Belçika'da ekonomisi alarm veriyor! Yüzlerce şirket iflas etti
Belçikada ihracat gelirleri gerilerken, şirket iflasları arttı. Mart ayında bin 206 şirket iflas etti.
Rusya-Ukrayna Savaşından itibaren durgunluk yaşamaya başlayan Belçika ekonomisi, Orta Doğu'daki son çatışmalardan sonra giderek derinleşen ekonomik bir daralma yaşıyor. Federal Ekonomi Hizmetlerinin yayınladığı son rapora göre, Belçikanın ihracatı yüzde 4 oranında geriledi. Bu düşüş, ülkenin uluslararası ihracat sıralamasında 19uncu sıraya gerilemesine ve küresel pazar payının yüzde 1,8e düşmesine yol açtı.
Mart ayında bin 206 şirket iflas ettiBelçika resmi istatistik kurumu Statbel tarafından yayınlanan verilere göre ise, başka bir olumsuz dalga ülke ekonomisini olumsuz etkiliyor. Statbel'in son verilerine göre, Belçikada mart ayında bin 206 şirket iflas etti. Bu rakam, bir önceki aya göre yüzde 25,4lük bir artış anlamına geliyor.
Bu oran yıllara göre aynı dönemlerle kıyaslandığında 2015ten bu yana kaydedilen en yüksek seviye olarak dikkat çekti. İnşaat sektörü tarihi iflas rekoru kırdıİflas dalgası özellikle inşaat, perakende, bilgi ve iletişim teknolojileri, profesyonel hizmetler ve diğer hizmet sektörlerinde yoğunlaştı. İnşaat sektörü mart ayında 273 iflasla kendi tarihi rekorunu kırdı.
İflaslarla birlikte mart ayında toplam 2 bin 948 kişi işini kaybetti. Bu seviye 2019dan bu yana ilk kez kaydedildi. Küçük bir ülke olan Belçika için bu veriler ekonominin alarm vermesi olarak değerlendiriliyor.
Yapısal reformlar gerekiyorUzmanlara göre bu veriler, Belçika sanayisinin üretim zincirlerinde AB dışı ülkelerin payının son yıllarda belirgin şekilde yükseldiğini ortaya koydu. Bu durum Belçikanın küresel tedarik zincirlerine entegrasyonunu güçlendirdi ancak aynı zamanda ülkeyi dış şoklara ve jeopolitik gerilimlere karşı daha hassas hale getirdi. Uzmanlar, Belçika ekonomisinin 2026ya zayıflayan ihracat, artan dış bağımlılık ve rekor seviyeye çıkan iflaslar üçlüsünün baskısı altına girmesi karşısında rekabet gücünü koruyabilmesi için yenilikçilik, üretkenlik ve mali disiplin alanlarında yapısal reformların kaçınılmaz olduğunu belirtiyor.