1960 yılı öncesinde yerinde meyve ve sebze hali vardı. Adnan Menderes’in idam edildiği 1960 ihtilalinden hemen sonra, şehrin ortasında ihtişamı ile yükselen, birazda Yunan mimarisini andıran, bir bina yapıldı. Uzun sütunları, rengi ve mimarisi nedeniyle adına ‘Beyez Fil Binası’ denildi. 58 yıllık bir yapı. Bizim ve bizden önceki jenerasyonun gençliğinde; vaktinin çoğunu geçirdiği tek sosyal paylaşım alanıydı Beyaz Fil. Zira şehir sineması bu binadaydı, kültür aktiviteleri de hep bu binada yapılırdı. Beyaz Fil ilk yapıldığı yıllarda de çok kullanışlı bulunmadığından, dönemin Belediye Başkanı Bahtiyar Tosunbaş tarafından;1 Mart 1965’te; belediyenin kuruma olan borçları karşılığında, SSK’ya devredildi. SGK binayı 49 yıl kullandı.
Ancak Cumhuriyet Tarihi ve 20. Yüzyıl yapısını gösteren bir bina olması hasebi ile Beyaz Fil Binası ve çevresindeki alan, Havuzlu Çarşı’da dahil olmak üzere 1992 yılında kentsel sit alanı ilan edildi. Ardından da 29 Mart 2012 tarihinde İzmir 2 Numaralı Kültür Varlıkları Bölge Kurulu tarafından alınan kararla, 1. Grup Taşınmaz Kültürü Varlığı olarak tescillendi. Böylece Beyaz Fil; 1. Derece sit alanı içerisine alındı.
Beyaz Fil Bina’sının satılması kararına Sivil toplum örgütleri, akademik odalar Birliği ve vatandaşlar 8 bini aşan imza toplayarak karşı çıktı. Ancak yine de satışa engel olunamadı. Beyaz Fil; 24 Ekim 2014’te 30 milyon 450 bin liraya, İstanbul'un Fatih İlçesi'nde faaliyet gösteren TeksanBrode Tekstil Sanayi ve Ticaret A.Ş.'ye satıldı. Beyaz Fil binasının tescilli olduğunu bile bile satın alan Teksan Brode A.Ş Firması yetkilileri; 5 Mayıs 2017’de tescilin kaldırılması için, İzmir 2 Numaralı Koruma Kurulu’na müracaat etti. Ancak Kurul, 9 Haziran 2017’de tescilin kaldırılmayacağını açıkladı. Firma uzun süre Beyaz Fil binasının tescilinin düşürülmesi için uğraşsa da, başarılı olamadı.
Gelinen noktada Teksan Brode Firması binayı yıkıp yerine; altında otopark, üstü AVM olacak şekilde bir bina yapmak istiyor. Bu amaçla Binanın için deki 7 işletme sahibi haricinde, tüm dükkan sahipleri tahliye edildi. Şu an binanın yol hizasındaki katında; 2 kuru kahveci dükkanı, Börekçi Abdurrahman, Sümerler, sayısalcı, çantacı ile iş adamı ve aynı zamanda Manisa Musiki Derneği Başkanı Mehmet Yumrukaya’nın ticaret yaptığı BEKO bayii olmak üzere 7 işletme bulunuyor.
Geçtiğimiz hafta ‘Beyaz Fil Yıkılmasın” Platformu, “Teksan Brode’ye dava açılsın mı? Açılmasın mı?” Kararını vermek için bir araya geldi. Platformun kararı müspet yönde. Beyaz Fil’in yıkılmaması için Platformi Teksan Brode’ye dava açacak. Zira Teksan Brode Beyaz Fil Binasının Tescilli olduğunu, Koruma Kurulu Kararının olduğunu bile bile bu satışa imza attı. İddiaya göre; Teksan Brode’nin amacı Beyaz Fil’i henüz terk etmeyen 7 işletmeyi bıktırarak, kendi istekleri ile binayı terk etmeye itmek. Binanın içinde gelişen olumsuz gelişmeleri hiç saymıyorum bile. Şehrin göbeğindeki binanın içinde; Baliciler, uyuşturucu satıcıları, fareler, köpekler-kediler cirit atıyor.
