2007 seçimlerinde Manisalı O’nu Manisa’yı temsil etsin diye parlamentoya gönderdi. Altına da bir sandalye de çekti. ‘bu sandalye senin. Burada otur. Ve bizi CHP adına temsil et. Hakkımız söke söke al. Bize teslim et. Sen bize vekilik et Ankara da… Bizde seni sahiplenelim” dedi….
İyi…Tamam…Hoş…
Erdoğan Yetenç… 2007 23. Dönem Milletvekilliği seçimlerinde Manisa Cumhuriyet Halk Partisinden Milletvekili olarak seçildi. Tarih 22 Temmuz 2007… Ancak Manisalının Cumhuriyet Halk Partisinden vekil olarak tayin ettiği Mustafa Erdoğan Yetenç 23. Dönem Milletvekili seçildikten sadece 18 gün sonra; 10 Ağustos 2007’de partisinden istifa ederek, bağımsız milletvekili oldu…Neden mi?
O durumu da nasıl değerlendirmek gerekiyor bilmiyorum…İki ucu ağdalı değnek… (bilinenin yerine yakıştırdım. Ayıııppp ayol. Napayım...)
O dönemin iddialarını iyi hatırlıyorum, Yetenç’in istifa gerekçeleri hakkında… Bir grup partili; Erdoğan Yetenç'in Meclis İdare Amirliği için yapılan seçimleri kaybettiği için istifa ettiğini ileri sürmüştü.
Başka bir iddiaya göre de Yetenç’in yıldızları Genel Sekreter Önder Sav ile hiç barışmamıştı. Seçildikten hemen sonrada Önder Sav ile husumet yaşamış, vekillik vasfını aldıktan 18 gün sonra da bu nedenlerden dolayı istifa etmişti.
Hatta 27 Ağustos 2007 tarihinde 500’ün üzerinde partili aralarında imza toplayarak Mustafa Erdoğan Yetenç’in tekrar partilerine geri dönmemesi için de, topladıkları İmzaları CHP Genel Başkanı Deniz Baykal ve Genel Sekreter Önder Sav'a göndermişti. O günlerde Manisa CHP oldukça çalkantılı günler geçirmişti.
Şimdiiii… Erdoğan Yetenç’in manevralarına bir bakıyoruz…. Manisalı CHP’liler Meclise 2 Milletvekili gönderdik diye umutlanıyor. Vatandaş tarafından seçilerek mecliste vekillik sorumluluğu yüklenen Yetenç kişisel bir karar alıyor ve Milletvekili iken Partisinden istifa ediyor. Bağımsız Milletvekili oluyor. Böylece CHP’nin parlamentodaki sandalye sayısı 98’e düşüyor. Zaten açık ara fark açan AK Parti 341 Milletvekili ile meclise konuçlanıyor. MHP’nin 70, DTP’nin 20, DSP’nin 13, ÖDP’nin 1, BBP’nin 1, ve 5 tane de bağımsız milletvekili ile 23. Dönem başlıyor…
Millet’in seçtiği bir vekilin kişisel bir karar alması ne kadar doğrudur ?
Bana sorarsanız Milletin seçerek tayin ettiği ve görevlendirdiği bir vekilin; seçildiği partiyi hiçe sayarak istifa etmesi, partisinin temsil-parmak sayısını düşürmesi, ve tabiri caizse 5 yıl boyunca ‘ense yapma’ lüksü yoktur. Bu durum ‘armut piş, ağzıma düş’ durumundan başka bir şey değildir.
