Evimdeyim.
Saat 22.00
Günün yorgunluğunu atmak için koltuğa uzandım. Türkiye gündemine bir bakayım dedim, kumandaya uzandım ve televizyonu açtım.
Eskiden dinlemeye doyamadığım Arslanbek Sultanbekov’un ‘Dombıra’sıyla; “Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından başkentte yapımı tamamlanan Yavuz Sultan Selim (Yeni Keçiören) Bulvarı başta olmak üzere; 88 proje ve hizmet alanının toplu açılışı 8 Kasım saat 14.00’te yapılacak” reklamı dönüyor ekranda. İzledim, öğrendim açılış hakkında bilgileri. Sıkıldım diğer kanala geçtim.
Aynı reklam.
Diğerine geçtim. Habire dönüyor reklam.
Bir diğerine…
Ötekine….
Aynı. Hep aynı.
15 yaşındaki oğlum Batuhan odasından, “Anne dur dur. Elleme o kanalı kalsın. Bir şey soracağım sana” diye bağıra bağıra salona koştu.
Zamplamakta olduğum kanalların birinde durdum.
Yine aynı reklam.
Cumhurbaşkanı
Başbakan
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı
Oğlum Batuhan İşaret parmağı ile baş parmağını birleştirdi ve meraklı gözler ile sordu, “anne benim ülkemin Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı sürekli Ak Parti’nin mitinglerine gidiyor, Konuşuyor. Ak Parti’yi Övüyor. Defalarca gördüm. Aha da şimdi de Ak Parti’nin düzenlemiş olduğu bir açılış töreninin baş aktörü. Aylardır soracağım sana, unutuyorum.
Tamam… Başbakan Ak Parti’nin açılışlarına gider, hizmetlerini anlatır. O şehrin Belediye Başkanı da hizmetlerini öve öve bitiremez. Bunu anladım. Çünkü sen öğrettin bana.
Ama Sen bana bir şeyi daha öğretmiştin. Demiştin ki; Cumhurbaşkanlığı makamı temsil makamıdır. Devletin başındaki adam siyaset yapamaz. Siyasileri yönlendirir, yanlışlarını önler, hukuken onları dizginler. Cumhurbaşkanı seçilen kişinin varsa partisiyle ilişiği kesilir ve TBMM üyeliği sona erer.”
Ben merak ettiklerimi sen evde olmadığın zamanlarda, hep Vikipedi’den öğreniyorum. Ama görüyorum ki Vikipedi’de bile Cumhurbaşkanlığı makamının görev ve yetkileri yeniden düzenlenmiş.
Ankara da ki bu toplu açılışın reklam videosuna ülkemin Cumhurbaşkanı konulmuş.
“Anne Cumhurbaşkanımız neden Ak Parti Reklamlarında yer alıyor?”
Kem-küm…
Cevap veremedim.
Sadece, “oğlum yatma saatin geçiyor. Hadi sen yatağına gir. Ve derslerinde daha başarılı olabilmen için, eğitimine sıkı sıkı sarıl. Sarıl ki senin gibi sorgulayabilen yeni genç beyinlerin yanında yerini alabil” diyebildim.
15 yaşındaki oğlum Batuhan’ın sorularına cevap verebilen varsa, çıksın konuşsun.
Ben cevaplayamadım.
Tıkandım.