Manisa’da Beyaz Fil Binası ile ilgili kızılca kıyamet kopuyor da, binayı satın alan Teksan Brode’den çıt yok…
Bizzat Teksan Brode’nin İstanbul Fatih’de ki bürosunu aradım. Telefona nazik bir kızımız çıktı. Anlattım önce niyetimi, kendimi de tanıttım. “Tek taraflı yazmak istemiyorum. Teksan Brode’nin sahibi Rahim Kılıç Bey ile beni görüştürün de, kendisine de bir cevap hakkı verelim, O’da derdini anlatsın. Bende yazayım. Veya telefon numarasını verin de ben bizzat kendisini arayayım” dedim. Kızımız “telefonunuzu alayım. Ben sizi arattırayım. Telefon numarasını veremem” dedi. 4 gün bekledim Rahim Kılıç Bey’in aramasını, aramadı. Bir başka kanal vasıtasıyla başka bir aile bireyine, Cemal Karakurt’a ulaşmaya çalıştım. O’da ‘ne isterlerse yazsınlar’ demiş.
Eeee yapacak bir şey yok O zaman… Ben sağduyulu bir gazeteci olarak üzerime düşeni yaptım. İçim rahat. İşin özü Beyaz Fil’i alan Firma Teksan Brode ve aile şirketleri Manisa Kamuoyunun ne dediğini pekte tınlamıyor.
Araştırdım. Dıdısının dıdısına kadar hem de. İsimler, şirketler, sermayeler… Hepsini öğrendim. Ancak buraya yazmayı uygun bulmuyorum bu bilgileri. Şunu yazabilirim sadece; aile oldukça geniş ve güçlü. Hemen hemen her sektörde varlar. Çatlak seslere pek kulak asmıyor aile. Hedefe kitlenmiş durumda. Amaç Beyaz Fil’i yıkıp, yerine otoparklı bir AVM yapmak. Eee boş yere 30 milyon 450 bin TL saymadı Beyaz Fil’e… Ticaret bu, elbette para getiren, karlı bir yatırım yapmak isteyecektir doğal olarak. Kazanılan paraları elle değil de, sayma makinesi ile sayılabilecek kadar para kazandıracak bir yatırım. AVM… Ya da vardı ise başka niyet ve projeleri bir görüşseydik kendileri ile de, doğrusunu öğreneydik gari. Atıp tutmasaydık böyle köşemizden değil mi? Firmanın da niyetini yazaydık. İyi olmaz mıydı? Belki de çok iyi niyetli insanlardır haaa…
Firmanın gözden kaçırdığı konu şu…
‘Manisa’ya rağmen, Manisa kamuoyuna rağmen bu şehirde tek bir çivi çakılamaz.’ Manisa kamuoyuna rağmen şehrin göbeğine AVM yapacaksın, ve sonra da ‘O sallamadığın halka’ diyeceksin ki; “gel bu AVM’de paranı harca, beni daha çok zengin et.”
Yok öyle üç kuruşa beş köfte…
Ayrıca bu dava açılıyor. Davanın başını Ali Suat Ertosun, Akademik Odalar Birliği ve Manisa Halkı çekiyor. Rahim Kılıç Bey veya aile burnundan kıl aldırmamayı bence bir daha düşünmeli… Zira bu dava kaybedilecek.
Haaaa. Ne olmalı?
AVM yerine Beyaz Fil Binası’nın özgün mimarisi korunarak, Manisa’nın asıl ihtiyacı olan bir kültür merkezi ve kongre turizmini hareketlendirecek ; çok amaçlı bir merkez yapılabilir. Altı yine otopark. Üstünde; tiyatrosu, sineması, dev bir konser salonu, dev bir toplantı ve kongre salonu, içinde her türlü etkinliklerin yapılabileceği, küçük salonların da bulunduğu, muhteşem mimarisi ile göz dolduran, yeni bir kültür ve kongre merkezi yapılabilir. Böyle bir yatırıma kimse hayır demez Manisa’da… Zira Manisa’nın en büyük eksikliği bu.
Teksan Brode hedefini bir daha gözden geçiriverse ne kaybeder? Çok mu zarar eder?
Vallahi şunu söyleyeyim; Rahim Kılıç veya arkasında şu an isimlerini buraya yazmak istemediğim büyük ailesi… AVM’den vazgeçmezse, zaten külliyen zarar edecek. Zira Manisa bu davayı kazanacak. Bu da böyle biline... Bile Bile Lades.








