Tutamıyorum dilimi çoğu zaman. O nedenledir ki sıklıkla yazmayı tercih etmiyorum. Yöneticiliğini ve Yazı İşleri Müdürlüğünü yaptığım, Güne Bakış Gazetesi’nde de bu nedenle köşe yazmıyorum.
Ama öyle konular, çileden çıkaran öyle gelişmeler oluyor ki canım Türkiye’m de ve bu memlekette… Gel de tut; dilini-kalemini.
Bugünde kendi gazetemin manşetine taşıdım, bu haberi.
Cumhuriyet Bayramı’nda tören yürüyüşü yapılmayacakmış. Civan Padişahım öyle emretmiş, Bakanları ile birlikte. Bak sennn…
Tamam.
Acımız, tasamız büyük. Hep birlikte seferber olduk, Milletçe Van da ki depremzedeler için. Top yekün; Para, ev eşyası, giysi, gıda, çadır, Çocuk malzemesi, ilaç, sağlık…vs ne varsa toplayıp, gönderiyoruz Van’a.
Hem de senin deprem fonundan bölünmüş yollara, hastanelere, uçaklara aktardığın 40-50-56 milyar dan(tam rakamı bilemediğimden, toto oynuyorum. Anlasanıza) iki-üç kat fazlası ile…
Ne oldu bizlerden Deprem fonu diye kestiğiniz paralara Sayın Başbakan? 12 yıldır Deprem vergisi alıyorsunuz halktan. Bu verginin nerelere kullanıldığını soruyoruz, tık yok. Kimse cevap veremiyor. Kulaktan dolma bilgilerle, milletvekilleriniz ağzından kaçırıyor bazen. Bazısı Duble yollara, bazısı hastane yatırımlarına, bazısı uçaklara, bazısı da incik-cincik yatırımlara kullanıldığını söylüyor. Miktarını soruyoruz. Onu da bilen yok. Kimisi 40 milyar, kimisi 50-56 milyar diyor.
Muamma ki, öyle böyle değil.
E peki sorarım size?
Deprem Fonu diye kestiğiniz bu vergiler, depremzedeler için kullanılmayacaktı ise; adına niye deprem vergisi dediniz ki? Yol, Hastane, uçak…vs vergisi deseydiniz ya… Yani adını böyle koyduğunuzda biz imiğinizi mi sıkıp da, ‘alamazsınız’ mı diyebilecektik?
Yooo… Siz bizim imiğimizi sıkıp, alacaktınız sonuçta. Ağa’nın eli tutulur mu? Tutulmaz. Ağa istedi mi alır.
Öyle değil mi, Paşazadem?
Şimdi sorulara cevap beklemekte, senin Milletin Sayın Başbakan ? Deprem fonu paralarını ne yaptınız? Nerelere kullandınız? Ve Neden Fonu amacı dışında kullandınız? Depremin fonunu hastaneye, hastanenin fonunu uçağa, Uçağın fonunu, pervanesine (Var mı bilmiyorumm haaa? Ne araştıracağım. İşim gücüm mü yok. Devlet bana cevap versin. Var mı- yok mu diye?), ÖTV’yi, HKV’ye(açmak için yormayınız kendinizi. ‘Halkı kazıklama Vergisi’ dir, açılımı efem.) KDV’yi ‘de…. Cııık. Ona bir külah bulamadım. KDV iyi oturdu yerine, neme lazım.
Komşu komşu huuu…
Vergi zamanın geldi mi? / Geldi geldi
Ne kadar geldi ? / Maaşın yarısı kadar
Kime kime?/ Sana bana
Başka kime?/ Bütün Millet’e
Bütün Millet nerde ?/ Kredi kuyruğunda
Devlet nerde? /Hükümetin cebinde
Hükümet nerde?/ Oy peşinde
Cumhuriyet nerde?/suya düştü
Su nerde?/ İnek içti
İnek nerde?/ Dağa kaçtı
Dağ nerde?/ Yandı bitti kül oldu.
***
Depremzedenin fondaki parasını son kuruşuna kadar hükümetinizin yatırımlarına harcadınız, şimdide ‘fonda para yok’ diyorsunuz. Ne iş Sayın Başbakanım?