Hep merak etmiştim. 23. Dönem milletvekilliği süresince yüzünü dahi görmediğimiz Sayın Mustafa Erdoğan Yetenç; bir icraata, bir karara, bir önergeye veya herhangi bir şeye katkıda bulundu mu?…Araştırdım… Yok…Yok…
Bir tek; TBMM Üyeliği ile Bağdaşmayan İşler Hakkında Kanun ile Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanununun 5 inci, 9 uncu ve 3 üncü Maddelerinde Değişiklikler Yapılması, TBMM Dışı Faaliyet Gelirlerinin Beyanı ve Bu Konularda Uygulamanın İzlenmesi ile Görevli TBMM Siyasi Etik Kurulu Kurulmasına İlişkin TBMM Siyasi Etik Yasası Adında Yasa Teklifinde imazası var Sayın Yetennç’in… O da anladığım kadarı ile yasa hazırlanmış. Sayın Yetenç sadece imza koymuş. Ne sahibi olduğu bir kanun teklifi, ne sözlü ne de yazılı bir soru önergesi var Sayın Yetenç’in…
Peki ne yapmış 23. Dönemde Sayın Yetenç…
Söyleyeyim… Millet adına ‘ense’, şahsı adına…Eee artık onu ben bilemem…Çalışmıştır elbet… 5 yıl yatacak hali yok Sayın Yetenç’in…Elbet el-parmak kıpırdatmıştır şahsı ve ailesi adına… Parlamentodaki her vekil’in en az 3 tane kanun teklifi, yazılı veya sözlü soru önergesi var…. Ama Sayın Yetenç 23. Dönem vekilliği boyunca, sadece göbeğini kaşımış… Başta Erdoğan Yetenç ile yola çıkan Şahin Mengü ise; 7 kanun teklifi vermiş. 17 kanun teklifine imza koymuş. 61 yazılı önerge vererek 23. Dönemde kıran kırana bir politika yapmış.
Bütün bunları böyle uzuuuunca niye anlattım… Sadede geleyim.
Mustafa Erdoğan Yetenç geçen hafta yeni bir manevra daha yaptı. Milletin vekili olarak seçildiği partisinden, vekillik koltuğuna oturduktan 18 gün sonra istifa eden ve 5 yıl boyunca ‘ense’ yapan Yetenç, CHP’ye geri döndü. Parti üyeliği rozeti Merkez İlçe Başkanı Hamza Kopal tarafından takıldı. Partiye kabul töreninde Sayın Yetenç şu cümleleri sarf ediyor. ''Ben istifa ettiğim zaman (Önder Sav gider, ben dönerim) demiştim, Önder Bey gitti. Yeni genel başkanımızın, 'eski milletvekilleri partimizden milletvekili olmak istiyorlarsa gelmesinler' çağrısı üzerine, partiye yeniden dönüşümü saygın bir tavır olarak değerlendirmediğimden listeler kesinleşinceye kadar CHP'ye dönmedim. Benim amacım milletvekili olmak değildir. Çeşitli yollarla milletvekili olunabilir. Ben o yolları denemiş olsaydım, bugün herhangi bir partinin seçilebilecek listesinin bir yerinden adaydım. Önemli olan nefretle anılmak değil, saygıyla anılmaktır. Ben milletvekili olup, nefretle anılmaktansa saygıyla anılmayı tercih ettim.''
Eeee peki bu iş çocuk oyuncağımı… “Oyuncağımı aldın. Banane banane oynamıyorum.” Eeee sonra… Oyuncağı alan diğer çocuk gitti. “Hadi gel oynayalım” yok yahu… CHP’nin Milletvekilinden istifa ettiniz ama, Milletvekilliği Çantada keklik… O nola? İşte burada kabahat yasa koyucuda… Seçildiği partiye sırtını dönen vekilin, milletvekilliği de düşmeli…Çünkü O vekili o meclise taşıyan, O partinin seçmenleri… Tek başına mı gitti meclise… Seçmene sırt dönmekte neymiş ? Auğuooo….
***
Gelelim Yetenç’in partiye geri dönüş törenine
Törende CHP’nin İl Başkanı Turgay Koç yok. Niye ki acaba?
