Gündem Gazetesini aldım dün elime inceliyorum. Ahmet abi ile ilgili belki benim bilmediğim bir gelişme vardır da. Öğrenebilirim umudu ile. Sevgili Levent Donduran’ın köşe yazısını okudum sonra, içim burkularak. Herkes gibi O’da ümitle yazmıştı. Ahmet Abisi’nin hayata dönmesi için temennilerde bulunuyordu.
“Sağ olsun, doktora gitmeyi hiç sevmez Ahmet Abi… “ şeklinde başlayıp, “Ahmet Abi için dualarınızı eksik etmeyin ne olur.” diye bitirdiği yazısında Levent, hep umutlu. Hep “Ahmet Abimiz iyileşip, dönecek aramıza” beklentisi içinde. Hepimiz öyle değil miydik. Hepimiz dua ediyorduk koca Çınar için. Ancak Levent ne bilebilirdi ki; gazetesi çıktıktan 14 saat sonra Ahmet abimiz vefat edecek. Ne bilebilirdik…
Evet Ahmet Kurşun Vefat etti…
İnsan hayatı bir kuş misali. İlk ve son nefes arasında uçuyoruz.
Hayallerimiz, özlemlerimiz, hedeflerimiz, sorumluluklarımız, hastalıklarımız var.
Ahmet Abi’nin de bir hastalığı vardı. Fenerbahçe…
Öyle bir hastalık ki, sağlığında sohbetlerimiz de; ”uğruna ölürüm Fenerbahçe’nin” derdi. Kim der diki Ahmet Kurşun bir gün gelecek, dediğini yapacak ve takımı Fenerbahçe’nin uğruna ölecek. Allah takdir etti. Emretti. Öyle oldu. Ahmet Kurşun Fenerbahçe uğruna öldü. Yaşlı kalbi dayanamadı takımının ;Trabzonspor karşısında yenilmesine. Yaşadığı heyecan, sinir harbi hayatına mal oldu.
Yani Ahmet Kurşun için bir manşet başlığı atılacak olsa ancak şöyle denilebilirdi. ”Takımı için can verdi”
Ah be Ahmet Abim. Değer miydi o kadar heyecan yapmaya. Değ dimi ? Uğruna can verdiğin takımının kodamanları bir çelenk ile lütfettiler cenazene… Hani nerde Aziz Yıldırım? Nerde Aykut Kocaman ? Nerde bu takımın yetkilileri, futbolcuları…vs.? Neden Ahmet Abi’nin cenazesinde yoktular? Fenerbahçe’yi temsilen bir tek dernekler sorumlusu Murat Boyraz vardı cenazede.
Fenerbahçe kodamanları yoktu Ahmet Abi’nin cenazesinde ama, Manisa oradaydı. Biz ordaydık. Sevdikleri, dostları, arkadaşları, tüm Manisa Oradaydı. Hatuniye Camiinde mahşeri bir kalabalık vardı. Ahmet Abimiz’i yalnız uğurlamamak için toplanmıştı o kalabalık oraya. Uğruna can verdiği takımının kodamanlarından hiç kimse yoktu Ahmet Abi’nin cenazesinde ama, Uğruna can verdiği takımının taraftarları ve kendi memleketinin insanı hınça hınç doldurmuştu son yolculuğunda Hatuniye Camiinin avlusunu. Yani “bizim Ahmet abimizi kabrine gönderirken Fenerbahçe kulübüne ihtiyacımız yok” mesajları okkasından verildi. Zira Hatuniye’nin avlusunda Protokolü’nden tutunda, gazetecisine kadar, mahşeri bir kalabalık vardı.
Niye takıldım bu işe biliyor musunuz bu kadar? Koskaca Çınar; Ahmet Kurşun takımı için kalp krizi geçiriyor, takımı için vefat ediyor. Kodamanlar keyif yapıyor. Bırakın keyfi Fenerbahçe’nin internet sitesinde bir satır haber veya duyuru bile geçilmiyor. Yazık. Çok yazık… Ahhh Ahmet Abim… Ahhh. Her şey boş. Bomboş…
Ahmet Abi gitti. Gitti dostlar. Alevli tartışmaları yapmayı başarabildiğimiz duayen bir gazeteci ağabeyimizi kaybettik. Hepimizin başı sağ olsun. Yüce rabbim toprağını bol, mekanını cennet eylesin. Allah rahmet eylesin. Ahmet Kurşun’un değerli ailesine metanet ve sabır diliyorum.
Seni Unutmayacağız Ahmet Kurşun… Manisa senin gibi bir insanı ve gazeteciyi sahiplendiği için çok şanslı. Mekanın cennet olsun…








