kararlı Sayın Vali.
Sonra Sanayi…
Kurulu bir sanayileşme düzeni var Manisa’da. Ancak, “yeterli değil” diyor Sayın Vali. ‘MOSB’un mükemmel coğrafyası, yeni yatırım ve sektörleri de kaldırabilir. MOSB’a farklı sektörlerde, yeni yatırımcılar kazandırmamız gerekiyor” diyor. Bunun içinde yeni görüşmeler yapıyor.
Sonra Tarım…
“Manisa Ovası bereketli topraklar, çalışkan çiftçilerimize” sahip diyor Sayın Vali. “Öyleyse alternatif ürünlere ne den ağırlık vermeyelim, yeni bir tarım ekonomisini Manisa’dan neden başlatmayalım?” diye soruyor Sayın Vali. Konu ile ilgili sürekli görüşmeler, araştırmalar yapıyor, gelen projeleri değerlendiriyor.
Sonra… Kalkınma hamleleri, kurumlar arası protokoller, yeni projeler, yatırımlar, hayırseverlerin desteklerinin devam etmesini sağlayıcı ziyaretler.
Bu kenti atandığı ve bir süre görev yapacağı bir il olarak görmüyor Sayın Vali. Ötekileştirmiyor, dinliyor ve çözüyor.
Manisa O’nun kendi memleketi olmuş bile…
Manisalı ile dertleniyor, Manisalı ile gülüyor, Manisalı ile bayrak sallıyor, Manisa için hizmet üretiyor. Manisa bu kadar donanımlı ve kent ile bütünleşmiş bir valiye sahip olduğu için çok şanslı.
Bunu bilir, bunu söylerim.