Depremzedeyi; Cumhuriyet kutlamalarını iptal ettiğiniz Bu yüce halk kalkındıracak yine. Siz değil. Bu yüce Halk Kürt-Türk ayrımı yapmadan, Van da ki kardeşine yardım elini uzatacak. Uzattı da. Bakınız; 14 rakip Türk televizyon kanalı birbirleriyle yaptıkları reyting savaşını koydu bir kenara kısa bir süreliğine de olsa, Van için el ele verdi ve Tam tamına 62 milyar topladı. Devamı da geliyor. Sizin Fonda depoladığınız ve sonra başka yerlere uçurduğunuz parayı neredeyse katladı.
Bende o katkı verenlerden biriyim, karınca kararınca. Cep telefonum düşmedi elimden 2 gündür, mesaj çekeceğim diye. Helali hoş olsun… Bugün Van’a, yarın bana. Biz böyle bir Milletiz. Biz zamanı geldiğinde paylaşmayı da biliriz. Kenetlenmeyi de. Zira atalarımız, bizlere bunu öğretmiştir, kafamıza vura vura. Komşun açken, tok yatmayacaksın. Van üşürken; sen poponu sobaya veya kalorifere dayamayacaksın. Van da ki anne bebeğini tükürüğü ile beslerken, sen çocuğuna yedirdiğin hazır mamanın birini, Van’a göndereceksin. Van da ki vatandaşın evi yoksa, yapacaksın. Bizler böyle öğrendik. Ama atalarımızdan böyle öğrendik. Şimdikilerden değil.
Demem şudur ki;
Cumhuriyetin temeli ve harcının konulduğu; kuruluş kutlama törenlerini iptal etmeniz, hiç de yerinde bir karar değildi sayın Başbakan’ım. Akil adamlarınıza sorsaydınız ya, en azından. Onlar size derlerdi akıllıcasını. Sapla-samanın karıştırılmayacağını. 88 yıldır devam eden Milli Bayram coşkusu ve alışkanlığını, birden bire böyle rafa kaldırmak neyin nesiymiş efendim? Bu kararın Millet tarafından çok tepki göreceğini hadi siz akıl edemediniz, Danışmanlarınızda mı akıl edemedi?
Haaa… Bu yukarda anlattığım gibi değil elbet.
Siz çok akıllı bir devlet adamısınız. Siz elin en güçlü gavuruna; One Minute diyebilecek kadar kendinize ve siyasi dehanıza güvenen bir başbakansınız. Bunun tepki göreceğini çok iyi biliyordunuz. Ama bu tepkiyi “YENİ DEVLET ANLAYIŞI” için göğüslemeye kararlısınız.
Eeee bizde bilmek isteriz halk olarak.
Amacınız nedir?
Amaç;
Tarihini unutmuş bir Millet yönetmek mi? Yoksa cumhuriyetin nasıl ve ne şartlarda kurulduğunu tamamen beyinlerden silmek mi?
Madem ki afetlerde zarar gören vatandaşlarımıza bu kadar duyarlı bir İktidar çizgisi çizmektesiniz; Depremzedelere gönderilen çadırları yağmalayanlara karşı niye önlem almadınız? Depremzedelerle Van’ın O dondurucu soğuğunda niye bir gece olsun konaklamadınız? Neden 1999 yılında toplamaya başladığınız deprem vergilerini, amacı doğrultusunda kullanmadınız?
***
‘Hastane yaptım ’ diyorsunuz? Peki benim maaşımdan hala neden kesintiler oluyor? ‘Yol yaptım’ diyorsunuz. Peki otobana çıktığımda neden paramla o yolu kullanıyorum? ‘Hava yollarını da yatırım yaptım’ diyorsunuz. Peki neden ben O uçakların biletleri hiç 200 TL’lerin altına düşmediği için; 19-20 saatlik yolları otobüs koltuklarının tepesinde pinekleyerek, ağrılarımdan kıvrana kıvrana kat ediyorum? ‘Okul yaptım’ diyorsunuz. Peki benim çocuğum neden hala 45 kişilik sınıflarda eğitim almaya çalışıyor?
Daha sorayım mı?
Amaaan ne soracağım. Sanki ilk defa ben mi sordum bu soruları. Biz gazeteciler sorarız. Siz siyasetçiler konuyu döndürüp, dolaştırıp kendi anlatmak istediğiniz ve yaptığınız BALLI-OY GETİRİCİ icraatlara nasıl olsa getirirsiniz.
Bizimkisi de iş yani. Havanda su dövüyoruz işte….








