Manisa’nın trafik karmaşasını, sağlı -sollu hem de çift sıra parklanmaları, şehir içi toplu ulaşım çilesini, 5 numaralı toplu ulaşım güzergahında sürücülerin cansiperane direksiyon sallamalarını, sokak başına düşen araç parklanma keşmekeşliğini defalarca yazmıştım. Tüm bu olumsuzlukların çözümü için yetkili mercilerin ve araç sürücülerinin nasıl kayıtsız kaldığını da yazmıştım.
Kayıtsızlığın sebebini de yazayım o zaman.
- Bir baba yiğit çıkıp ta yetkili mercileri önlem almadıkları için mahkemeye vermiyor, şikayet etmiyor, emsal teşkil edecek bir davanın başlangıcının fitilini ateşlemiyor.
- Çift sıra parklanmaları yapan; duyarsız, kendinden başka hiçbir canlıyı düşünmeyen, bencil ve kibirli sürücülere; cüzdanları veya banka hesaplarını boşaltacak kadar yüklü, caydırıcı cezaların kesilmemesi.
- Seçim yaklaştı. Sandığa gittiğinde, kendisine oy vermekten sürücüyü vazgeçirebilecek katı uygulamaları, bir dönem askıya almaya karar veren yerel otorite.
- Trafik düzenlemelerini Emniyet Müdürlüğü otoritesine bırakmayan, siyaset müdahilcileri ve komisyonlar.
- Büyükşehir Belediye Meclisi’nden çıkan kararları kendileri dahi anlayamadan, ‘kaldır parmak, indir parmak’ yapan meclis üyelerinin sorgulamama alışkanlığı.
- Ve tüm bunlara bağlantılı olarak işleyen, bürokratik zincir.
‘Şu 5 numaralı toplu ulaşım otobüsü şoförlerine mutlaka madalya takılmalı’ demiştim bir başka yazımda. Hatta ‘Onlar sihirbaz’ demiştim. Hatta O yetkili mercilere; ‘5 numaralı otobüs şoförlerinin Ulucami güzergahında, sağlı sollu parklanmaları yararak nasıl geçtiklerini, bir gidin tespit edin’ de demiştim O yazımda.
Ben otorite değilim. Elbette köşemden böyle bağrınmam, kimsenin umurunda olmayacak. Ancak bu çağrıyı; sandığa gidecek ve size oy verecek seçmeninizin isteği olarak kabul edip, onların hatırı için bir çözüm üretilmesi zor muydu? Değildi. Ancak kimin umurunda? 5 numaranın şoförleri nasıl olsa, Ulucami güzergahında sihirbazlık yapıp, yolcuları sağ salim evlerine en yakın durağa götürüyor. Çözümü zaten Şoförler buluyor.
Yetkililerin açıklaması da; “otopark yaptık, yer gösterdik, kullansınlar.” Ama sürücü de aracını şehir merkezindeki otoparklara park edip, kilometrelerce yol yürüyüp, evine gitmek istemiyor.
Ne yapmalı? Orasını ben bilmem. O konuyu; katıldığı her mecliste parmak kaldırıp indirmeye ve katıldığı her komisyon için oturum başına 185 lira alan meclis üyelerine, grup başkan vekillerine soracaksınız. Alınan oturum ücretleri ne kadar hak ediliyor? O’nu da gelin vicdanlara bırakalım.
Yukarda bahsini geçirdiğim konu neden mecliste çözülmüyor? Cevabını onlar versinler. Gerçi cevap ta hazır… ‘Elektrikli otobüs projesi hayata geçtiğinde bu problemler bitecek.’ Cevap bu.
Ancak sorun 40 yıllık sorun, yeni değil. Elektrikli otobüsler mahalle aralarından, sokak aralarından geçmeyeceğine göre… Sorun, bir kırk yıl daha böyle devam eder. Ta ki biri çıkarda filmlerde olduğu gibi çılgın bir proje yapıp, ‘havadan şehir içi ulaşım’ projesini hayata geçirene kadar.
***
Neyse konuyu dallandırıp, budaklandırmayalım, hayal görmeyelim, boş laflarda etmeyelim. ‘Vatandaş, sürücüler ve sihirbaz toplu ulaşım şoförlerimiz’ adına soruyorum
- Karaköy İki Lüleli Camii’den, Ulucamii ve Alaybey Pazarı’na kadar uzanan güzergahtaki; sağlı-sollu parklanmalar kaldıracak mı?
- Aynı güzergahta otobüs duraklarına dahi sokuşturulan ve tüm güzergaha sağdan-soldan ip gibi dizilen araçlara, can yakıcı cezalar kesilecek mi?
- Tam Otomasyonlu otopark ve kapalı otoparkların giriş ücretleri; vatandaşı buraları kullanmaya cezbedecek fiyatlara çekilecek mi?
- Otobüs şoförlerini ve kooperatifleri çileden çıkaran 65 yaş üstü ücretsiz taşımalardaki kriterler, yeniden gözden geçirilecek mi? Bir günde Manisa’yı ücretsiz tavaf eden yolculara, ‘el insaf’ denilecek mi?
Ağzı olan konuşuyor, köşesi olan da kafasına göre yazıyor değil mi?
Eeee… Efendim benim köşem; sizlerin de yetkisi var, bütçesi var. Yapın da, çözüm üretin de; sizi de göklere çıkaracak yazılar yazalım. Hemi de ballandıra ballandıra.








