Manisa siyaseti ve siyasileri seçim bittikten sonra kente fazla uğramazlar. Bunu Manisa'lı olan ve herkes çok iyi bilir. Başka illerdeki gibi sevmeyi ve ilgilenmeyi çok fazla bilmeyiz biz Manisalılar olarak. Bugün Kayseri'ye gidin Abdullah Gül'ü yere göğe sığdıramazlar. Aynı şekilde Konya Ahmet Davutoğlu için sevginin en üst derecesinde saygı gösterirler.
Manisa'nın şimdiye kadar bir çok siyasi ve üst düzey demokrat yetiştirmişliği var. Ama gelin görün ki, hiç biri diğerleri gibi ne fazla sevgi ne de itibar görüyorlar. Hatta sevgiden vazgeçtim kızanlar bile var.
SİYASİ YANLIŞLARI HALK AFFETMİYOR
Seçime günler kaldı. Bütün partiler adaylarını açıkladı ve halkı ile tanıştırdı. Bu seçimde gördük ki, parti genel başkanlıkları Manisa'yı çok da ciddiye almamış. Özellikle Manisa ile hiç bir bağı olmayan kişiler bir de bakmışız Manisa'dan aday olmuşlar. Ak Parti seçmeni bile 1. sıra da aday olan Bahadır Yenişehirlioğlu'nun nasıl aday yapıldığını anlamış değil.
Ne yani şimdi bizim sorunlarımızı Bahadır bey mi gündeme getirecek? Mazotu, gübreyi, et fiyatlarını, peyniri, sütü, tohumun fiyatlarını mı konuşacak kürsüden? Bahadır bey (Tahsin paşa) çekimlerden başını bile zor kaldırıyorken Manisalının derdine bir merhem olamadığını herkes görecek. Bu durum parti tabanını kızdırır mı? tabi ki evet. Hatta yaptığı açıklamaya göre kalabalık yerlere gitmeyi planlıyormuş. Ayrıca seçim çalışmalarını da çekimlere göre dizayn edilmesini istemiş. Ne diyelim bir sanatçı vekilimiz yoktu o da oldu.
İyi partide de durumlar aynı sayılır. Kurulduğu günden bu yana maddi manevi her türlü desteği sağlayan Manisa'lı siyasiler, Şenol Sunat'ın birinci sırada listeye girmesini hala anlamış değiller. Neymiş efendim Somalıymış. Geçin bunları Manisa'nın gerçek öz evlatları dururken en kritik yerlere yukarıdan inme adayların konması o ile yapılan en büyük saygısızlıktır.
SEÇİM HEYECANI HİÇ KALMADI
Dışarıdan atanan 1. sıra vekil adayları o ildeki partilerin geçlerinden tutun en yaşlısına kadar herkesi etkiliyor. Zaten bir kere vekil olunca onun ekmeğini yıllarca yiyorsun. o koltuk insana o kadar hava ve güven veriyor ki, sanki vekil olmayınca yaşayamaz havası geliyor siyasilere. Hal böyle olunca arkadan gelen siyasilerin de umutsuzluğa kapılmasına neden oluyor. 4-5. sıradan aday olan birisi de çok iyi biliyor ki seçilemiyecek. Ama siyaset böyle bir döngü.
Aynı çatı altında olduktan sonra sizin ne harcadığınız parayı ne de vekillik için yaptığınız başvuru parasını boşa çıkarmazlar. Demem o ki, vekillikte yer bulamayanlar da bu ülkede kazanıyor. Vekil olamayan bir daha ki döneme belediye başkan adayı oluyor. Kurum müdürü oluyor. Belediye başkan yardımcısı ya da danışmanı oluyor. Yani illa bir şeyler oluyor.
Çok iyi hatırlıyorum sayın Arınç da belediye seçimlerini kaybetmişti. Ama sonra meclis başkanı, başbakan yardımcısı oldu.
Sözün özü
Vatandaş olarak, hep siyasileri eleştirmekle ömrümüz geçti. Ne doğru insanlar siyasete girip ortamı düzeltti ne de yaralı bir parmağa işedik. Hal böyle olunca da, siyasete girenler hep kendilerini güçlü ve zeki zannetti. Çünkü herkesin başaramadığı bir işi başarmıştı onlar. Liyakat, dürüstlük, çalışkanlık gibi en önemli kriterler sorgulanmıyordu ülkemizde. Hak edenin değil, dayısı olanların dünyasıydı bu dünya.