Ki… Sayın Koç Yetenç’in bu çarkını çok manidar cümlelerle de değerlendirmekten geri kalmıyor. Diyor ki Turgay Koç;” "Yetenç'in Önder Sav’a kızarak istifa edip gitmesi ve CHP Teşkilatını bir milletvekili ile temsil edilir konuma sokması bizleri 5 yıl boyunca üzmüştür. Kaldı ki şimdi istifasını Genel Merkeze veren Erdoğan Yetenç, üyelik başvurusunu da Genel Merkeze yapabilirdi. Kaldı ki hazır Önder Sav gitmişken gelip Manisa merkez ilçe Başkanlığı'nda üyelik yenilemesine bir anlam veremiyoruz. Her üye olanın üyeliğinin de kabul edilip edilmeyeceğinin kararı da Genel Merkezimiz tarafından verilir. Ön seçimdeki başarımıza ve pozitif enerjimize kesinlikle gölge düşürmeyiz. Düşürmek isteyenlere de izin vermeyiz. Bunun böyle bilinmesinde yarar var."
Bakın o son paragraftaki “pozitif enerjimize kesinlikle gölge düşürmeyiz. Düşürmek isteyenlere de izin vermeyiz. Bunun böyle bilinmesinde yarar var." Cümlesi çok önemli, çok manidar, çokta üzerinde durulması, iyi okunulması gereken bir cümle. Bu Cümleyi okuyalııııım…Turgay koç bu iki cümlesi ile aslında şunu anlatmak istiyor. “Biz kenetlemek için kavilleştik. Dargınlıkları, küskünleri toprağın yedi kat altına gömdük. Geçmişe reset çektik. Geleceğe ve 13 Haziran’a odaklandık. Bu seçimlerde CHP’yi Manisa’dan birinci parti olarak çıkarmak hedefi ile çalışıyoruz. CHP İl ve İlçe’nin motivasyonu hiçbir şart ve koşulda bozulmayacak. Erdoğan Yetenç’in partiye geri dönmesini her ne kadar mantıksız ve gereksiz bulsak ta, Partililerimiz tarafından bu geri dönüş istenmese de; Onun geri dönüşü pozitif enerjimizi etkilemeyecek. Bu durum seçim arifesinde parti çalışmalarımızı olumsuz etkilemeyecek. Ama İl Başkanı olarak Yetenç’in partiye geri dönüşünü gereksiz ve yersiz buluyorum.”
Yaniiii… Yaniii…
‘Ensedar’ımız Mustafa Erdoğan Yetenç 10 Ağustos 2007’de partisinden milletvekili iken istifa edip, bağımsız vekil olmayı ve beş yıl boyunca ense yapmayı tercih ettiğinde, CHP üzerine çoktaaannn kırmızı kalın çizgiyi çekmişti.
Parti “cızığı attık üzerine, otur uslu uslu. Önüne konan yoğurdunu ye sadece” demişti… Yetenç’te zaten aynen böyle devirdi 5 yılı…
Ama Önder Sav milletvekili gösterilmeyince hiçbir yerden, Yetenç’te bir gımıldanma, bir gımıldanma… Ama ne gımıldanma…
Gımıldan gımıldanda gel… Gımıldan da CHP’ye gel… Eee peki niye gittiydiniz? Seçmeninize bu vefasızlığı niye ettiydiniz? TBMM kişisel hesaplaşmaların ve hesapların yeri miydi? Sizi Vekil tayin eden Milletinize borcunuzu, partinize borcunuzu ödediniz mi de, o rozeti talep ediyorsunuz? Peki daha 18. Günde sırtınızı döndüğünüz partiniz ve partiliniz sizi bu geri dönüşünüzde hazmedebilecek mi? Ense yaparak aldığınız 1825 günlük milletvekili maaşının bedelini ödediniz mi Sayın Yetenç? Verecek Cevabınız var mı Sayın Yetenç?
Ben Kamuoyuna sordum “parti kolay hazmedemez. Hatta sinameki lazım. Biraz kabızlık durumları olabilir.” Dediler…Siz ne dersiniz? Gerçi siz bu durumlarda cevap vermiyorsunuz…Sadece bunu biliyoruz…Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu !
Ne diyelim… Kolay gele. Hayrola…








